
Karal, besisini tamamlamış 60–80 kilo canlı ağırlığa ulaşan yaklaşık 1 milyon kuyruklu erkek toklunun piyasada alıcı bulamadığını dile getirdi. Bu hayvanların kuyruklu ve daha yağlı yapıda olmaları gerekçesiyle tercih edilmediğini belirten Karal, kesime hazır olmalarına rağmen satış yapılamadığı için üreticinin her geçen gün zarar ettiğini vurguladı.
Artan yem fiyatları, yüksek enflasyon ve özellikle kış aylarının getirdiği bakım maliyetlerinin üreticiyi ciddi şekilde zorladığını ifade eden Karal, yeni üretim sezonu yaklaşırken eldeki hayvanların satılamamasının sektör açısından kritik bir eşik oluşturduğunu söyledi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olarak yetiştirilen Mor Karaman ve Akkaraman ırkı kuyruklu erkek tokluların mevcut piyasa tercihleri ve alım kriterleri nedeniyle kesime giremediğini belirten Karal, bu durumun bölgenin hayvancılık yapısıyla örtüşmediğini ifade etti.
Batı bölgelerinde kuyruksuz kuzu ve büyükbaş hayvanların daha yüksek fiyat bandında kesime girdiğini, buna karşılık Doğu ve Güneydoğu’da kuyruklu, ağır besili erkek tokluların çok daha düşük fiyat seviyelerinde alıcı bulabildiğini aktaran Karal, fiyat farkının bölge besicisini sürdürülemez bir noktaya taşıdığını söyledi.
Karal, yurt dışından et ve canlı hayvan ithalatı için döviz bulunabildiğini ancak ülke içinde yetişmiş ve besisini tamamlamış hayvanların değerlendirilememesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Birlik başkanları ve sektör temsilcilerinin ilgili kurumlar nezdinde çözüm arayışlarını sürdürmesine rağmen sahada somut bir karşılık oluşmadığını ifade etti.
Başta Gaziantep, Elazığ, Diyarbakır ve Erzincan olmak üzere birçok ilde besicilerin aynı sorunla karşı karşıya olduğunu söyleyen Karal, krizin bölgesel olmaktan çıkıp yapısal bir boyut kazandığını kaydetti.
Hasan Karal, sorunun çözümü için bölgesel hayvancılık yapısını dikkate alan alım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kuyruklu hayvanlara yönelik adil alım fiyatlarının belirlenmesi, alım kriterlerinin bölgesel üretim gerçeklerine göre düzenlenmesi ve elde kalan besili hayvanların bir an önce değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Aksi halde çok sayıda besicinin üretimden çekilmek zorunda kalacağını vurgulayan Karal, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hayvancılığın “kanayan yara” haline gelen bu sorununun acilen çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.