HABERMAX. Hasan Karal, Kadir Gecesi dolayısıyla yayımladığı mesajda İslam dünyasında yaşanan insani dramlar ve çatışmalara dikkat çekerek, zulüm karşısındaki sessizliğin vicdanları yaraladığını belirtti. Karal, “2 milyarlık bir ümmetin sessizliğine rağmen vicdan ve hakikat er ya da geç kazanacaktır” dedi.
Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Kadir Gecesi dolayısıyla yayımladığı mesajda Ramazan ayının birçok Müslüman coğrafyasında acı ve gözyaşı içinde geçtiğine dikkat çekti. Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan’ın, İslam dünyasının bazı bölgelerinde ne yazık ki savaşın ve çatışmaların gölgesinde idrak edildiğini belirten Karal, yaşanan tablo karşısında duyarsız kalınmaması gerektiğini vurguladı.
İslam coğrafyasının farklı noktalarında süren çatışmalara değinen Karal, Gazze’den Yemen’e, Suriye’den Afganistan’a kadar birçok bölgede insanların Ramazan ayını savaşın gölgesinde geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Karal, Kadir Gecesi’nin idrak edildiği bu mübarek günlerin, pek çok insan için sevinç yerine acı ve gözyaşı anlamına geldiğini belirtti.
Karal açıklamasında, savaşların ve insani krizlerin gölgesinde yaşayan milyonlarca insanın temel yaşam haklarından mahrum kaldığını, bu durumun tüm insanlık için ciddi bir vicdan sınavı olduğunu dile getirdi.
İslam dünyasının yaşanan trajediler karşısındaki sessizliğini de eleştiren Hasan Karal, bu tutumun vicdanları yaraladığını söyledi. Karal, yaşanan insanlık dramlarının görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bütün bu insani dramlar yaşanırken İslam âleminin çoğu zaman bu trajediler karşısında sessiz kalması vicdanları yaralıyor. Oysa biz biliyoruz ki zulme rıza, zulümdür. Sessiz kalarak bu adaletsizliğe ortak olunmamalıdır.”
Zulmün hiçbir zaman kalıcı olmadığını vurgulayan Karal, tarih boyunca adaletsizliklerin er ya da geç sona erdiğini ifade etti. Karal, mesajını umut dolu sözlerle tamamlayarak şu ifadeleri kullandı:
“Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmedi, sürmeyecektir. 2 milyarlık bir ümmetin sessizliğine rağmen vicdan ve hakikat er ya da geç kazanacaktır. Bu mübarek gecenin, tüm mazlum coğrafyaların kurtuluşuna ve insanlığın uyanışına vesile olmasını temenni ediyorum.”