HABERMAX. Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Adli Tıp Kurumu iş birliğiyle düzenlenen “Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu” İstanbul’da gerçekleştirildi. Uzman akademisyenler, hukukçular ve hekimlerin katıldığı zirvede konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Madde kullanımı bulunan bireylerin şiddet suçu işleme oranı genel nüfusa oranla 4 ila 10 kat daha yüksektir. Suç ile bağımlılığın doğrudan bir alakası var” dedi.
Bağımlılığın adli, tıbbi, psikolojik ve sosyal boyutları İstanbul’da düzenlenen dev bir sempozyumla masaya yatırıldı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Adli Tıp Kurumu’nun ortaklaşa düzenlediği “Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu”, alanında uzman çok sayıda ismi tek bir platformda buluşturdu. Sempozyumun açılış konuşmalarını Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ile Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hızır Aslıyüksek yaptı.
Bağımlılığın sadece bireysel bir sağlık problemi değil, toplumsal güvenliği tehdit eden sınıfsal ve sosyal bir sorun olduğuna dikkat çeken Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, çarpıcı veriler paylaştı:
“Madde kullanımı olan bireylerin şiddet suçu işleme oranı, genel nüfusa göre 4-10 kat daha fazla. Bağımlılık endüstrisi sinsice en çok 15-25 yaş arasını hedef alıyor. Bu yaşta bağımlı hale getirdikleri bireyleri, sonrasında kendilerine ömür boyu ‘sadık müşteri’ olarak kabul ediyorlar. Ergenler arasında en yaygın kullanılan madde ise alkoldür. Kimse ‘herhangi bir madde alkolden daha zararlıdır’ diyemez, bizim gözümüzde hiçbir bağımlılık türü birbirine tercih edilemez.”
Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hızır Aslıyüksek ise konuşmasında, psikoaktif madde kullanımının sıkı bir şekilde izlenmesi ve acilen önleyici politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurumlar arası ortak aklın önemini vurgulayan Aslıyüksek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmaktır. Devletimizin kurumları arasında kurulan bu güçlü iş birliğiyle desteklenen bağımlılık tedavi ve önleme modelleri, bu tehlikeli zinciri kırmaktaki en büyük gücümüz ve en önemli silahımız olacaktır.”
Açılış konuşmalarının ardından gün boyu süren bilimsel oturumlarda; bağımlılık ve suç ilişkisi, ceza sorumluluğu değerlendirmeleri, yeni nesil tehlikeli psikoaktif maddeler, adli toksikoloji laboratuvar verileri, reçeteli ilaç suistimalleri, kırılgan gruplar, çocukların suça sürüklenmesi ve mağduriyetler tıp ve hukuk penceresinden detaylıca ele alındı.