HABERMAX. CHP Nilüfer İlçe Başkanı Av. Deniz Baykal, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in devam eden yargı süreçleri sonuçlanıncaya kadar parti üyeliklerinin askıya alınmasına ilişkin açıklamasına tepki gösterdi. Baykal, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan parti üyeliklerinin askıya alınmasını veya istifaya yönlendirilmesini doğru bulmadığını belirtti.

Baykal, yaptığı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi’nin kişilerden, makamlardan ve dönemsel tartışmalardan çok daha büyük olduğunu vurguladı.
Parti içerisinde yaşanan sorunların, kırgınlıkların ve fikir ayrılıklarının çözüm yerinin CHP’den uzaklaşmak değil, partinin kendi demokratik yapısı ve örgütü içerisinde olması gerektiğini ifade eden Baykal, örgüt içi dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in yıllarca CHP çatısı altında siyaset yaptığını hatırlatan Baykal, her iki ismin de seçim dönemlerinde örgütle birlikte mücadele ettiğini ve Bursa ile Nilüfer’e hizmet verdiğini belirtti.
«“Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem, yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını taşıyan, seçim meydanlarında örgütümüzle birlikte mücadele eden, Nilüfer’e ve Bursa’ya hizmet etmiş yol arkadaşlarımızdır.”»
Bozbey ve Erdem hakkında devam eden yargı süreçlerinin hukuk içerisinde, özgür, adil ve şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Baykal, iddiaların araştırılması ve suçun sabit olması halinde hukuki karşılığının verilmesi gerektiğini söyledi.
Ancak kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan kişilerin suçlu ilan edilmesine karşı çıkan Baykal, masumiyet karinesinin önemine vurgu yaptı.
«“Masumiyet karinesi, yalnızca iyi günlerde hatırlanacak bir hukuk ilkesi değildir. Asıl zor zamanlarda sahip çıkılması gereken bir ilkedir.”»
Bir ilçe başkanı olarak yargının yerine geçemeyeceğini ve geçmemesi gerektiğini ifade eden Baykal, CHP örgütünün görevinin hüküm vermek değil, hukukun üstünlüğünü ve partinin demokratik değerlerini savunmak olduğunu belirtti.
Baykal, yıllarca birlikte mücadele ettikleri yol arkadaşlarını zor günlerinde yalnız bırakmamanın kendisi açısından siyasi bir tercih değil, örgüt olmanın gereği olduğunu dile getirdi.
CHP’nin yalnızca iyi günlerin partisi olmadığını vurgulayan Baykal, siyasi dayanışmanın özellikle zor dönemlerde önem kazandığını belirtti.
«“Asıl dayanışma zor günlerde gösterilir. Asıl vefa, herkes yanınızdayken değil; zor zamanlarda yol arkadaşınızın yanında durabilmektir.”»
Bu nedenle yargı süreçleri sonuçlanmadan Bozbey ve Erdem’in parti üyeliklerinin askıya alınmasını ya da istifaya yönlendirilmesini doğru bulmadığını belirten Baykal, yıllarca CHP için mücadele eden isimlerin zor günlerinde yalnız bırakılmaması gerektiğini savundu.
Parti içerisinde farklı görüşlerin ve eleştirilerin bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Baykal, farklı düşüncelerin dışlayıcı bir anlayışla değil, CHP’nin demokratik kültürü içerisinde dile getirilmesi gerektiğini söyledi.
Baykal, “Elbette parti içerisinde eleştirilerimiz olacaktır. Yanlış gördüğümüz konularda itiraz edeceğiz. Farklı düşüncelerimizi açıkça söyleyeceğiz. Ancak birbirimizi dışlayarak değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik kültürü içerisinde mücadele ederek yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Açıklamasının sonunda CHP’nin kurumsal kimliğine ve örgüt kültürüne vurgu yapan Baykal, partinin kişilerin ve makamların üzerinde olduğunu belirtti.
«“Kişiler değişir. Görevler değişir. Makamlar değişir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Bizim görevimiz birbirimizi tüketmek değil, partimizi büyütmektir.”»
Baykal, CHP için geçmişte mücadele edenlerin bugün zor günlerinde yalnız bırakılmayacağını belirterek, partinin hukukuna, değerlerine, örgüt kültürüne ve dayanışma ruhuna sahip çıkacaklarını ifade etti.
“CHP, sadece seçim kazandığımız günlerin değil; birlikte sınandığımız zor günlerin de partisidir” diyen Baykal, açıklamasını “Adalet herkes için, hukuk herkes için, Cumhuriyet Halk Partisi hepimiz için” sözleriyle tamamladı.