
Tanal açıklamasında, devlet okullarının tüm vatandaşlara ait olduğunu vurgulayarak, velilerin eğitim ortamına ilişkin görüş bildirme hakkının bulunduğunu ifade etti. “Velinin itirazı suç değildir” diyen Tanal, demokratik bir toplumda eleştiri hakkının temel bir özgürlük olduğunu kaydetti.
Tanal, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24’üncü maddesinin din ve vicdan özgürlüğünü, 26’ncı maddesinin ise düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlattı. Bu çerçevede bir velinin uygulamaya yönelik eleştirisinin gözaltı gerekçesi yapılamayacağını savundu.
“Eleştiri hakkını cezalandırmak hukuk devletiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullanan Tanal, uygulamanın temel hak ve özgürlükler açısından sakıncalı olduğunu belirtti.
Tanal açıklamasında ayrıca, eğitim kurumlarının siyasi ya da ideolojik tartışmaların merkezi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Çocukların eğitiminin toplumsal ayrışma yaratacak uygulamalara konu edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tanal, devlet okullarında kapsayıcı ve tarafsız bir yaklaşımın esas olması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamasının sonunda yargı ve hukuk devleti ilkesine dikkat çeken Tanal, “Hukuk susarsa adalet yara alır. Velilerimizi değil, hukuksuzluğu yargılayın” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.
Olayla ilgili süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, eğitimde laiklik, ifade özgürlüğü ve idari uygulamalar yeniden gündemin merkezine yerleşmiş durumda.