
“Yağmur yağdı, milyarlık otoyol heyelana teslim oldu.
Yağmur yağdı, ovaya yapılan havalimanı göle döndü.
Yağmur yağdı, sokaklar, caddeler nehir olup aktı.
Yağmur yağdı, er meydanını su bastı.
Yağmur yağdı, dünyaca ünlü Anadolu Aslanları su altında kaldı.
Yağmur yağdı, yol çöktü, okullar tatil oldu.”
Türkiye’nin kısa süre önce kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Karal, su yönetimindeki plansızlığa dikkat çekti.
“Rahmet; bereket olacakken, yağdığında afet, yağmadığında felaket oluyor” diyen Karal, su kaynaklarının etkin ve bilimsel yöntemlerle yönetilememesinin hem kuraklık hem de sel felaketlerini beraberinde getirdiğini ifade etti.
Açıklamasında yönetim anlayışını eleştiren Karal, “Suyu yönetemeyen koskoca ülke, bu kısır döngüde debelenip duruyor” sözleriyle mevcut tabloyu değerlendirdi.
Türkiye’nin sahip olduğu doğal kaynaklar ve kadim birikimiyle çok daha iyisini hak ettiğini vurgulayan Karal, doğru planlama ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarıyla yağışların afete değil berekete dönüşebileceğini belirtti.
Karal, “Bu kadim topraklar felaketi değil, doğru yönetimle bereketi hak ediyor” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.