Dolar 43,8440
Euro 51,6908
Altın 7.270,81
BİST 14.050,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Çar 10°C
Per 6°C
Cum 6°C
Cts 8°C

Prof. Dr. İsmet Tamer: “Sağlıklı Yaşlanmanın Temeli Mikrobiyotada”

Prof. Dr. İsmet Tamer: “Sağlıklı Yaşlanmanın Temeli Mikrobiyotada”
24 Şubat 2026 20:11
120

HABERMAX. Son yıllarda “bağırsak yaşı” kavramı, uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha fazla önem kazanıyor. Bilim dünyası, yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreçlerden birinin bağırsak mikrobiyotası olabileceğine dikkat çekiyor. Danışmanı , bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının; kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar pek çok tabloyla ilişkili olduğunu belirtiyor.


Yaşlanmanın Temeli Bağırsaklarda

Yaşlanmanın yalnızca takvim yaşıyla açıklanamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Tamer, bağırsak mikrobiyotasının sindirimden bağışıklığa, ruh hâlinden beyin sağlığına kadar birçok sistemi etkilediğini söylüyor. Genç ve sağlıklı bireylerde mikrobiyota çeşitliliğinin yüksek ve dengeli olduğunu belirten Tamer, yaşla birlikte bu dengenin bozulduğunu ve “disbiyozis” adı verilen tablonun ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu durum, sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul ediliyor.


Kronik İltihap ve “Inflammaging” Uyarısı

Yaş ilerledikçe vücutta sessizce gelişen kronik iltihaplanma sürecinin (“inflammaging”) kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer ve bazı kanser türleri için zemin hazırlayabildiğini belirten Tamer, bağırsak duvarının geçirgenliğinin artmasının bağışıklık sistemini sürekli tetikte tuttuğunu ve bunun uzun vadede dokulara zarar verebildiğini söylüyor.


Mikrobiyota, Metabolizma ve Kalp Sağlığı

Bağırsak bakterilerinin lifli besinleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri ürettiğini ve bu bileşiklerin kan şekeri kontrolüne katkı sağladığını aktaran Tamer, koruyucu bakterilerin azalmasının insülin direncini artırabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca bazı mikroorganizmaların, özellikle kırmızı et tüketimi sonrası damar sertliğiyle ilişkili metabolitlerin oluşumuna katkıda bulunabildiğini ifade ediyor.


Beyin–Bağırsak Ekseni

Bağırsaklarla beyin arasında güçlü bir iletişim ağı bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tamer, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarda mikrobiyota değişimlerinin rol oynayabileceğini kaydediyor. Sindirim sorunlarına eşlik eden unutkanlık, odaklanma güçlüğü ve duygu durum değişimlerinin bu biyolojik bağlantıyla ilişkili olabileceğini vurguluyor.


Bağırsakları Genç Tutmanın 5 Yolu

Longevity araştırmalarının, ileri yaşına rağmen sağlıklı bireylerde mikrobiyota çeşitliliğinin korunduğunu gösterdiğini belirten Tamer, bağırsak yaşını genç tutmak için şu önerilerde bulunuyor:

  • Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek
  • Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek
  • Düzenli hareket etmek
  • Kaliteli uyumak
  • Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak

Prof. Dr. Tamer, “Bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa, genel sağlığımız da o kadar güçlü kalır. Sindirim sistemine özen göstermek; kalbi, beyni ve uzun vadeli yaşam kalitesini korumak anlamına geliyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Paylaşın:
Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı göstererek doğru ve güncel bilgileri sunmayı hedefler. Siyasi ayrım yapmadan, güvenilir içeriklerle okuyucularını bilgilendirir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.