HABERMAX. Türkiye, 2026 yılına TÜİK’in tartışmalı enflasyon verileri ve derinleşen bir gelir uçurumuyla girdi. Usta gazeteci Cüneyt Zülfikar Bitikçioğlu, Ocak ayı maaş tablolarını mercek altına alarak; asgari ücretli ve emeklinin “hayatta kalma” mücadelesi ile milletvekillerinin “refah” artışı arasındaki 20 katlık devasa farkı tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Bitikçioğlu’na göre bu tablo; yalnızca bir bütçe meselesi değil, liyakatin ve adalet duygusunun zedelendiği toplumsal bir krizin ilanıdır.
Emekli Maaşları, Ücret Uçurumu ve Liyakat Tartışması
Usta Gazeteci Cüneyt Zülfikâr Bitikçioğlu, emekli maaşları ile kamu görevlileri ve milletvekili gelirleri arasındaki farklara dikkat çekerek, Türkiye’deki ücret adaletsizliğini ve liyakat sorununu gündeme taşıdı.
Bitikçioğlu, kendi emekli maaşı üzerinden yaptığı hesaplamayla mevcut tabloyu şöyle özetledi:
20 bin lira olan emekli maaşına yüzde 12 zam eklendiğinde aylık gelir 22 bin 400 liraya yükseliyor. Aynı dönemde asgari ücretin 28 bin liraya çıktığını, memur emeklilerinde ise en düşük maaşın 30 bin liraya ulaştığını belirten Bitikçioğlu, yüzde 18 zamla bu rakamın 35 bin liraya kadar yükseldiğine dikkat çekti.
Bu tablo karşısında “bu nasıl bir uçurum, bu nasıl bir ayarlama?” sorusunu yönelten Bitikçioğlu, milletvekili maaşlarına da işaret etti. Milletvekillerinin aylık net maaşlarının yaklaşık 100 bin lira seviyesinde olduğunu ifade eden Bitikçioğlu, bu rakamın altında bir gelir olmadığını, fazlasının ise olabileceğini dile getirdi. Mevcut düzenin bu şekilde sürdürülemeyeceğini vurgulayan Bitikçioğlu, “Bu devran böyle dönmez” ifadelerini kullandı.
Bitikçioğlu, değerlendirmesinde İslam kaynaklarında yer alan hadis-i şeriflere de yer verdi. Buhari’de geçen bir hadisi hatırlatarak şu ifadeleri aktardı:
“İş ehli olmayana [layık olmayana] tevdi edildiği [verildiği] zaman, kıyameti bekle.”
Yine Buhari’de yer alan bir başka rivayette ise şu açıklamaya dikkat çekti:
“Emanet zayi edildiğinde kıyametin kopmasını bekleyin.”
“Ya Resulallah, emanetin zayi edilmesi nasıl olur?” denilince,
“Görev ehlinden başkasına verildiği zaman kıyameti bekleyin” buyurulmuştur.
Bezzar kaynaklı uzun bir rivayete de yer veren Bitikçioğlu, emanet bilincinin zayıflaması, ehil olmayanların göreve getirilmesi, adalet ve liyakatten uzaklaşılması halinde toplumların çeşitli belalarla karşılaşacağına işaret eden bölümleri aktardı.
Bitikçioğlu, bir göreve getirilecek kişinin diploma ya da unvanından ziyade, o işi hakkıyla yapabilme yeteneğinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Adam kayırmanın ve “adama göre iş” anlayışının doğru olmadığını belirten Bitikçioğlu, her zaman “işe göre adam” ilkesinin uygulanması gerektiğini ifade etti.
Bu çerçevede yaklaşık 30 yıl önce basında yer alan bir örneği de hatırlattı. Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nden bir görev için general talep ettiğini, ABD’nin ise o işi en iyi bilen bir albayı gönderdiğini aktaran Bitikçioğlu, Türk yetkililerin “Biz general istedik, siz albay gönderdiniz” şeklindeki itirazına karşılık Amerikan yetkililerin şu yanıtı verdiğini aktardı:
“Biz size o işi yapabilecek en iyi elemanı gönderdik. Unvan sizin için bu kadar mı önemli?”
Devamında, talep üzerine gönderilen albayın generalliğe terfi ettirilerek aynı görevi sürdürdüğünü ifade etti.
Bitikçioğlu, Osmanlı döneminde sıradan bir kişinin üstün hizmetleriyle paşa, hatta sadrazamlığa kadar yükselebildiğini hatırlattı. Benzer bir liyakat anlayışının Amerika Birleşik Devletleri’nde hâlen sürdüğünü belirtti.
Kore Savaşı’ndan bir örnek de paylaşan Bitikçioğlu, üstün hizmetleri nedeniyle bir Türk astsubayı için Amerikan generali tarafından çok güçlü bir rapor hazırlandığını ve generalin astsubaya, “Bu raporla seni albay yaparlar” dediğini aktardı. Türk astsubayın ise Türkiye’de böyle bir sistemin olmadığını, en büyük başarılarda dahi teğmenliğe bile yükselemediklerini söylediğini ifade etti. Bu duruma Amerikan generalinin şaşırdığını da sözlerine ekledi.
Bitikçioğlu’nun değerlendirmesi, maaş adaletsizliği, liyakat sorunu ve kamuda görev dağılımı tartışmalarını, tarihsel ve dini referanslar eşliğinde yeniden gündeme taşıdı.