HABERMAX. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla’da uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan emsal (imar hakkı) transferi tartışmalarına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen açıklamada Aslan, son dönemde AK Parti’ye geçen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün İBB’yi hedef alan açıklamalarına yanıt verirken, konunun siyasi polemiklerle değil hukuk ve kamu yararı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aslan, bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğini belirterek, Tuzla Belediyesi’nin ilgili birimlerinin hukuka uygun hareket edeceğini düşündüğünü ifade etti. Ancak ortaya çıkan tablo nedeniyle kamuoyunu bilgilendirme zorunluluğu doğduğunu söyledi.
Basın toplantısında dikkat çeken ifadeler kullanan Nuri Aslan, sürecin kişisel ya da siyasi bir mesele olmadığını belirterek şunları söyledi:
> “Bugün bu açıklamayı yapmayı aslında zül görüyorum. Şimdiye kadar hiç konuşmadım. Tuzla Belediyesi’nin ilgili yetkililerinin kanuna ve hukuka uyacağını bekledim. Burada mesele bir belediye başkanının hangi partide olduğu değil, yıllardır uygulanan emsal transferi işlemlerindeki ciddi hukuki sorunlardır.”
Aslan, İBB’nin hiçbir zaman siyasi hesaplarla hareket etmediğini, tek önceliklerinin kamu kaynaklarını ve vatandaşın hakkını korumak olduğunu dile getirdi.
İBB Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan kapsamlı inceleme raporunda yer alan tespitlerin kamu vicdanını rahatsız edecek boyutta olduğunu belirten Aslan, usulsüzlük iddialarına ilişkin dikkat çeken rakamları paylaştı.
Rapora göre incelenen 1025 alıcı parselin 884’ünde usule aykırı işlem veya eksik evrak tespit edildi. Bunun yanında 669 mükerrer kullanım belirlendi. En dikkat çekici bulgu ise yalnızca bir kez kullanılabilecek bir imar hakkının tek bir örnekte 185 farklı parsele aktarılmış olması oldu.
İncelemeler sonucunda yaklaşık 520 bin metrekare ilave yapılaşma hakkının, hukuki açıdan tartışmalı işlemler sonucunda oluşturulduğu değerlendirmesi yapıldı.
Aynı Noter, Aynı Kişiler, Eksik Belgeler
İmar hakkı transferlerinin önemli bölümünün noter muvafakatnameleri üzerinden gerçekleştirildiği, bazı belgelerde temel bilgilerin eksik olduğu, işlemlerin büyük kısmında aynı noter ve aynı üç kişinin görev aldığı ifade edildi.
Ayrıca süreçte 182 verici parsel veya hisse ile 427 parsel malikinin yer aldığı belirtildi.
Raporda kamuya geçmesi gereken bazı taşınmaz ve hisselerin yeterince doğrulanmadığı, iptal edilen encümen kararlarının uygulamaya tam olarak yansımadığı ve ruhsat süreçlerinde transfer edilen hakların açık şekilde kayıt altına alınmadığı yönündeki tespitlere de yer verildi.
Nuri Aslan, kamu zararına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
> “Bir kere kullanacağınız şeyi 185 kez kullanmışsınız. Ne yani? Buna göz mü yumacağız? Halkın malını, kamunun malını, hakkını korumayacak mıyız?”
Aslan, İBB yönetiminin görevinin usulsüzlükleri görmezden gelmek değil, hukuki sorumluluğunu yerine getirmek olduğunu vurguladı.
Başkanvekili Aslan, İBB’nin yalnızca tespit yapmakla kalmadığını, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için çeşitli çözüm önerileri geliştirdiğini de açıkladı.
Bu kapsamda Tuzla Belediyesi ve ilgili bakanlıklarla birçok kez görüşme gerçekleştirildiğini ifade eden Aslan, önerilen çözüm modelinde usulsüz işlemler sonucu oluşan ilave kazancın kamuya geri kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Fazladan elde edilen imar hakkına karşılık kamuya arsa devredilmesi,
Kamulaştırma bedeli ödenmesi,
Park, yeşil alan ve sosyal donatı alanlarının oluşturulması gibi seçeneklerin bulunduğunu belirtti.
Yaklaşık 520 bin metrekarelik fazla yapılaşma hakkının bu yöntemlerle telafi edilmesi halinde sorunun çözülebileceğini ifade eden Aslan, ancak bu önerilerin hayata geçirilemediğini söyledi.
İBB’nin hazırladığı çalışma kapsamında 1025 parsele ilişkin imar değişikliği teklifinin Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulduğunu belirten Aslan, hazırlanan Teftiş Kurulu raporunun da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlara iletildiğini açıkladı.
Aslan, İBB’nin hukuki yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini belirterek bundan sonraki sürecin merkezi idarenin sorumluluğunda olduğunu ifade etti.
Konuşmasında yasal sınırları da hatırlatan Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tek başına böyle bir sorunu çözemeyeceğini söyledi.
“Kimse İBB’yi kanuna ve hukuka uymamaya çağırmasın” diyen Aslan, emsal transferi konusunda ortaya çıkan hukuki sorunun ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılacak yeni bir yasal düzenleme ile çözülebileceğini belirtti.
İBB Meclisi’nin imar affı çıkarma ya da hukuka aykırı işlemleri yasallaştırma yetkisinin bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Konuşmasının sonunda kamu yararı vurgusunu yineleyen Nuri Aslan, şu ifadeleri kullandı:
> “Bizim görevimiz birilerini korumak değildir. Bizim görevimiz kamu yararını korumaktır. Ekrem İmamoğlu’nun ve yol arkadaşlarının kamudan yana, milletten yana tavır alacağını herkes bilir. Tuzlalı hemşerilerimizin hakkını korumaktır. Kanuna uymaktır.”
Aslan, belediye başkanlarının, yöneticilerin ve görevlerin değişebileceğini ancak resmi belgelerin, dosyaların ve hukukun değişmeyeceğini belirterek sürecin siyasallaştırılmadan idari ve adli makamlar tarafından tamamlanması gerektiğini ifade etti.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın açıklamaları, Tuzla’da yıllardır devam eden emsal transferi tartışmalarını yeniden Türkiye gündemine taşıdı. Teftiş Kurulu raporunda yer alan usulsüzlük iddiaları ve yaklaşık 520 bin metrekarelik tartışmalı yapılaşma hakkı tespiti, sürecin yalnızca yerel yönetimleri değil ilgili bakanlıkları ve yargı makamlarını da yakından ilgilendiren önemli bir hukuki dosya haline geldi.
Önümüzdeki süreçte hem idari hem de adli incelemelerin nasıl sonuçlanacağı, Tuzla’daki binlerce hak sahibini ve bölgenin gelecekteki şehir planlamasını doğrudan etkileyecek başlıklar arasında yer alıyor.