
İmamoğlu, şiddet ve istismardan kurtulmak için mücadele eden anne Fatmanur’un emniyete gittiğini, adliyeye başvurduğunu ve devletten koruma talep ettiğini hatırlatarak, “Bir annenin yapabileceği her şeyi yaptı” ifadelerini kullandı.
Ancak yaşananların ardından geriye tek bir sorunun kaldığını belirtti:
“Bir anne ve bir çocuk bütün bu adımları attığı halde onları neden koruyamadık?”
Resmi açıklamalarda çocuğun sağlık ve güvenlik açısından risk altında olduğunun kabul edildiğini belirten İmamoğlu, buna rağmen koruma sürecindeki aksaklıkların “annenin tercihi” üzerinden anlatılmasının toplumun vicdanını yaraladığını ifade etti.
Tehdit altındaki bir çocuk söz konusuyken sorumluluğun yalnız ve korkmuş bir annenin omuzlarına yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan İmamoğlu, devlet kurumlarının görevini hatırlattı.
“Bir anne ve bir kızdan oluşan o güzel aileyi, kaçtıkları şiddet failinden korumayacaksa; o adliyeler, o bakanlıklar, o kurumlar ne için var?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Mesajında çocukların ve kadınların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
Mesajını Fatmanur ve küçük Hifa’ya hitap ederek tamamlayan İmamoğlu, yaşanan acının bir daha tekrarlanmaması için toplumun kadınların ve kız çocuklarının yanında olması gerektiğini vurguladı.
“Fatmanur kardeşim, Hifa kızım…
Sizin yerinizi bir ömürlük gözyaşlarımız dolduramaz.
Ama bir daha yaşanmasın diye; Fatmanurların, Hifaların, kadınların ve kız çocuklarının yanında olacağımıza sözümüz olsun.”