27 Ekim 2026
ReklamTepe Header Reklam Alanı (728x90 / Responsive)
HaberMax LogoGerçek Haberin Kaynağı
DOLAR48.79▲ %0.05
EURO56.05▼ %0.12
ALTIN (GR)6.870▲ %1.05
ÇEYREK11.300▲ %0.80
Son Dakika
Haberler/SİYASET+/HASAN KARAL’DAN BEYİN GÖÇÜ TEPKİSİ: TÜRKİYE YETİŞTİRİYOR, BAŞKA ÜLKELER KAZANIYOR!

HASAN KARAL’DAN BEYİN GÖÇÜ TEPKİSİ: TÜRKİYE YETİŞTİRİYOR, BAŞKA ÜLKELER KAZANIYOR!

HASAN KARAL’DAN BEYİN GÖÇÜ TEPKİSİ: TÜRKİYE YETİŞTİRİYOR, BAŞKA ÜLKELER KAZANIYOR!
HASAN KARAL’DAN BEYİN GÖÇÜ TEPKİSİ: TÜRKİYE YETİŞTİRİYOR, BAŞKA ÜLKELER KAZANIYOR!
Aa
Okuma Boyutu
Standart Boyut (%100)

HABERMAX. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TÜİK’in 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerini değerlendirerek Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybettiğine dikkat çekti. Yükseköğretim mezunlarında beyin göçü oranının yüzde 2,2’ye yükseldiğini belirten Karal, tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında bu oranın yüzde 8,6’ya ulaştığını vurguladı. Karal, “Türkiye’nin en büyük kaybı, gençlerinin geleceğini başka ülkelerde aramasıdır” dedi.

gorsel

BEYİN GÖÇÜ SON 10 YILDA YÜZDE 37,5 ARTTI

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin özellikle bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında yetiştirdiği nitelikli insan kaynağını giderek daha fazla kaybettiğini belirten Karal, beyin göçünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bilimsel gelişim ve ülkenin geleceği açısından da önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

TÜİK verilerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2015 yılında yüzde 1,6 seviyesindeyken 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 2 olarak gerçekleşti. Bu oran 2025 yılında ise yüzde 2,2’ye yükseldi.

Son bir yılda yüzde 10 artış yaşandığına, 2015-2025 dönemindeki artışın ise yüzde 37,5’e ulaştığına dikkat çeken Karal, yetişmiş insan gücünün yurt dışına yönelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından ciddi biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Karal, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bu rakamlar sıradan bir göç istatistiği değildir. Ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz, bilimde, teknolojide ve üretimde Türkiye’yi ileriye taşıyacak gençlerimizin başka ülkelerde gelecek aradığının göstergesidir. Üstelik bu tabloyu ortaya koyan muhalefet değil, devletin resmî istatistik kurumu TÜİK’tir. Ne yazık ki Türkiye’nin en kıymetli sermayesi olan yetişmiş insan gücümüzü kaybediyoruz.”

TAM BURSLU ÜNİVERSİTE MEZUNLARINDA ORAN YÜZDE 8,6

Beyin göçü istatistiklerinde dikkat çeken başlıklardan biri de tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarının yurt dışına yönelmesi oldu.

TÜİK verilerine göre tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 8,3 iken 2025 yılında yüzde 8,6’ya yükseldi. Kısmi burslu mezunlarda bu oran yüzde 3,8, ücretli eğitim alan mezunlarda ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi.

Tam burslu mezunlarda görülen oranın diğer grupların iki katından fazla olduğuna dikkat çeken Karal, Türkiye’nin başarılı öğrencileri yetiştirmek için harcadığı emeğin ve kaynakların ardından bu gençlerin başka ülkelerde çalışmayı tercih etmesinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

Karal, başarılı öğrencilerin kendi ülkelerinde kalmalarını sağlayacak şartların oluşturulmasının önemini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Tam burslu eğitim hakkı kazanan gençlerimizin önemli bir bölümü, yüksek akademik başarılarıyla öne çıkan öğrencilerimizdir. Aileleri yıllarca emek veriyor, gençlerimiz büyük fedakârlıklarla okuyor, üniversitelerimiz bu insanları yetiştirmek için kaynak harcıyor. Sonra görüyoruz ki tam burslu her 100 mezundan yaklaşık 9’u yurt dışında. Bu tabloyu nasıl görmezden gelebiliriz? Türkiye’nin en başarılı gençlerinin bir bölümünü yetiştiriyoruz ama onların bilgi birikiminden başka ülkeler yararlanıyor.”

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİKTE BEYİN GÖÇÜ YÜZDE 13,1

Beyin göçünün yoğunlaştığı alanların başında bilim ve mühendislik bölümleri geliyor. TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında beyin göçü oranı yüzde 13,1’e ulaştı.

Diğer bazı bölümlerdeki oranlar ise şöyle sıralandı:

  • İşletme mühendisliği: yüzde 13

  • Matematik mühendisliği: yüzde 11

  • Elektronik mühendisliği: yüzde 10,9

  • Fizik mühendisliği: yüzde 10,2

İşletme mühendisliğinde beyin göçü oranının 2024 yılındaki yüzde 10,8 seviyesinden 2025’te yüzde 13’e yükseldiğini belirten Karal, matematik mühendisliğinde yüzde 9,5’ten yüzde 11’e, elektronik mühendisliğinde ise yüzde 9,6’dan yüzde 10,9’a yükseliş yaşandığına dikkat çekti.

Bu alanların Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik gelişimi bakımından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Karal, yetişmiş insan gücünün ülke içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Karal, “Moleküler biyoloji ve genetik dediğinizde geleceğin ilaçlarını, biyoteknolojisini, sağlık araştırmalarını konuşuyoruz. Matematik, elektronik ve fizik mühendisliği dediğinizde ileri teknolojiyi, yapay zekâyı, savunma sanayisini ve bilimsel araştırmaları konuşuyoruz. Türkiye’nin kalkınması için en fazla ihtiyaç duyduğu alanlarda yetişmiş insanlarımızın bu oranlarda yurt dışında bulunması, üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

BİLİŞİM MEZUNLARINDA BEYİN GÖÇÜ YÜZDE 7’YE YÜKSELDİ

Teknoloji ve dijital dönüşüm alanındaki gelişmeler, nitelikli insan kaynağının önemini her geçen gün artırıyor. Ancak Türkiye’de bilişim ve iletişim teknolojileri alanında eğitim alan mezunların yurt dışına yönelmesi de dikkat çekiyor.

TÜİK verilerine göre bilişim ve iletişim teknolojileri mezunlarında beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 6,7 iken 2025 yılında yüzde 7’ye yükseldi. Mühendislik, imalat ve inşaat alanındaki oran da aynı dönemde yüzde 4,4’ten yüzde 4,8’e çıktı.

Karal, ülkelerin artık yalnızca doğal kaynaklarıyla değil, yetiştirdikleri nitelikli insanlarla da rekabet ettiğini belirterek Türkiye’nin teknoloji hedeflerine ulaşabilmesi için gençlere daha güçlü çalışma ve araştırma imkânları sunması gerektiğini ifade etti.

“Bütün dünya dijital dönüşümden, yapay zekâdan, yüksek teknolojiden ve bilgi ekonomisinden söz ediyor. Ülkeler artık yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil, yetiştirdikleri insanlarla rekabet ediyor. Bizim bilişim alanında yetiştirdiğimiz mezunların yüzde 7’sinin yurt dışında bulunması, Türkiye’nin teknoloji alanındaki hedefleri açısından üzerinde durulması gereken bir meseledir. Teknoloji üreten bir Türkiye hedefliyorsak önce o teknolojiyi geliştirecek gençlerimize sahip çıkmak zorundayız” dedi.

İSTANBUL’DAKİ BEYİN GÖÇÜ ORANI DA DİKKAT ÇEKİYOR

Türkiye’nin ekonomik, bilimsel ve teknolojik merkezlerinin başında gelen İstanbul’daki beyin göçü oranının ülke ortalamasının neredeyse iki katına ulaşmasının da dikkat çekici olduğunu belirten Karal, gençlerin yurt dışına yönelme nedenlerinin doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Gençlerin ülkelerinde kalmalarını sağlayacak ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulmasının önemine işaret eden Karal, nitelikli insan kaynağının korunmasının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir mesele olduğunu kaydetti.

“GENÇLERİMİZİN DÜNYAYA AÇILMASINA DEĞİL, TÜRKİYE’DE İMKÂN BULAMAMASINA İTİRAZIMIZ VAR”

Gençlerin yurt dışında eğitim almasının, çalışmasının ve uluslararası deneyim kazanmasının tek başına olumsuz bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hasan Karal, asıl meselenin gençlerin Türkiye ile bağlarını koruyabilmeleri ve kendi ülkelerinde de gelecek kurabilecekleri koşullara sahip olmaları olduğunu ifade etti.

Ekonomik sorunların yanı sıra liyakat beklentisi, çalışma koşulları, akademik imkânlar, özgür araştırma ortamı ve geleceğe duyulan güvenin de birlikte ele alınması gerektiğini belirten Karal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Gençlerimiz dünyayı görsün, bilim öğrensin, uluslararası tecrübe kazansın. Elbette bunların hepsi kıymetlidir. Bizim itirazımız gençlerimizin dünyaya açılmasına değil, kendi ülkelerinde aradıkları imkânları bulamamalarına yöneliktir.

Bugün gençlerimizin önüne yalnızca ekonomik sorunlar çıkmıyor. Liyakat beklentisi, çalışma şartları, akademik imkânlar, özgür araştırma ortamı ve geleceğe güven gibi meselelerin tamamını birlikte ele almalıyız.

Bir ülkenin en büyük zenginliği petrolü, doğal gazı, altını değil, yetişmiş insanıdır. Yıllarca emek vererek yetiştirdiğimiz bir bilim insanının, mühendisin, araştırmacının başka bir ülkede çalışmaya karar vermesi elbette kendi tercihidir. Bizim sorumluluğumuz, Türkiye’yi bu gençlerimizin de yaşamak, çalışmak, üretmek ve gelecek kurmak isteyeceği bir ülke hâline getirmektir. Türkiye gençlerini kaybetme lüksüne sahip değildir.”

SULTANGAZİ’DE REFAH VAR! YENİDEN REFAH PARTİSİ İLÇE DİVAN TOPLANTISINDA BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?
📲
Masaüstüne Ekle
HaberMax'i tek tıkla açın
Mobil / Masaüstü Alt Yapışkan Banner