HABERMAX. 25 yıllık tecrübesi ve grubun global deneyiminden aldığı güçle müşteri deneyimi ve iş süreçleri yönetimi alanında öncü konumda bulunan Mplus Türkiye, sürdürülebilirliği hizmet anlayışının merkezine alarak çevresel ve sosyal sorumlulukta örnek projelere imza atıyor. Yenilenebilir enerji kullanımı, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası, dijital dönüşüm yatırımları ve çalışan farkındalığını artıran eğitim programlarıyla şirket, 2030 karbon nötr hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor.
Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında bütüncül bir bakış açısı benimseyen Mplus Türkiye; dijital altyapıdan ofis operasyonlarına, yeşil teknolojilerden insan odaklı uygulamalara uzanan çok boyutlu yaklaşımıyla sadece bugünün değil, geleceğin sorumluluğunu da üstleniyor.
Mplus Türkiye & MENA CEO’su Banu Hızlı, dijitalleşme odaklı yatırımlar sayesinde operasyonel verimlilik sağlarken doğal kaynak tüketimini önemli ölçüde azalttıklarını vurguladı. Hızlı, sürdürülebilirliğin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca çevreyi korumak değil; insanı, kültürleri ve içinde yaşadığımız sosyal çevreyi de gözetmek anlamına geliyor. Ortak hedefimiz, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak. Bu nedenle tüm kararlarımızda karbon ayak izimizi dikkate alıyor, geri dönüştürülebilir ekonomiyi destekliyoruz.”
Mplus Global’in de bu alana üst düzey önem verdiğini ifade eden Hızlı, karbon ayak izinin azaltılması, kadınların yönetimde daha fazla yer alması, dezavantajlı grupların desteklenmesi ve çalışan refahının artırılmasının ortak hedefler arasında yer aldığını kaydetti.
Fiziksel dokümantasyon ihtiyacının minimize edilmesi, dijital iş akışlarının yaygınlaştırılması ve uzaktan erişim çözümleriyle hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlandığını belirten Hızlı, veri merkezlerinde enerji verimliliğini artıran uygulamaların hayata geçirildiğini söyledi. Şirketin kullandığı elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen sertifikalarla; güneş, rüzgâr ve hidroelektrik gibi çevre dostu enerji sistemlerine katkı sunduğu ifade edildi.
Mplus Türkiye, sıfır atık ve kâğıtsız ofis politikalarını günlük iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası haline getirirken, sürdürülebilirliğin kalıcı olmasının çalışan farkındalığıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Bu kapsamda Mplus Akademi üzerinden tüm çalışanlara; Çevre Yönetim Sistemleri Bilinçlendirme ve Farkındalık Eğitimi, atık yönetimi, çevresel riskler ve acil durumlara hazırlık başlıklarında zorunlu eğitimler sunuluyor.
Hizmet sektöründe faaliyet göstermelerine rağmen dolaylı çevresel etkilerin sorumluluğunu üstlendiklerini vurgulayan Banu Hızlı, 2025 yılı Ocak ayında ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası aldıklarını açıkladı. Sosyal sürdürülebilirliği de önemsediklerini belirten Hızlı, ağaçlandırma çalışmaları, dezavantajlı gruplara yönelik projeler ve sivil toplum iş birlikleriyle toplumsal faydayı güçlendirdiklerini ifade etti.
Bu vizyonun önemli bir parçası olarak 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan “Mplus Ormanı” projesi ile karbon dengeleme hedeflerine katkı sağlanması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması amaçlanıyor.
Türkiye’nin en büyük bağımsız dış kaynak sağlayıcılarından biri olan Mplus Türkiye, 2000 yılında CMC Türkiye adıyla İstanbul’da kuruldu. Ocak 2020 itibarıyla Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO, Teknoloji ve Danışmanlık gruplarından Mplus Group bünyesinde faaliyet göstermeye başladı.
Türkiye ve Avrupa’daki 62 lokasyonda, 58’den fazla ülkede 300’ün üzerinde kuruma hizmet veren Mplus Group, yaklaşık 15 bin çalışanı ile 32 dilde müşteri deneyimi çözümleri sunuyor. Mplus Türkiye bünyesinde ise 10 binin üzerinde çalışan, 100’ün üzerinde projede, 10’dan fazla dilde hizmet veriyor.