HABERMAX. Karın ağrısı, uzun süren ishal ve dışkıda kan çoğu zaman basit bir bağırsak sorunu olarak görülse de uzmanlara göre bu belirtiler inflamatuar bağırsak hastalığının (İBH) ilk sinyalleri olabilir. Erken tanı ve doğru tedaviyle yaşam kalitesi korunabiliyor.

Karın ağrısı, dışkıda kan ve haftalarca süren ishal gibi şikayetler geçici sindirim sorunları sanılarak ertelenebiliyor. Ancak bu belirtiler, özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan ve kronik seyirli bir hastalık olan İnflamatuar Bağırsak Hastalığı’nın (İBH) habercisi olabiliyor. Tedavinin gecikmesi durumunda bağırsakta kalıcı hasarlar oluşabiliyor.
Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ekrem Aslan, İBH’nin görülme sıklığının giderek arttığına dikkat çekerek erken başvurunun hastalığın seyrini belirleyen en kritik adım olduğunu vurguladı.
Toplumda “iltihabi bağırsak hastalığı” olarak bilinen İBH; Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Bağışıklık sisteminin bağırsak dokusuna zarar vermesiyle ortaya çıkan bu kronik hastalık, çoğunlukla genç yaşlarda başlıyor. Zamanında tanı konulmadığında ise bağırsaklarda geri dönüşü olmayan hasarlar gelişebiliyor.
İBH, alevlenme ve sakin dönemlerin birbirini izlediği uzun süreli bir hastalık. Uzmanlar, belirtilerin “geçer” düşüncesiyle hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Özellikle şu şikayetler uzun sürüyorsa mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulması öneriliyor:
İBH’nin gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz çalışması, sigara kullanımı, antibiyotikler, Batı tipi beslenme, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlikler ve stres gibi pek çok faktör rol oynuyor. Hastalığın genç erişkinlerde daha sık görülmesi, yaşam kalitesi ve iş gücü kaybı açısından erken farkındalığı daha da önemli hale getiriyor.
İBH tanısında kolonoskopi ve biyopsi temel yöntemler arasında yer alıyor. Dışkıda kalprotektin testi, kan tahlilleri ve MR-BT gibi görüntüleme yöntemleri de tanıyı destekliyor. Hastalık tamamen ortadan kaldırılamasa da modern tedaviler sayesinde iltihap baskılanabiliyor, belirtiler azaltılabiliyor ve hastalar uzun süre normal yaşamlarını sürdürebiliyor.
Tedavide iltihap giderici ilaçlar, bağışıklık düzenleyiciler, biyolojik ajanlar ve bazı durumlarda cerrahi seçenekler uygulanabiliyor.