HABERMAX. Modern tıpta “sağlıklı olmak” artık yalnızca kişinin kendini iyi hissetmesiyle ya da rutin kan testleriyle açıklanmıyor. Günümüzde sağlık; ölçülebilen, izlenebilen ve geleceğe dair öngörü sunabilen fizyolojik göstergeler üzerinden değerlendiriliyor. Bu göstergelerden biri olan VO₂ Max, vücudun oksijeni alma, taşıma ve kullanma kapasitesini ortaya koyarak yalnızca mevcut sağlık durumunu değil, uzun vadeli sağlık potansiyelini de yansıtıyor.

Acıbadem Life Danışmanı, Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karakuş, VO₂ Max’in önemine dikkat çekerek, “VO₂ Max, tek bir organa değil, tüm sistemlerin birlikte nasıl çalıştığına dair bilgi verir. Bu yönüyle sağlığın ne kadar sürdürülebilir olduğunu gösteren en güçlü göstergelerden biridir” dedi.
Gerçek Sağlık Efor Altında Ortaya Çıkıyor
Sağlık değerlendirmelerinde genellikle tansiyon, kolesterol, kan şekeri ve EKG gibi ölçümler temel alınıyor. Ancak bu testlerin vücudun dinlenme halindeki fizyolojisini yansıttığını belirten Karakuş, “Vücudun gerçek kapasitesi; efor, stres ve günlük yaşam yükleri altında nasıl yanıt verdiğiyle ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.
VO₂ Max’in bu noktada kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Karakuş, “VO₂ Max yalnızca akciğerlerin oksijen alma kapasitesini değil; kalbin bu oksijeni ne kadar etkin pompaladığını, damarların dokulara ne kadar iyi taşıdığını ve kasların bu oksijeni ne ölçüde kullanabildiğini birlikte değerlendiren bütünsel bir göstergedir. Bu nedenle sadece sporcular için değil, kendini sağlıklı hisseden ancak gizli kalp-damar riski taşıyabilecek bireyler için de son derece değerlidir” dedi.
Birçok Kronik Hastalıkla Doğrudan İlişkili
Düşük VO₂ Max değerlerinin yalnızca kondisyon eksikliğiyle sınırlı olmadığını belirten Doç. Dr. Karakuş, bu göstergenin birçok kronik hastalıkla ilişkili olduğuna dikkat çekti. Karakuş, “Geniş ölçekli bilimsel çalışmalar, düşük aerobik kapasitenin kardiyometabolik hastalıklar, hipertansiyon ve tip 2 diyabet gibi yaygın sağlık sorunlarıyla anlamlı düzeyde ilişkili olduğunu gösteriyor. Daha da önemlisi, VO₂ Max düzeyindeki düşüş erken ölüm riskini artırıyor” diye konuştu.
VO₂ Max’i Artıran Daha Uzun ve Sağlıklı Yaşıyor
VO₂ Max ölçümünde altın standart yöntemin kardiyopulmoner egzersiz testi olduğunu belirten Karakuş, bu test sayesinde kalp, akciğer ve dolaşım sisteminin yük altındaki performansının objektif olarak değerlendirildiğini söyledi.
VO₂ Max’in doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle artırılabildiğini ifade eden Karakuş, “Düzenli ve yapılandırılmış aerobik egzersizlerle 6–8 hafta içinde yüzde 15 ila 25 oranında artış sağlanabiliyor. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta ya da 75 dakika yüksek yoğunlukta yapılan aerobik aktiviteler, kalbin pompalama gücünü artırıyor ve kasların oksijeni daha verimli kullanmasını sağlıyor” dedi.
Bilimsel verilerin yüksek VO₂ Max değerlerine sahip bireylerin ortalama 10–12 yıl daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Karakuş, “Bu nedenle VO₂ Max, yaşam süresi ve yaşam kalitesinin biyolojik bir yansıması olarak değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı.
Gizli Kalp Risklerini Ortaya Çıkarıyor
VO₂ Max ölçümünün koruyucu kardiyoloji açısından giderek daha önemli hale geldiğini belirten Doç. Dr. Alper Karakuş, “Henüz herhangi bir şikâyeti olmayan bireylerde bile gizli kardiyovasküler riskler VO₂ Max sayesinde erken dönemde saptanabiliyor. Aynı zamanda yaşam tarzı değişikliklerinin ya da tedavilerin kalp-damar sistemi üzerindeki etkisi objektif olarak izlenebiliyor” dedi.
Karakuş, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerleri normal sınırlarda olan kişilerde bile VO₂ Max ölçümünün uzun vadeli kardiyovasküler risk değerlendirmesinde yol gösterici olduğunu vurgulayarak, “VO₂ Max değerini bilmek, kalp sağlığını bilimsel temelde yönetmenin en etkili yollarından biridir” değerlendirmesinde bulundu.