HABERMAX. DEVA Partisi Çekmeköy İlçe Başkanı Mimar Hasan Keleş, küçük esnaf, vatandaşların banka işlemleri ve finansal denetim mekanizmaları üzerinden iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Keleş, özellikle düşük tutarlı para transferlerinin dahi sıkı denetime tabi tutulduğunu savunurken, yüksek getirili fonlar ve yurt dışına yapılan büyük para transferleri konusunda ise kamuoyunun yanıt beklediğini ifade etti.
gorselKeleş, yaptığı açıklamada günlük hayatında banka üzerinden para gönderen vatandaş ile finans piyasalarında yüksek miktarlı işlemler gerçekleştiren kesimler arasında uygulamada farklılık bulunduğu yönündeki eleştirisini gündeme taşıdı.
“1.000 TL’lik işlemi tespit edecek sistemler var”
Hasan Keleş, açıklamasında özellikle esnafın banka hesaplarına gelen küçük miktarlı ödemeler üzerinden yürütülen denetimlere dikkat çekti.
Keleş, “IBAN’dan, açıklama yazmadan para gönderemeyen, ödeme alan esnafın hesabına giden 1.000 TL’yi tespit edip vergi cezası kesmeni sağlayacak yapay zekâ destekli sistemlerimiz var” ifadelerini kullandı.
Keleş’in açıklamasındaki temel eleştiri, teknolojik imkânların küçük tutarlı işlemleri takip edebilecek seviyeye gelmesine rağmen, çok daha büyük finansal hareketlerin denetimi konusunda kamuoyunda soru işaretlerinin bulunması üzerine şekillendi.
“%40.000 getiri sağlayan fonun döndürdüğü pisliği tespit edecek mekanizma yok mu?”
DEVA Partisi Çekmeköy İlçe Başkanı Keleş, açıklamasında fon piyasalarına da dikkat çekti.
Keleş, bir fonun bir yıl içerisinde yüzde 40.000 getiri sağladığı yönündeki örnek üzerinden, bu tür olağanüstü getirilerin arkasındaki finansal hareketlerin ve işlemlerin nasıl denetlendiğini sorguladı.
Keleş, “Ama fon piyasasında bir senede %40.000 getiri sağlayan fonun döndürdüğü pisliği tespit edecek mekanizman yok. Öyle mi?” sözleriyle denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda soru yöneltti.
Burada Keleş’in kullandığı “pislik” ifadesi, açıklamasındaki eleştirel değerlendirmeyi yansıtırken, herhangi bir fon veya kişi hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı anlamına gelmiyor. Söz konusu getirinin hangi fon veya işlemle ilgili olduğu konusunda ise açıklamada ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Yurt dışındaki öğrenciye gönderilen para üzerinden örnek verdi
Keleş, açıklamasının devamında yurt dışında eğitim gören çocuklarına para gönderen ailelerin yaşadığı banka prosedürlerini de gündeme getirdi.
Yurt dışında öğrenim gören bir çocuğa 1.000 euro gönderilmek istendiğinde bankaların müşterilerden çok sayıda açıklama, belge ve izah talep edebildiğini belirten Keleş, bazı para transferlerinin MASAK denetimleri kapsamında incelemeye takılabildiğini söyledi.
Keleş, sıradan vatandaşın gerçekleştirdiği düşük miktarlı para transferlerinde dahi yoğun denetim uygulandığını savunarak, aynı hassasiyetin çok daha yüksek meblağlı uluslararası para hareketlerinde de gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
“İsviçre’ye gönderilen yüz milyonlarca frankı tespit edemiyorsun, öyle mi?”
Keleş’in açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise İsviçre’ye gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü yüksek tutarlı para transferleri oldu.
Keleş, “Ama bu adamların İsviçre’ye gönderdiği yüz milyonlarca frankı tespit edemiyorsun. Öyle mi?” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerle büyük ölçekli uluslararası para transferlerinin denetim kapasitesini sorgulayan Keleş, kamu otoritelerinin finansal sistem üzerindeki teknolojik takip imkânlarının hangi ölçüde kullanıldığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Keleş’in söz konusu transferlere ilişkin iddiasının hangi kişi, şirket veya dosyaya dayandığı ise açıklamada belirtilmedi.
“Ne diyeyim, aklım almıyor”
Açıklamasının sonunda tepkisini sürdüren Hasan Keleş, vatandaş ile büyük finansal aktörler arasındaki denetim uygulamalarında adalet ve eşitlik tartışması yaşandığını savundu.
Keleş, “Ne diyeyim, aklım almıyor” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Finansal denetim tartışmasını yeniden gündeme taşıdı
Hasan Keleş’in açıklaması, Türkiye’de son yıllarda giderek daha fazla tartışılan finansal denetim, banka işlemlerinin izlenmesi, MASAK uygulamaları, vergi denetimleri ve yurt dışına para transferleri konularını yeniden gündeme taşıdı.
Bankacılık sisteminde para transferlerinin izlenmesi ve şüpheli işlemlerin ilgili kurumlara bildirilmesi, finansal suçlarla mücadele açısından uygulanan mekanizmalar arasında bulunuyor. Ancak Keleş’in eleştirisinin odağında, bu mekanizmaların vatandaş ve küçük işletmeler açısından ne ölçüde uygulanırken yüksek tutarlı finansal işlemlerde aynı etkinlikle çalışıp çalışmadığı sorusu yer aldı.
Keleş’in açıklaması, özellikle küçük esnafın banka hesaplarındaki hareketlerin yakından takip edildiği bir ortamda, yüksek miktarlı fon getirileri ve uluslararası para transferlerinin de aynı şeffaflık ve denetim anlayışıyla incelenmesi gerektiği yönündeki siyasi değerlendirmeyi ortaya koydu.
DEVA Partisi Çekmeköy İlçe Başkanı Mimar Hasan Keleş’in açıklamasında gündeme getirdiği iddiaların somut dosya, fon veya para transferleriyle ilişkilendirilmesi halinde, ilgili kişi ve kurumların görüşlerinin de alınması kamuoyunun konuyu bütün yönleriyle değerlendirebilmesi açısından önem taşıyor.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.