HABERMAX. Konuk sosyal bilimci ve yazar Etem Sevik, son dönemde kamusal söylemde giderek artan demagoji ve dedikoduya dikkat çekerek, bu durumun hem mantıksal düşünme süreçlerini hem de toplumsal yapıyı derinden etkilediğini vurguladı. Sevik, “Ne kadar demagoji ve dedikodu, o denli boş laf, kötü sonuç!” sözleriyle sürecin ciddiyetine işaret etti.

Demagoji ve dedikodunun artışını mantık bilimi açısından değerlendiren Sevik, bu tür söylemlerin sağlam öncüllere dayanmadığını belirtti. Geçersiz çıkarımların ve doğrulanabilirlikten uzak iddiaların çoğaldığını ifade eden Sevik, bunun da akıl yürütme süreçlerinde ciddi bir bozulmaya yol açtığını dile getirdi.
Bu durumun, özellikle kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını zorlaştırdığına dikkat çeken Sevik, safsataların normalleşmesinin bilgi kirliliğini artırdığını kaydetti.
Sosyolojik açıdan bakıldığında ise demagoji ve dedikodunun, bireyler arası güven ilişkisini zedelediği vurgulanıyor. Sevik’e göre, bilgi aktarımının yerini spekülasyon ve manipülasyon aldıkça, toplumun ortak gerçeklik algısı zayıflıyor.
Bu süreç, yalnızca bireyler arasındaki iletişimi değil, aynı zamanda kurumlara duyulan güveni de olumsuz etkiliyor. Güvenin zedelenmesi ise toplumsal yapının daha kırılgan hale gelmesine yol açıyor.
Demagoji ve dedikoduya dayalı bilgi akışının artması, bireylerin karar alma süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Yanlış veya eksik bilgiye dayalı kararların çoğaldığını belirten Sevik, bunun uzun vadede toplumsal yönelimleri de hatalı bir eksene sürükleyebileceğini ifade etti.
Özellikle kritik konularda yapılan tercihlerin sağlıksız bilgiye dayanmasının, toplumun genel refahını tehdit eden sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
Etem Sevik, demagoji ve dedikodunun yoğunlaştığı bir ortamda söylemin içeriğinin giderek boşaldığını belirterek, bunun kaçınılmaz olarak olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Toplumsal çözülmenin önüne geçebilmek için eleştirel düşünmenin güçlendirilmesi, doğrulanabilir bilginin esas alınması ve sağlıklı iletişim kanallarının korunması gerektiğini belirten Sevik, aksi halde bireysel ve toplumsal düzeyde sorunların derinleşeceği uyarısında bulundu.