HABERMAX. Dünya sığır ve ruminant sağlığı alanındaki en önemli bilimsel organizasyonlardan biri olan 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıl aradan sonra Türkiye’de gerçekleştirildi. 6-10 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen kongre, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri, akademisyenleri, öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
gorselToplam 3 bin 560 kişinin katıldığı kongrede, iklim değişikliğinin hayvan hastalıklarının yayılımına etkisinden sınır aşan salgınlara, antimikrobiyal dirençten gıda güvenliğine, hayvan hareketlerinin kontrolünden aşılama çalışmalarına ve yapay zekâ destekli erken teşhis sistemlerine kadar hayvancılığın geleceğini yakından ilgilendiren çok sayıda konu ele alındı.
Kongrenin açılışında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu bir araya geldi.
77 Bilimsel Oturumda 809 Çalışma Sunuldu
Beş gün süren kongrede bilimsel çalışmalar yoğun ilgi gördü. 55 davetli konuşmacının 77 bilimsel oturumda yer aldığı organizasyonda, 220’si sözlü ve 589’u poster olmak üzere toplam 809 bilimsel çalışma sunuldu.
Dünyada ruminant sağlığı alanındaki güncel gelişmelerin değerlendirildiği kongrede, hayvan hastalıklarının yalnızca veteriner hekimlik açısından değil, insan sağlığı, çevre, ekonomi ve gıda güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Küresel iklim değişikliğinin hastalıkların coğrafi dağılımını değiştirdiğine dikkat çekilirken, uluslararası hayvan ve insan hareketliliğinin de salgın risklerini artırdığı belirtildi.
Hayvan Hastalıklarında Yeni Riskler Masaya Yatırıldı
Kongrenin ana gündem başlıkları arasında iklim değişikliğiyle birlikte hayvan hastalıklarının seyir ve yayılımında yaşanan değişimler yer aldı.
Artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri, hayvan hareketliliği ve uluslararası ticaretin bazı hastalıkların daha önce görülmediği bölgelere taşınmasına neden olabileceği değerlendirilirken, hastalıklarla mücadelede erken uyarı ve hızlı müdahale sistemlerinin önemi vurgulandı.
Uzmanlar ayrıca antimikrobiyal direncin küresel ölçekte giderek büyüyen bir tehdit olduğuna dikkat çekerek, veteriner hekimlikte antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımının önemine işaret etti.
Türkiye’de Veteriner İlaç ve Aşılar İçin Karekodlu Takip Hazırlığı
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek Tek Sağlık yaklaşımının önemine dikkat çekti.
Zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direnç başta olmak üzere karşı karşıya bulunulan risklerin ortak bir mücadele anlayışı gerektirdiğini belirten Gümen, Türkiye'deki hayvan varlığına ilişkin güncel rakamları da paylaştı.
Gümen, büyükbaş hayvan varlığının 2023 yılında 16,5 milyon iken 2025 yılında 17,7 milyona, küçükbaş hayvan varlığının ise aynı dönemde 52,3 milyondan 57,9 milyona yükseldiğini söyledi.
Ancak hayvancılıkta başarıyı yalnızca hayvan sayısındaki artışla ölçmediklerini ifade eden Gümen, sağlıklı hayvan varlığı, hayvan başına verimlilik, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem alınması, hayvan refahı ve güvenli gıda üretiminin temel hedefler olduğunu belirtti.
Gümen, veteriner ilaç ve aşılarının takibine ilişkin yeni bir hazırlığı da açıkladı.
Aşı ve ilaç takip sistemlerinin altyapısını karekod temelli takip sistemine dönüştürmek üzere çalışmaların başlatıldığını belirten Gümen, üretimden son kullanıma kadar daha etkin ve gerçek zamanlı bir takip mekanizması oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Bu sistemle birlikte denetim ve şeffaflığın güçlendirilmesi amaçlanıyor.
“Yapay Zekâ Artık Bir Seçenek Değil”
Hayvancılık sektöründe yapay zekâ kullanımının geldiği noktaya da dikkat çeken Bakan Yardımcısı Gümen, teknolojinin hayvan sağlığında giderek daha önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Sensörler aracılığıyla hastalıkların klinik belirtiler ortaya çıkmadan tespit edilebilmesinin mümkün hale geldiğini belirten Gümen, salgınların hareketinin önceden öngörülmesi ve genomik verilerin hayvan ıslahı çalışmalarında kullanılmasının da önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Gümen, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin buzağı kayıplarından antimikrobiyal dirence, hayvansal verimlilikten emisyonların azaltılmasına kadar pek çok alanda çözüm üretme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Hasan Batmaz: “30 Yıl Önce Kurduğum Hayal Gerçek Oldu”
Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz ise kongrenin Türkiye’ye uzanan hikâyesinin kendisi açısından yaklaşık 30 yıl önce başladığını söyledi.
Batmaz, 1996 yılında Edinburgh’da düzenlenen 19. Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’den katılan tek kişi olduğunu belirterek, o organizasyonda gördüğü bilimsel atmosferin kendisini Türkiye’de benzer bir kongre düzenleme konusunda motive ettiğini anlattı.
Batmaz, “Kongrenin atmosferini gördüğümde bir gün böyle bir organizasyonu Türkiye’de gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi düşünmüştüm. Aradan 30 yıl geçti ve bugün 33. Dünya Buiatri Kongresi’ni İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Bu benim için çok özel bir an” dedi.
Türkiye’nin coğrafi konumunun hayvan sağlığı bakımından önemli bir noktada bulunduğunu belirten Batmaz, küresel ısınma ve artan hareketliliğin enfeksiyon hastalıklarının yayılımını hızlandırdığını söyledi.
Antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliğinin de önümüzdeki dönemin en önemli sorunları arasında bulunduğunu ifade eden Batmaz, veteriner hekimlerin değişen risklere karşı aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Hastalıklar Ulusal Sınırları Tanımıyor”
Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile, hayvan hastalıklarının artık ülkelerin sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.
İklim değişikliği, uluslararası ticaret, hayvan hareketleri, savaşlar ve siyasi istikrarsızlıkların hastalıkların yayılma riskini artırdığını belirten Gentile, veteriner hizmetlerinin güçlü tutulmasının küresel sağlık açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Gentile, hastalıkların yalnızca yeni bölgelere ulaşmadığını, aynı zamanda coğrafi dağılımlarının değişme hızının ve yayılım ölçeğinin de farklılaştığını ifade etti.
Dünyanın herhangi bir bölgesindeki veteriner hizmetlerinin zayıflığının kısa sürede başka bölgeler açısından da risk oluşturabileceğini belirten Gentile, güçlü veteriner hizmetlerinin bir maliyet değil, yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Tek Sağlık Konuşulmaktan Çıkıp Uygulanmalı”
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da kongrede yaptığı değerlendirmede Tek Sağlık yaklaşımının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ortak bir sistem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Eroğlu, Türkiye’de bu alanda daha koordineli bir yapıya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Eroğlu, Türkiye’de bir Tek Sağlık Yasası çıkarılması gerektiğini savunarak, ilgili bakanlıklar ve kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir hastalık kontrol, yönetim ve önleme merkezinin oluşturulmasını önerdi.
Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında yer almasının hayvan hastalıklarının hareketliliği açısından özel bir önem taşıdığını belirten Eroğlu, hayvan hareketlerinin kontrolü ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesinin bulaşıcı hastalıklarla mücadelede kritik rol oynadığını söyledi.
Etiyopya’dan İstanbul’a Uzanan Brusella Araştırmasına Ödül
Kongrenin dikkat çeken ödüllerinden biri olan Gustav Rosenberger Memorial Fund Award, Etiyopya’da sığırlarda Brusella hastalığının tanısı, izlenmesi ve kontrolü üzerine çalışmalar yürüten genç veteriner hekim Lelti Miesho Berhe’ye verildi.
Berhe, Etiyopya’da sığırların milyonlarca kırsal aile açısından gıda, gelir ve tarımsal üretimin önemli bir unsuru olduğunu belirterek yaptığı çalışmaların yalnızca hayvan sağlığına değil, toplumun refahına da katkı sağlamasını amaçladığını ifade etti.
Ödül kapsamında Berhe’nin araştırmalarının bir bölümünü Bologna Üniversitesi’nde, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve ekibiyle birlikte sürdüreceği bildirildi.
Bilim ve Mesleğe Katkı Sağlayan İsimler Ödüllendirildi
Dünya Buiatri Kongresi’nin açılış töreninde, buiatri ve veteriner hekimlik alanına bilimsel ve mesleki katkılarıyla öne çıkan isimlere de ödülleri takdim edildi.
Bilime Üstün Katkı Ödülü; Wisconsin–Madison Üniversitesi Hayvan ve Süt Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Milo Wiltbank, Illinois Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peter D. Constable, sığır besleme ve metabolizma alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Jesse P. Goff ile Zurich Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Swiss Institute of Allergy and Asthma Research Direktörü Prof. Dr. Cezmi Akdis’e verildi.
Mesleğe Üstün Katkı Ödülü kapsamında ise Dünya Buiatri Birliği Onursal Başkanı Prof. Dr. Walter Baumgartner ile Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile ödüle layık görüldü.
İstanbul, Dünya Buiatri Camiasını Bir Araya Getirdi
66 yıl sonra Türkiye’de düzenlenen 33. Dünya Buiatri Kongresi, ruminant sağlığının geleceğine ilişkin önemli bilimsel tartışmalara ev sahipliği yaptı.
İklim değişikliğinden sınır aşan hastalıklara, antimikrobiyal dirençten güvenli gıda üretimine kadar çok sayıda küresel riskin ele alındığı kongrede, teknolojinin hayvan sağlığındaki rolünün de giderek arttığı ortaya konuldu.
Bilim insanları ve veteriner hekimlerin ortak mesajı ise hayvan sağlığının yalnızca hayvancılık sektörünün değil, insan sağlığı, gıda güvenliği, çevre ve toplum refahının da temel unsurlarından biri olduğu yönünde birleşti.
İstanbul’da 3 bin 560 katılımcıyı buluşturan kongre, Türkiye’nin ruminant sağlığı alanındaki bilimsel kapasitesini uluslararası platformda ortaya koyarken, geleceğin hayvan sağlığı politikalarında erken uyarı, dijital takip, yapay zekâ, güçlü veteriner hizmetleri ve Tek Sağlık yaklaşımının belirleyici olacağı mesajını da verdi.
Habermax.net
gorsel
gorsel

Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.