HABERMAX. “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” temasıyla düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi.
gorselKamu, iş dünyası ve akademi İstanbul’da buluştu
23-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen kongrenin ilk gün programı İstanbul Ticaret Odası’nın Eminönü’ndeki merkez binasında başladı. Kongrenin ikinci günü ise İstanbul Ticaret Üniversitesi Ahî Çelebi Kampüsü’nde devam edecek.
Kongrenin açılış programında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Ekren yer aldı.
Küresel ticaretin değişen dengeleri ele alındı
İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Düşünce ve Proje Üretim Akademisi iş birliğiyle gerçekleştirilen kongrede, küresel ticaret sisteminde yaşanan dönüşüm farklı boyutlarıyla değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) temsilcilerinin yanı sıra uluslararası iş dünyası ve akademiden uzmanların katıldığı kongrede; küresel ticaretin yeni dengeleri, jeopolitik riskler, yeşil ve dijital dönüşüm, ticaretin normları ve etik değerleri, ticari istihbarat ile ticari diplomasi başlıkları ele alınıyor.
Kongrenin ana temasında ise değişen küresel şartlar karşısında ticaretin daha istikrarlı, sorumlu ve sürdürülebilir bir zeminde yeniden yapılandırılması konusu öne çıkıyor.
Cevdet Yılmaz: “Ekonomimizi geleceğe taşımak zorundayız”
Kongrenin onur konuğu konuşmacısı olarak yer alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan gelişmelere ve Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz, küresel ticarette dengelerin değiştiği, jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini güçlendirmesinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere rağmen ekonomik istikrarın korunması gerektiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin sermaye ve nitelikli insan gücü açısından bir cazibe merkezi konumunu güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Yılmaz’ın konuşmasında Türkiye ekonomisinin büyüme performansı ve dış ticaret kapasitesi de gündeme geldi.
Türkiye ekonomisinin büyüme performansına dikkat çekildi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü ve kesintisiz büyüme döneminin 24 çeyreğe ulaştığını belirtti.
Yılmaz ayrıca Türkiye’nin mal ihracatının 2002 yılındaki 36 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.
Hizmet ihracatında da önemli bir artış yaşandığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin hizmet ihracatının 2025 yılında 125 milyar dolara ulaştığını ve mal ve hizmet ihracatı toplamının 400 milyar dolara yaklaşarak tarihi seviyeye çıktığını kaydetti.
Avdagiç: “Küresel ticaretin yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır”
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ise küresel ticaret sistemindeki dönüşümün Türkiye açısından ortaya çıkardığı fırsat ve sorumluluklara dikkat çekti.
Avdagiç, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği ekonomik ve fiziki altyapının, nitelikli iş gücünün, lojistik kapasitesinin, savunma sanayisindeki birikiminin ve yakın tedarik merkezi olma özelliğinin küresel ticarette önemli bir konum sağladığını ifade etti.
Küresel ticarette korumacı politikaların, yüksek gümrük tarifelerinin, jeopolitik gerilimlerin ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yeni maliyetler oluşturduğunu belirten Avdagiç, enerji ve lojistik maliyetlerindeki değişimlerin de iş dünyasının kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Avdagiç, kongrenin yalnızca teorik tartışmaların yapıldığı bir platform olmadığını, iş dünyasının karşı karşıya bulunduğu sorunlara yönelik somut bir yol haritası oluşturmayı amaçladığını belirtti.
Ticarette rekabet anlayışı değişiyor
Kongrede, günümüz ticaret dünyasında şirketlerin yalnızca fiyat ve kalite üzerinden rekabet etmediği vurgulandı.
Finansmana erişim, enerji maliyetleri, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum, bilgi kapasitesi ve tedarik zincirlerinin güvenliği gibi unsurların da şirketlerin rekabet gücünde belirleyici hale geldiği ifade edildi.
Bu kapsamda küresel ticarette yeni bir rekabet anlayışının ortaya çıktığı, şirketlerin yalnızca bugünkü maliyetlerini değil, gelecekte karşılaşabilecekleri riskleri ve stratejik bağımlılıkları da dikkate alması gerektiği değerlendirildi.
İsrafil Kuralay: “Gerçek refah ve kalıcı zenginlik için barışa yatırım yapmak gerekiyor”
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay da kongrenin açılışında yaptığı konuşmada ticaret ile barış arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Kuralay, Montesquieu ve Adam Smith’in ticaretin barış, karşılıklı fayda ve rekabetle ilişkisine yönelik yaklaşımlarına atıfta bulunarak, kalıcı refahın oluşturulabilmesi için barış ortamının korunmasının önemini vurguladı.
Yapay zekânın küresel ticaret üzerindeki etkilerine de değinen Kuralay, teknolojik dönüşümün ticaret ve pazarlama alanlarında önemli değişikliklere yol açtığını belirtti.
Yapay zekânın yalnızca operasyonların otomatikleştirilmesiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Kuralay, tüketici davranışlarının öngörülmesi ve gerçek zamanlı çözümler geliştirilmesi açısından da yeni imkanlar oluşturduğuna dikkat çekti.
Rektör Şimşek: “Amacımız yalnızca ticareti konuşmak değil”
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, üniversitenin 25. kuruluş yılı kapsamında İstanbul Ticaret Kongresi’nin Türkiye’ye kazandırılmasının önemine değindi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin ticaret ve finans alanlarını stratejik ihtisaslaşma alanları arasında değerlendirdiğini belirten Şimşek, üniversitenin akademik yapısını, eğitim programlarını, araştırma faaliyetlerini ve iş dünyasıyla ilişkilerini bu doğrultuda geliştirdiğini ifade etti.
Şimşek, kongrenin temel amacının yalnızca mevcut ticari gelişmeleri konuşmak olmadığını, ticaretin geleceğini anlamak, bu alanda araştırmalar yapmak ve daha sağlam bir gelecek için ortak bir düşünce zemini oluşturmak olduğunu belirtti.
Nazım Ekren: “Yeni ticaret paradigması iş dünyasının birçok alanını etkileyecek”
Kongre Başkanı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü Prof. Dr. Nazım Ekren ise küresel ticaret sisteminde yaşanan değişimin iş dünyasının karar alma süreçlerini de dönüştürdüğünü söyledi.
Ticaret politikalarının sanayi, teknoloji, enerji, iklim ve güvenlik politikalarıyla daha fazla kesiştiğine dikkat çeken Ekren, şirketlerin artık yalnızca maliyet ve verimlilik kriterleriyle hareket edemeyeceğini belirtti.
Tedarik zincirlerinde ortaya çıkabilecek kırılganlıkların işletmeler açısından yeni risk alanları oluşturduğunu ifade eden Ekren, şirketlerin kritik bağımlılıklarını önceden belirlemeleri ve farklı senaryolara göre hazırlık yapmaları gerektiğini söyledi.
Ekren ayrıca iş dünyasına, sektörler ve ticaret koridorları temelinde orta ve uzun vadeli hedefler oluşturma çağrısında bulundu.
İkinci gün ticari istihbarat ve diplomasi gündemde
İstanbul Ticaret Kongresi’nin 24 Eylül'deki ikinci gününde ticaretin normları, küresel rekabet, ticari istihbarat ve ticari diplomasi başlıkları ele alınacak.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Ahî Çelebi Kampüsü’nde gerçekleştirilecek oturumlarda Dünya Ticaret Örgütü, İstanbul Ticaret Odası, akademi ve özel sektörden temsilciler değerlendirmelerde bulunacak. Kongrenin sonuç bildirisi de ikinci günün sonunda kamuoyuyla paylaşılacak.
İstanbul Ticaret Kongresi, küresel ticaretin geleceğine ilişkin kamu, akademi ve iş dünyasının görüşlerini aynı platformda buluştururken, Türkiye’nin değişen uluslararası ticaret düzenindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerin de ele alındığı önemli bir buluşma olarak devam ediyor.
Habermax.net
gorsel
gorsel
gorsel

Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.