
İnce açıklamasında, geniş halk kesimlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara vurgu yaptı. Özellikle dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlara erişmekte zorlandığını belirten İnce, et fiyatlarının ulaşılamaz seviyelere çıktığını, kiraların büyükşehirlerde maaşları aştığını ve emeklilerin düşük maaşla yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
Emekli aylıklarının 20 bin lira seviyesinde kaldığını belirten İnce, bu rakamın artan kira, gıda ve fatura giderleri karşısında yetersiz olduğunu savundu.
Tarım sektöründeki maliyet artışlarına da değinen İnce, mazot fiyatlarının 60 liraya dayandığını, gübre fiyatlarının ise 3 bin lira seviyelerine çıktığını belirtti. Çiftçinin üretim yapamaz hale geldiğini ifade eden İnce, yüksek girdi maliyetlerinin hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığını söyledi.
Artan maliyetlerin zincirleme şekilde pazara ve mutfağa yansıdığını vurgulayan İnce, bunun da enflasyonu daha da derinleştirdiğini dile getirdi.
İnce’nin dikkat çektiği bir diğer başlık ise eğitim oldu. Türkiye’nin uluslararası değerlendirme programı olan (PISA) sonuçlarında son sıralarda yer aldığını belirten İnce, bunun uzun vadeli bir toplumsal risk oluşturduğunu ifade etti.
Gençlerin nitelikli eğitim alamadığını savunan İnce, eğitim sisteminin ideolojik tartışmalar yerine bilimsel temelde güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İnce açıklamasında, tüm bu ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanırken kamuoyunun dini semboller ve ilahiler üzerinden meşgul edilmesini eleştirdi. “Sana da ‘Kabe’de hacılar’ ilahisi kalmış” sözleriyle ironi yapan İnce, ülkenin gerçek gündeminin geçim sıkıntısı ve eğitimdeki gerileme olduğunu savundu.
Bu ifadeler, ekonomik kriz ile dini söylem arasındaki karşıtlığı vurgulayan politik bir mesaj olarak değerlendirildi.
İnce’nin sözleri kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu. Destekleyenler açıklamayı “ekonomik gerçeklerin altını çizen cesur bir çıkış” olarak yorumlarken, eleştirenler ise ifadelerin dini değerlere yönelik hassasiyet içerdiğini savundu.
Türkiye’de artan hayat pahalılığı, tarım maliyetleri ve eğitim performansı tartışmaları sürerken, İnce’nin açıklaması ekonomik kriz ve siyaset dili tartışmalarını yeniden alevlendirmiş görünüyor.