NKARA – Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yaşanan olayların yalnızca bir asayiş meselesi olmadığını, derin bir toplumsal çözülmeye işaret ettiğini söyledi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Hüseyin Baş, özellikle gençler arasında artan yönsüzlük, aidiyet kaybı ve sosyal bağların zayıflamasına dikkat çekti.
Baş, yaptığı açıklamada yaşanan elim olayların tek boyutlu ele alınamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil, uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır.”
Gençlerin karşı karşıya olduğu sosyal ve psikolojik sorunlara dikkat çeken Baş, aile yapısının zayıflaması ve dijital bağımlılığın artmasının önemli bir risk oluşturduğunu belirtti.
Açıklamasında, gençlerin mesleksizlik, amaçsızlık ve kimlik bunalımıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Baş, bu durumun sistemsel bir ihmalin sonucu olduğunu söyledi.
Baş, milli ve manevi değerlerle bağın zayıfladığını, gençlerin aidiyet duygusunun aşındığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur. Eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.”
Toplumsal sorunların ideolojik tartışmalara sıkıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Baş, çözüm için bütüncül politikaların gerekliliğine dikkat çekti.
Açıklamasında, aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli hale getiren ve gençlere hedef kazandıran politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Toplumun ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini belirten Baş, uyarısını şu sözlerle tamamladı:
“Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz.”
Baş’ın açıklamaları, son dönemde yaşanan okul saldırılarının yalnızca güvenlik değil; eğitim, aile yapısı ve sosyal bütünlük üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederken, toplumsal çözülme tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.