HABERMAX. İSTANBUL – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, son dönemde CHP’li belediye başkanlarının AK Parti’ye katılmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özellikle Beykoz’un ardından Tuzla, Çekmeköy ve Şile belediyelerinde yaşanan siyasi geçişleri değerlendiren Salıcı, yaşanan tabloyu CHP açısından ağır bir siyasi kırılma olarak nitelendirdi.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sert ifadeler kullanan Salıcı, yaşananların yalnızca bireysel parti değişikliği olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun parti kimliği, seçmen iradesi ve siyasal etik açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu.
Oğuz Kaan Salıcı, son süreçte CHP’den seçilen belediye başkanlarının peş peşe AK Parti saflarına katılmasını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İstanbul’da Beykoz’dan sonra; Tuzla, Çekmeköy ve Şile belediyeleri de AKP’ye geçti. Cumhuriyet Halk Partisi’nden AKP’ye geçiş için adeta bir otoban oluşturdular.”
Salıcı, yaşanan gelişmelerin münferit olaylar olmadığını, aksine parti içerisinde uzun süredir dile getirilen sorunların somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Daha önce yaptığı uyarıları yeniden gündeme getiren CHP’li milletvekili, bugün yaşananların o dönemde dile getirdiği endişeleri doğruladığını savundu.
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bölünmüyoruz, dağılıyoruz derken bunu kastetmiştim. Bu kadar belediye başkanı rakip partiye geçer mi? Bu normal mi?”
Salıcı, yaşanan tabloyu siyasi açıdan olağan karşılamanın mümkün olmadığını belirterek parti yönetiminin de bu süreci kapsamlı şekilde değerlendirmesi gerektiğine işaret etti.
CHP’nin aday belirleme süreçlerinde sıkça gündeme gelen “kazanacak aday” yaklaşımını da eleştiren Salıcı, bunun yalnızca seçim kazanmayı esas aldığını, parti aidiyeti ve siyasi bağlılığı yeterince dikkate almadığını savundu.
Paylaşımında şu ifadeler dikkat çekti:
“Bu tablo, dillerden düşürülmeyen ‘kazanacak aday’ illüzyonunun duvara tosladığının da resmidir. O anketler, parti aidiyetini de ölçüyor muydu?”
Salıcı, seçim kazanmanın tek başına yeterli olmadığını, seçilen isimlerin temsil ettikleri siyasi anlayışa bağlı kalmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Açıklamasının devamında seçmen iradesine vurgu yapan Salıcı, muhalefet seçmeninin desteğiyle göreve gelen isimlerin daha sonra iktidar partisine geçmesini sert sözlerle eleştirdi.
Şu ifadeleri kullandı:
“Muhalefetin oylarıyla seçilip iktidarın değirmenine su taşıyacaksa, batsın böyle ‘kazanacak aday’ matematiği.”
Bu sözleriyle Salıcı, aday belirleme süreçlerinin sadece seçim kazanma hesabıyla değil, siyasi sadakat ve temsil sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Salıcı, siyasette yaşanan hızlı parti değişimlerinin toplumda güven kaybına yol açtığını belirterek, seçmenlerin emeklerinin ve beklentilerinin göz ardı edildiğini ifade etti.
Açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
“İnsanlar kimlerden, kimlerin alın teriyle oy aldığını kolayca unutuyor. Bir gecede rozetler değişiyor. İdeolojiler askıya alınıyor. Ne uğruna? Siyaset bunun hesabını halka vermeyecek mi?”
Bu ifadeler, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.
Yaşanan sürecin yalnızca belediye başkanlarının kişisel tercihleriyle açıklanamayacağını belirten Salıcı, sistemsel sorunlara dikkat çekti.
Şu soruları gündeme taşıdı:
“Sıkıntı bunca belediye başkanının bireysel ahlakında mı, Türkiye’deki belediyecilik sisteminin yozlaşmasında mı, yoksa parti çizgisini hiçe sayan anlayışlarda mı?”
Bu soruların ardından kendi değerlendirmesini de paylaşan Salıcı,
“Kesinlikle hepsinde.”
ifadelerini kullandı.
Son dönemde yaşanan parti değişiklikleri, CHP içerisinde aday belirleme yöntemleri, parti disiplini ve yerel yönetimlerde siyasi bağlılık konularını yeniden tartışmaya açtı. Özellikle muhalefet partilerinin oylarıyla seçilen bazı belediye başkanlarının farklı siyasi partilere geçmesi, hem seçmen iradesi hem de temsil sorumluluğu açısından kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oluyor.
Oğuz Kaan Salıcı’nın açıklamaları da bu tartışmaların son halkası olurken, CHP içinde önümüzdeki süreçte aday belirleme kriterleri ve parti aidiyeti konularının daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.