HABERMAX. İSTANBUL / SİLİVRİ – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Venezuela’da yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İmamoğlu, yaşananların küresel ölçekte hayati bir gerçeği bir kez daha hatırlattığını vurguladı.
Ekrem İmamoğlu: “Otoriter yönetimler, başka ülkelerin askerî müdahalesini meşrulaştıramaz; çözüm hukukun ve halk iradesinin üstünlüğündedir.”
İmamoğlu açıklamasında, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun, seçimlerde halkın iradesine saygı göstermeyen ve demokratik değerleri sistematik biçimde ihlal eden otoriter bir lider olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bu şaibeli seçim sonuçlarını tanımasını ve Maduro yönetimiyle yakın ilişkiler kurmasını eleştiren İmamoğlu, buna rağmen dış müdahalelere açık bir karşı duruş sergiledi.
“Ancak bir yönetimin otoriter olması, başka bir devletin askerî müdahalesini haklı çıkarmaz. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir.”
ABD’nin atacağı her askerî adımın, küresel ölçekte istikrarsızlık ve kaos riskini büyüteceğini ifade eden İmamoğlu, büyük güçlerin “haklılık” iddiasıyla gerçekleştirdiği müdahalelerin bedelinin geçmişte defalarca ödendiğini hatırlattı.
“Çözümün adresi güç kullanımı değil; uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve Venezuela halkının kendi kaderini tayin etme iradesidir.”
İmamoğlu, Venezuela halkının iradesinin ne otoriter liderler ne de dış güçlerin askerî dayatmalarıyla bastırılamayacağını vurguladı.
Türkiye’nin bu kritik dönemde ilkesiz savrulmalara değil, sağduyuya ve hukuka ihtiyaç duyduğunu belirten İmamoğlu, iç hukukla dış politika arasındaki ilişkiye dikkat çekti:
“Dışarıdan dayatmalara karşı en sağlam zırh, içeride hukukun üstünlüğü ve işleyen demokrasidir. Kendi ülkesinde adaleti tesis edemeyen bir iktidarın uluslararası adalet çağrısı inandırıcı olamaz.”
İlkesiz politikalar ve şahsi angajmanlarla yürütülen dış politikanın, küresel kırılma anlarında Türkiye’nin sesini zayıflattığını ifade eden İmamoğlu, bunun ülkenin itibarına zarar verdiğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin dış politikada nasıl bir tutum alması gerektiğini şu sözlerle özetledi:
“Türkiye, taraf tutan değil ilke savunan; sessiz kalan değil yol gösteren bir ülke olmalıdır. Bu da ancak demokrasiye, hukuka ve milletin iradesine tutarlı biçimde sahip çıkarak mümkündür.”