
Son dönemde özellikle küçük ölçekli inşaat projelerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Çiçekli, bazı yapı denetim firmalarının projeleri ekonomik bulmadığı gerekçesiyle ek ücret talep ettiğini ya da görevden çekildiğini belirtti. Bu durumun sistemin işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Çiçekli, “Yapı denetim sistemi, güvenli ve standartlara uygun yapılaşmayı sağlamak amacıyla kurulmuş hayati bir mekanizmadır. Ancak uygulamada yaşanan bu tür sorunlar, sistemin amacından uzaklaşmasına neden oluyor” diye konuştu.
Açıklamasında yaşanan sürecin en çok dar gelirli ve küçük ölçekli inşaat yapan vatandaşları etkilediğini vurgulayan Çiçekli, şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaş bir yandan inşaatını tamamlamaya çalışırken, diğer yandan denetim firmalarının talepleri ve belirsizlikleriyle karşı karşıya kalıyor. İstifa eden firmalar nedeniyle yeniden atama süreçleri uzuyor, bürokrasi artıyor ve inşaatlar gecikiyor. Daha da önemlisi, bu süreçte vatandaş ile müteahhit adeta karşı karşıya getiriliyor.”
Yapı denetim firmalarının istifa süreçleri ve ek taleplerinin tamamen kendi inisiyatiflerine bırakılmaması gerektiğini belirten Çiçekli, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi çağrısında bulundu.
Özellikle küçük ölçekli projelerde standart ve bağlayıcı bir uygulama modelinin oluşturulmasının önemine dikkat çeken Çiçekli, bu sayede yaşanan mağduriyetlerin büyük ölçüde azaltılabileceğini söyledi.
Yapı denetimin bir kazanç kapısı değil, doğrudan kamu güvenliğini ilgilendiren bir sorumluluk olduğunun altını çizen Çiçekli, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yapı denetim firmaları bugün içinde bulunduğu havuz sistemine kendi tercihleriyle geçmiştir. Bu nedenle sistemin getirdiği sorumluluklar, zorunluluklar ve ekonomik koşullar sonradan gerekçe gösterilerek vatandaşa yansıtılmamalıdır. Bu sistemi kabul eden her paydaş, o sistemin kurallarına ve yükümlülüklerine bağlı kalmak zorundadır.”