HABERMAX. ANKARA – Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar hakkında dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Okuyan, sürecin yalnızca “hukuki” boyutla ele alınamayacağını belirterek, temel sorunun sistemsel olduğunu vurguladı.

“Bu süreç seçme ve seçilme hakkına müdahaledir”
Okuyan, operasyonların doğru-yanlış ayrımıyla değerlendirilemeyeceğini ifade ederek,
“Burada açıkça seçme ve seçilme hakkının kısıtlanmasına dönük bir süreç işliyor” dedi.
İktidarın “suça göz mü yumalım?” şeklindeki savunmalarının karşılığı olmadığını belirten Okuyan, mevcut sistemde zaten birçok hukuksuz uygulamanın görmezden gelindiğini öne sürdü.
“Hukuksuzluklar aleni şekilde sürüyor”
31 Mart 2026 tarihi üzerinden örnek veren Okuyan, yürürlükteki yasa ve anayasal çerçeveye aykırı pek çok uygulamanın açıkça devam ettiğini savundu.
Bu durumun, operasyonların siyasi boyutunu güçlendirdiğini ifade etti.
Muhalefete eleştiri: “Rant düzeni sorgulanmıyor”
Okuyan, yalnızca iktidarı değil muhalefeti de eleştirerek, belediyelerin piyasa aktörüne dönüştürülmesini sağlayan sistemin sorgulanmadığını dile getirdi.
Yerel yönetimlerin “rant ve kâr dağıtan yapılar” haline geldiğini belirten Okuyan, bu düzenin tüm partiler tarafından benimsendiğini söyledi.
“Piyasa ekonomisinin tahribatı ortaya konmalı”
Açıklamasında ekonomik sisteme de değinen Okuyan, piyasa ekonomisinin yarattığı tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Seçme ve seçilme hakkı tartışılırken, bu yapının da masaya yatırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
“Yasalar yeniden tartışılmalı”
Okuyan, çözüm için köklü bir değişim çağrısı yaparak şu öneride bulundu:
Siyasi partiler yasası
Seçim yasası
Yerel yönetim yasaları
Bu üç başlığın birlikte ele alınması gerektiğini belirten Okuyan, mevcut sistemin yeniden tartışmaya açılmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Tartışma büyüyor
TKP liderinin açıklamaları, Türkiye’de yerel yönetimler, seçim sistemi ve demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Açıklama, operasyonların yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yapısal bir mesele olduğu yönündeki görüşleri güçlendirdi.