HABERMAX. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı Çağrı Heyeti, Çekmeköy’de yerel basınla bir araya geldi. Heyet adına konuşan Gürsel Tekin, partinin kurumsal kimliğini korumak ve hukuki süreci yönetmek için yola çıktıklarını belirterek; ‘Biz bu ocağın ev sahibiyiz, amacımız partimizi sahipsiz bırakmamaktır’ dedi.“
GÜRSEL TEKİN ÇEKMEKÖY’DE YEREL BASINLA BULUŞTU
“CHP TÜRKİYE’NİN SİGORTASIDIR”
2007’de İstanbul İl Başkanı olduğumda yerel medyayla görüşmeye başlamıştım. Bugün de aynı amaçla buradayız. Medya artık haber değil, yıkım odaklı. Hükümet yanlısı veya muhalefet yanlısı diye ikiye ayrılmış. Gerçek gündem uyuşturucu, yoksulluk, kayıp çocuklar, intiharlar ama TV’ler Suriye, Amerika konuşuyor. Türkiye uyuşturucu salgını yaşıyor; Edirne’den Ardahan’a köylerde bile var, terörden daha büyük tehdit. 86 milyon nüfustan 50 milyonu son 6 yılda sosyal yardım başvurusu yapmış – dünya rekoru. 150 bin çocuk kayıp, intiharlar artıyor (bir mahallede yazın 4 çocuk intihar, 3’ü bağımlı). Doğum oranı 2.6’dan 1.5’e düştü. Uyuşturucu bağımlısı 2-2.5 milyon çocuk var. 8-10 milyon yabancı göçmen mahallelerde sorun yaratıyor. Seçmen 365 gün siyaset tartışıyor, öngörülemez; Kırıkkale’de CHP %52 aldı. CHP’nin köklerine dönmesi lazım.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çağrı Heyeti üyeleri Gürsel Tekin, Erkan Narsap, Zeki Şen, ve İstanbul Gazete ve Haberciler Federasyonu Kurucu Başkanı Ali Rıza Yıldız, Çekmeköy’de köy konağında yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya ayrıca Eski Doğru Yol Partisi İstanbul İl Başkanı Tuncay Anlı da katıldı. Yaklaşık bir saat süren buluşmada Türkiye’nin güncel sorunlarından CHP içindeki hukuki sürece, medya düzeninden seçmen davranışlarına kadar birçok başlık ele alındı.
Toplantının ana gündemini Türkiye’nin derinleşen sosyal sorunları oluşturdu. Gürsel Tekin, konuşmasında özellikle uyuşturucu kullanımı ve derin yoksulluk konularına dikkat çekti. Türkiye’nin Edirne’den Ardahan’a kadar ciddi bir uyuşturucu tehdidi altında olduğunu belirten Tekin, bu sorunun artık terörden bile daha tehlikeli bir boyuta ulaştığını ifade etti.
Yoksulluğa ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Tekin, yaklaşık 50 milyon yurttaşın sosyal yardımlarla ayakta durduğunu vurgulayarak, “Bir ülkede bu tablo sürdürülebilir değildir. Bu, sadece ekonomik değil, toplumsal bir çöküşün göstergesidir” dedi.
Gürsel Tekin, mevcut medya düzenine yönelik eleştirilerde de bulundu. Medyanın “iktidar” ve “muhalefet” olarak ikiye bölünmesini, “karpuz gibi ortadan ikiye ayrılmak” sözleriyle eleştiren Tekin, gerçek sorunların konuşulmadığını söyledi.
Ana akım medyada halkın gündeminin yer almadığını savunan Tekin, yerel basının bu noktada hayati bir rol üstlendiğini belirterek, “Halkın gerçek sorunları ancak yerelden merkeze taşınarak görünür kılınabilir” dedi.
CHP Çağrı Heyeti’ne yönelik “kayyum” eleştirilerine sert yanıt veren Gürsel Tekin, bu nitelendirmeyi kesin bir dille reddetti.
“Biz kayyum değiliz, mahkeme kararıyla atanmış bir çağrı heyetiyiz” diyen Tekin, partideki delege iradesine ilişkin yaşanan hukuki sorunlar nedeniyle mahkemenin bu yolu açtığını söyledi. Amaçlarının CHP’yi en kısa sürede, kurallara uygun bir kongreye taşımak olduğunu belirten Tekin, “Eğer biz kayyum olsaydık, genel başkanın ofisi o binada kalabilir miydi?” sözleriyle eleştirilere yanıt verdi.
Seçmen davranışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tekin, Türkiye’de 63 milyon seçmenin büyük bölümünün artık politikleştiğini ve partilere koşulsuz bağlılığın sona erdiğini söyledi.
Kırıkkale örneğini veren Tekin, muhafazakâr bir şehirde CHP’nin yüzde 52 oy almasının, seçmenin iktidara verdiği açık bir mesaj olduğunu ifade etti. “Siyasetçiler kerameti kendinde aramamalı. Seçmen yaşam standardına, adalete ve insanca yaşama bakarak oy veriyor” dedi.
Sığınmacı meselesine de değinen Gürsel Tekin, Türkiye’de 8 ila 10 milyon arasında yabancının yaşadığını, ancak net bir sayının bilinmediğini söyledi. Bu bilgileri sahada muhtarlardan aldıklarını belirten Tekin, sığınmacı sorununun mahallelerde sosyal dokuyu ciddi biçimde değiştirdiğini ve yerel yönetimlerin bu süreci doğru yönetmek zorunda olduğunu vurguladı.
Gürsel Tekin’in Çekmeköy’deki basın toplantısında yerel gazetecilerin sorularına verdiği net ve çarpıcı yanıtları, Mahmut Boydak’ın sorusundan başlayarak kronolojik sırayla aşağıda bulabilirsin:
Soru-Cevap: Gürsel Tekin Çekmeköy Basın Buluşması
Soru (Mahmut Boydak – Metropol Gazetesi):
“Sizi yıllardır tanıyoruz, partinin her kademesinde görev yaptınız. Ne oldu da sizin gibi isimleri partiden ihraç ettiler veya bu duruma getirdiler? CHP, Atatürk’ün partisi olmaya devam ediyor mu?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“Biz ve arkadaşlarımız uzun yıllardır bu partideyiz. İstanbul’da ciddi sorunlar yaşandı, taraflar birbirini mahkemeye verdi ve delege iradesinin sakatlandığı ortaya çıktı. Mahkeme bir karar verdi ve tarafsız bir ‘Çağrı Heyeti’ istedi. Biz bu duruma getirenler değiliz; delege iradesini satın alanlarla, bu rezilliği yapanlarla hesaplaşacaklarına partinin evlatlarını kirli medyanın önüne attılar. Tüzükte ihraç için yüz kızartıcı suç veya yolsuzluk gerekir; bizde bunlar yoksa bizi niye atıyorsunuz? Bizim sabrımız partinin kurumsal kimliğine olan saygımızdandır. Konuşursak birçok insan sokağa çıkamaz.”
Soru (Durmuş Acar – Haber Max):
“Kamuoyu merak ediyor; Ekrem İmamoğlu meselesi hukuki mi yoksa siyasi mi? Sizin görüşünüz nedir?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“Türkiye’de 12 Eylül’den beri yargı sorunu yaşıyoruz. Siyasi mi değil mi kararı yine yargı verecektir. Ama bizim geleneğimizde etik değerler her şeyden önemlidir. Eskiden İSKİ meselesinde Nurettin Sözen kendi imzasıyla ‘gelin beni soruşturun’ demişti. Şimdi birileri çıkıp ‘rüşvet verdim’ diyor ama genel merkez bu adam hakkında suç duyurusunda bulunmuyor. Benim için yargıdan ne çıkacağı değil, etik değerler önemlidir. CHP bu kirliliklerden mutlaka arınacaktır.”
Soru (Simge Çat – Olay İstanbul):
“Çağrı heyeti sürecinde hata yaptım dediğiniz bir şey var mı? Başka bir partide (SHP gibi) devam etme durumunuz olur mu?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“Biz CHP’nin ev sahibiyiz, 42 yıldır bu ocaktayız ve ölene kadar burada kalacağız. Başka bir parti arayışımız yok. Biz kayyum değiliz, çağrı heyetiyiz. Görevimiz 45 gün içinde partiyi kongreye götürmekti ama genel merkez yargıya direndi. Biz gitmeseydik mahkeme baroya teslim edecekti partiyi. CHP yönetimi kendi çocuklarına değil de baroya mı teslim edilsin istediler? Bir gram kusurumuz varsa 86 milyondan özür dileriz ama biz sadece hukuku uyguluyoruz.”
Soru (Murat Doğan – Altaş TV):
“Şu an süreci siz yönetiyorsunuz ama Özgür Çelik de teşkilatları geziyor. Teşkilatlarla diyaloğunuz nasıl ve 40 kişilik heyet listeniz ne zaman açıklanacak?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“CHP tabanı net bir şekilde arkamızda. Ancak seçilen arkadaşlar genel merkezin ağır psikolojik baskısı altında oldukları için yanımızda duramıyorlar. Hukuksal olarak yazışmalarımızı yaptık, şu an istinaf sürecini bekliyoruz. Biz sahada ve sokakta olmaya devam edeceğiz.”
Soru (Yerel Gazeteci):
“Parti içinde umutsuzluk var, demokratik bir özgürlük kalmadı. Sizin gibi isimler yalnızlığa mı itiliyor?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“Umutsuz olmayacağız. Karşımızda parayla organize edilmiş ‘troll çeteleri’ var. Bize saldıranların biraz namusu, şerefi varsa kayyumun ne olduğunu okusunlar. Biz kayyum olsaydık il binasına girebilirler miydi, parti arabalarını kullanabilirler miydi? Kirli medya ve troll çeteleriyle bizi bir yere sıkıştırdılar ama doğruların bir huyu vardır; mutlaka gün yüzüne çıkar. Sabır istiyorum, bu zor dönemi aşacağız.”
Soru (Gürsel Başkan):
“İtirafçılar CHP’li olduğunu söylüyor, genel merkez ise bunun siyasi bir operasyon olduğunu savunuyor. Gerçek Atatürkçüler tasfiye mi ediliyor?”
Cevap (Gürsel Tekin):
“Kimsenin gücü bizi tasfiye etmeye yetmez. Dosyada 73 itirafçı var, sadece birini tanıyoruz. Geri kalan 72 kişi kim? Bu adamlar CHP belediyelerine nasıl sızdı, kim bunlara kılavuzluk etti? Genel merkezin asıl bunu sorgulaması lazım. İhale aldıkları yere kendi adamlarını komisyon başkanı yapmışlar. Bunlar konuşulmasın diye ‘kayyum’ diye bağırıp hedef saptırıyorlar.”
Konuşmasının sonunda CHP’nin tarihsel rolüne dikkat çeken Gürsel Tekin, partinin Türkiye’nin sigortası olduğunu söyledi. İç tartışmalar ve hukuki süreçlerin CHP’yi yorduğunu kabul eden Tekin, buna rağmen partinin etik değerlere sahip çıkarak bu süreci arınarak atlatacağına inandığını ifade etti.Toplantı, teşekkürler ve “bahar gelecek” vurgusuyla sona erdi. Gürsel Tekin, CHP’nin gerçek gündeme dönmesi gerektiğini tekrarladı; uyuşturucu, yoksulluk ve çocuk sorunlarının çözümü için parti içi etik temizliğin şart olduğunu belirtti.