Dolar 47,8975
Euro 55,5352
Altın 6.774,06
BİST 14.172,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Az Bulutlu
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Sal 28°C
Çar 30°C
Per 31°C
Cum 30°C

Erkan Narsap 11 Aylık Süreci Değerlendirdi: “Bedeli Ne Olursa Olsun Doğruları Söyleyeceğim”

Erkan Narsap 11 Aylık Süreci Değerlendirdi: “Bedeli Ne Olursa Olsun Doğruları Söyleyeceğim”
17 Ağustos 2026 06:51
114

HABERMAX. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve iş insanı Erkan Narsap, yaklaşık 11 aylık siyasi görev sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Narsap, makam ve kişisel ikbal yerine halkın, emeğin, adaletin ve CHP’nin temel değerlerinin savunulması gerektiğini vurguladı. “Benim mücadelem koltuk mücadelesi değil; halk mücadelesidir” mesajı verdi.

“Bir görev insanı makam sahibi yapar mı?”

Bir görev insanı makam sahibi yapar mı?

Bazen evet.

Ancak siyasette ve kamu hayatında bazı insanlar vardır ki, onları sahip oldukları makam değil, görevlerinin sorumluluğunu nasıl taşıdıkları anlatır.

CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve iş insanı Erkan Narsap’ın yaklaşık 11 aylık siyasi görev sürecine ilişkin değerlendirmesi de bu anlayış üzerinden şekilleniyor.

2 Eylül 2025’te CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda geçici kurul içerisinde görevlendirilen isimler arasında yer alan Narsap, daha sonra İstanbul teşkilatındaki siyasi çalışmalarını sürdürdü. Dönemin gelişmelerinde Narsap’ın adı, İstanbul İl Başkanlığı’ndaki geçici kurul süreciyle birlikte kamuoyunun gündemine geldi.

Bugün ise Narsap, geride kalan yaklaşık 11 aylık süreci yalnızca bir görev dönemi olarak değil, siyasi bir mücadele ve duruş dönemi olarak değerlendiriyor.

“Koltuk için gelmedim”

Erkan Narsap’ın mesajlarında öne çıkan en önemli vurgu, siyasi görevlerin kişisel çıkar ve makam arayışına dönüştürülmemesi gerektiği.

Narsap’ın yaklaşımına göre siyaset; bir koltuğa sahip olmak, bir makam elde etmek ya da kişisel kariyer oluşturmak için yapılmamalı.

Asıl mesele, halkın sorunlarına çözüm aramak ve siyasi sorumluluğun gereğini yerine getirmek.

Bu nedenle Narsap, yaklaşık 11 aylık süreçte karşılaştığı eleştiriler ve yaşadığı siyasi tartışmalar karşısında geri adım atmadığını ifade ediyor.

Onun için asıl ölçü, görev süresinin sonunda hangi makamın elde edildiği değil, o görev sırasında hangi mücadelelerin verildiği.

“Benim mücadelem koltuk mücadelesi değil, halk mücadelesidir”

Narsap’ın siyasi anlayışını özetleyen cümlelerden biri ise şöyle:

“Benim mücadelem koltuk mücadelesi değil; halk mücadelesidir.”

Bu sözle birlikte işçinin, emekçinin, gençlerin ve çocukların geleceğine dikkat çeken Narsap, siyasetin vatandaşın gerçek sorunlarından kopmaması gerektiğini savunuyor.

Ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşların, emeğinin karşılığını almak isteyen çalışanların ve geleceği konusunda endişe taşıyan gençlerin sorunlarının siyaset kurumunun öncelikleri arasında bulunması gerektiğini belirtiyor.

Narsap’ın mesajında siyaset, yalnızca seçim dönemlerinde sandığa gidip oy istemek olarak değil, vatandaşın yanında sürekli bulunmak ve sorunlarını gündeme taşımak olarak tanımlanıyor.

“Doğruları söylemenin bedeli olabilir”

Yaklaşık 11 aylık dönemde Narsap açısından en dikkat çekici başlıklardan biri de doğruları söyleme konusunda ortaya koyduğu tavır oldu.

Siyasette zaman zaman susmanın konuşmaktan daha kolay olduğunu ifade eden yaklaşımda, eleştiri yapmanın ve yanlış gördüğü uygulamalara itiraz etmenin siyasi bedeller doğurabileceği vurgulanıyor.

Narsap, buna rağmen susmayı tercih etmediğini belirtiyor.

Kendi ifadesiyle, doğruları söylemenin zaman zaman yalnız kalmayı göze almak anlamına geldiğini ancak bunun siyasi mücadeleden vazgeçmek için bir gerekçe olmadığını savunuyor.

Bu anlayış, parti içindeki tartışmalar açısından da dikkat çekiyor.

Narsap’a göre bir siyasi partinin güçlenmesi, yalnızca herkesin aynı şeyi söylemesiyle değil, farklı düşüncelerin demokratik biçimde ifade edilebilmesiyle mümkün.

CHP’nin değerlerine vurgu

Erkan Narsap’ın değerlendirmelerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel ve kurucu değerleri de önemli bir yer tutuyor.

Atatürk’ün mirası, Cumhuriyet değerleri, Altı Ok, hak, hukuk ve adalet kavramlarının siyasi mücadelenin temelinde olması gerektiğini belirten Narsap, CHP’nin kişisel hesaplaşmaların veya bireysel ikbal arayışlarının üzerinde tutulması gerektiğini savunuyor.

Narsap açısından CHP yalnızca yöneticilerin ya da belirli dönemlerde görev yapan isimlerin partisi değil.

Bu parti;

Yıllarca emek veren üyelerin,

Sandık başında görev yapanların,

Mahalle mahalle çalışan örgütlerin,

Seçim dönemlerinde gecesini gündüzüne katanların,

Ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan milyonların ortak siyasi çatısı.

Bu nedenle partinin geleceğinin kişisel çıkarların önüne geçirilmesi gerektiği görüşünü savunuyor.

“CHP kimsenin kişisel ikbal alanı değildir”

Narsap’ın dikkat çektiği en önemli konulardan biri de siyasetin kişisel çıkar alanına dönüşmemesi.

Ona göre Cumhuriyet Halk Partisi, herhangi bir kişinin siyasi kariyer basamağı veya kişisel ikbal alanı olarak görülemez.

Partinin geçmişinde milyonlarca insanın emeği olduğunu vurgulayan bu yaklaşım, siyasi görevlerin geçici; örgütün ve parti değerlerinin ise kalıcı olduğuna işaret ediyor.

Narsap’ın itiraz ettiği noktaların başında da siyasette liyakat yerine yakınlığın, emek yerine kişisel ilişkilerin ve ortak değerler yerine bireysel hesapların öne çıkması geliyor.

“Liyakatın yerini yakınlık almamalı”

Siyasi görevlerde liyakat konusuna da dikkat çeken Narsap, insanların yalnızca kişisel ilişkileri nedeniyle değil, bilgi, birikim, emek ve yetkinlikleri nedeniyle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Ona göre siyasetin yeniden güven kazanmasının yolu, vatandaşın adalet duygusunu güçlendirmekten geçiyor.

Bunun için de siyasi görevlerde şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik ilkelerinin öne çıkarılması gerektiğini ifade ediyor.

“Doğru insanın doğru yerde olması” anlayışının hem parti örgütleri hem de kamu yönetimi açısından büyük önem taşıdığını belirten Narsap, siyasi mücadelede kişisel yakınlıkların belirleyici olmaması gerektiğini dile getiriyor.

İş insanı kimliğiyle siyaseti bir arada yürütüyor

Erkan Narsap, siyasi çalışmalarının yanı sıra iş dünyasındaki faaliyetleriyle de bilinen bir isim.

Kamuya açık biyografik kaynaklarda Narsap’ın Erseller Şirketler Grubu’nun yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, grubun ise elektrik, mimarlık ve mühendislik, gayrimenkul geliştirme ve stratejik yatırımlar gibi alanlarda faaliyet gösterdiği aktarılıyor.

Narsap’ın siyaset ve iş dünyasındaki deneyimini, özellikle ekonomik sorunların ve çalışma hayatının gündeme taşınmasında önemli bir perspektif olarak değerlendirdiği görülüyor.

İş dünyasından gelen bir isim olarak emek, üretim, istihdam ve ekonomik koşulların siyasetin gündeminden ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekiyor.

“Kolay olanı seçmedim”

Narsap’ın 11 aylık süreçteki yaklaşımının bir başka özelliği ise kolay olanı tercih etmediği yönündeki değerlendirmesi.

Siyasette eleştirilerden uzak durmak, tartışmalı konularda sessiz kalmak ve mevcut dengeleri gözetmek daha kolay olabilir.

Ancak Narsap, kendi siyasi çizgisinde bunun yerine doğruları dile getirmeyi tercih ettiğini belirtiyor.

Bu tavır zaman zaman eleştirilmesine, yanlış anlaşılmasına veya yalnız kalmasına neden olsa da geri adım atmadığını ifade ediyor.

Çünkü onun açısından siyaset, yalnızca kazanılan makamlarla ölçülebilecek bir alan değil.

Asıl başarı, insanın görev yaptığı dönemin sonunda kendi vicdanına karşı hesap verebilmesi.

“Emeğin karşılığı her zaman makam değildir”

Narsap’ın yaklaşımında dikkat çeken bir diğer ifade ise emeğin karşılığının her zaman bir makam ya da unvan olmadığı düşüncesi.

Siyasi mücadele içerisinde insanların çoğu zaman görev, makam veya pozisyon üzerinden değerlendirildiğini belirten Narsap, bunun doğru bir ölçü olmadığını savunuyor.

Bazen bir insanın en büyük kazanımının, yaptığı işin arkasında durabilmesi olduğunu ifade ediyor.

Bazen ise bütün zorluklara rağmen “Doğru bildiğimden vazgeçmedim” diyebilmenin en büyük başarı olduğunu düşünüyor.

Bu nedenle yaklaşık 11 aylık süreçte yaşanan tartışmaların ve zorlukların, ortaya konulan siyasi duruşun önüne geçmemesi gerektiğini vurguluyor.

“Pişmanlık değil, mücadele var”

Bugün geriye dönüp baktığında Narsap’ın değerlendirmelerinde pişmanlıktan çok mücadele vurgusu öne çıkıyor.

Görev süresinin kolay geçmediğini kabul eden Narsap, ancak kolay olanı seçmediğini ifade ediyor.

Yaşanan siyasi tartışmalar, eleştiriler ve kırgınlıkların mücadelenin bir parçası olduğunu belirtiyor.

Onun için önemli olan, bütün bu süreçte temel ilkelerden vazgeçmemek.

Bu nedenle 11 aylık dönem, yalnızca takvim üzerinde geçen bir süre olarak değil; siyasi bir sınav ve duruş dönemi olarak değerlendiriliyor.

“Biz mücadeleden kaçmayacağız”

Narsap’ın mesajında gelecek dönem için de net bir siyasi kararlılık bulunuyor.

“Biz mücadeleden kaçmayacağız. Arınacağız. Temiz siyaset için yolumuza devam edeceğiz.”

Bu sözler, parti içerisinde yaşanan tartışmaların ardından siyasetin yeniden halkın gerçek gündemine dönmesi gerektiği mesajını taşıyor.

Narsap’a göre CHP’nin geleceği, kişisel hesaplaşmalardan çok halkın beklentileri üzerinden şekillenmeli.

İşçinin, emekçinin, gencin, emeklinin ve ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşın sorunları yeniden siyasetin merkezine alınmalı.

“Makamlar değişir, duruş kalır”

Siyasette makamların ve görevlerin değişebileceğini belirten yaklaşımın merkezinde ise şu düşünce yer alıyor:

Makamlar geçicidir, duruş kalıcıdır.

Bugün bir görevde olan kişi yarın başka bir görevde olabilir ya da hiçbir makamı olmayabilir.

Ancak o süreçte ortaya koyduğu tavır, savunduğu ilkeler ve verdiği mücadele insanların hafızasında kalabilir.

Erkan Narsap’ın yaklaşık 11 aylık görev sürecine ilişkin değerlendirmesi de bu noktada anlam kazanıyor.

Çünkü onun açısından asıl mesele makamı korumak değil, görev süresince doğru bildiklerini savunabilmek.

“Ne koltuk istedim ne makam”

Narsap’ın yaklaşık 11 aylık siyasi mücadelesinin özeti niteliğindeki mesaj ise şöyle:

“Ne koltuk istedim, ne makam. Ne menfaat peşinde koştum, ne kişisel ikbal. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerleri, halkımızın geleceği ve hak, hukuk, adalet için mücadele ettim. Bedeli ne olursa olsun, doğrularımdan vazgeçmedim.”

Bu sözler, Narsap’ın siyasi görev sürecine ilişkin kendi perspektifini açık biçimde ortaya koyuyor.

Makamın değil, mücadelenin öne çıkarıldığı bu anlayışta, siyasi görevlerin kişisel kazanç kapısı olmaması gerektiği vurgulanıyor.

“İnsan görevi değil, görev insanı büyütür”

Erkan Narsap’ın yaklaşık 11 aylık siyasi yolculuğunun ortaya koyduğu temel mesaj ise şu düşüncede birleşiyor:

Bazı insanlar görev süresini tamamlar.

Bazı insanlar ise görev yaptığı süre boyunca bir duruş bırakır.

Narsap’ın bırakmak istediği iz de bu anlayış üzerine kuruluyor:

Makamı değil emeği, kişisel menfaati değil halkı, korkuyu değil cesareti, susmayı değil doğruları seçmek.

Çünkü bazı görevler insanı büyütmez.

İnsan, o göreve verdiği emekle görevi büyütür.

Ve yaklaşık 11 aylık sürecin ardından Erkan Narsap’ın siyasi mesajının merkezinde üç temel kavram öne çıkıyor:

Halk. Adalet. Mücadele.

Narsap’ın ifadeleriyle bu anlayışın en güçlü özeti ise şöyle:

“Biz koltuk için değil, halk için mücadele ediyoruz. Biz susmak için değil, doğruyu söylemek için buradayız. Biz kişisel menfaat için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Cumhuriyetimizin geleceği için buradayız.”

Erkan Narsap kimdir?

Erkan Narsap, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra CHP içerisinde farklı kademelerde görev yapmış bir isim olarak biliniyor. 2023 yılında CHP Pendik İlçe Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Narsap, 2 Eylül 2025’te CHP İstanbul İl Başkanlığı için oluşturulan geçici kurulda Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan ve Müjdat Gürbüz ile birlikte görevlendirilmişti.

Narsap’ın son dönemde CHP İstanbul İl Başkanlığı çalışmalarında yer aldığı ve il yönetimi içerisinde aktif siyasi faaliyetlerini sürdürdüğü de kamuya açık paylaşımlarda görülüyor.

Sonuç olarak; Erkan Narsap’ın 11 aylık süreç üzerinden verdiği mesaj, bir makamın nasıl elde edildiğinden çok, o makamda nasıl bir siyasi sorumluluk üstlenildiğine odaklanıyor.

Narsap’ın çizdiği tabloya göre siyaset; koltuk, unvan ve kişisel ikbal değil, halkın yanında durma, emeğe sahip çıkma, adalet talep etme ve gerektiğinde doğru bildiğini söyleme mücadelesi.

“Koltuk için değil halk için” vurgusu da bu siyasi anlayışın ana cümlesi olarak öne çıkıyor.

Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı duyarak doğru ve güncel bilgileri okuyucularına sunmayı hedefler. Siyasi ayrım gözetmeksizin, güvenilir ve ilkeli yayın politikasıyla kamuoyunu bilgilendirir; gelişmeleri hızlı, net ve objektif bir şekilde aktarmayı amaçlar.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.