
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, bu yıl özellikle pamuk ve mısır üreticisinin yeniden buğday ekimine yöneldiğini ifade ederek, bunun temel nedenleri arasında düşük ürün fiyatları, su kısıtlamaları ve yetersiz desteklerin bulunduğunu söyledi.
Geçen yıl buğday alım fiyatı açıklandığında mazotun litre fiyatının 47 lira olduğunu hatırlatan Karal, bugün mazotun 73-74 lira seviyelerine yükseldiğini belirtti. Gübre fiyatlarının da küresel gelişmeler ve savaş ortamı nedeniyle ciddi şekilde arttığını ifade eden Karal, buna rağmen çiftçinin üretimden kaçmadığını vurguladı.
Karal, “Mazot geçen yılki alım dönemine göre yüzde 50’nin üzerinde arttı. Gübre fiyatları ciddi şekilde yükseldi. Buna rağmen çiftçi üretimden kaçmadı, toprağı boş bırakmadı. Şimdi beklentisi; emeğinin karşılığını alabileceği, üretimi sürdürebileceği bir alım fiyatıdır” dedi.
Bu yıl özellikle pamuk ve mısır bölgelerinde üreticilerin yeniden buğdaya yöneldiğini belirten Karal, tarafından verilen alım garantisinin üretici açısından önemli bir güvence oluşturduğunu söyledi.
Türkiye genelinde buğday ekim alanlarının yaklaşık 150 bin hektar artarak 7,45 milyon hektara ulaştığını ifade eden Karal, bu yıl üretimde yaklaşık yüzde 20’lik artış beklendiğini kaydetti.
Geçmiş yıllarda yüksek üretim dönemlerinde yaşanan fiyat ve alım sorunlarını hatırlatan Karal, özellikle 2023 yılında yaşanan randevu ve fiyat krizlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Karal, “Üretim arttığında çiftçi ödüllendirilmeli, cezalandırılmamalıdır. 2023 yılında ilk açıklanan fiyatlar piyasada karşılık bulmadı ve üretici ürününü çok daha düşük rakamlara satmak zorunda kaldı. Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanı ’nın üreticiyi koruyacak fiyat açıklanacağı yönündeki mesajlarını hatırlatan Karal, önemli olanın açıklanacak fiyatın sahadaki üreticiye nasıl yansıyacağı olduğunu söyledi.
Karal, “TMO elbette dünya piyasalarını ve ithalat fiyatlarını dikkate alacaktır. Ancak sadece küresel fiyatlara göre açıklanacak bir rakam Anadolu’daki üreticinin gerçekliğini karşılamaz. Çiftçi bugün mazotu, elektriği, gübreyi dünya fiyatlarıyla alıyor. Açıklanacak fiyat maliyetleri karşılayan ve üretimi sürdürülebilir kılan bir seviyede olmalıdır” dedi.
Özellikle gübre fiyatlarında yaşanan sert artışların üreticiyi zorladığını belirten Karal, savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin tarımsal üretim maliyetlerini daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Üreticinin sattığı buğdayla hem mevcut borçlarını kapatacağını hem de yeni sezon için mazot, gübre ve diğer girdileri almak zorunda olduğunu vurgulayan Karal, geçmiş yıllarda uygulanan fark ödemesi desteklerinin yeniden güncellenerek devreye alınması gerektiğini söyledi.
Karal açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bereketin gerçek anlam taşıması, çiftçinin emeğinin karşılığını alabildiği bir üretim düzeninin kurulmasına bağlıdır. Rekolteyi gerekçe göstererek üreticiyi ezmek, yarının üretimini ve gıda güvenliğini riske atmaktır. Toprağı boş bırakmayan üreticinin emeği karşılıksız bırakılmamalıdır.”