
Bir ödül töreninde yaptığı konuşma sırasında hemşehrilerine yönelik eleştirel ifadeler kullanan Çiçek, Yozgatlıları “tavus kuşuna” benzetti. Konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Arabaşı yutmakla, Sürmeliyi söylemekle Yozgatlılık olmaz. Şu arabaşı toplantılarına ayırdığımız zaman kadar ‘biz kimiz?’ sorusuna da zaman ayırmanız lazım.”
Yozgat kültürünün önemli unsurlarından olan arabaşı geleneği ve Sürmeli türküsü üzerinden yapılan bu benzetme, bazı vatandaşlar tarafından kırıcı ve küçümseyici olarak değerlendirildi.
Çiçek’in Yozgatlıları “tavus kuşuna” benzetmesi özellikle dikkat çekti. Bu benzetmenin ne anlam taşıdığı ve hangi bağlamda kullanıldığı kamuoyunda tartışma konusu oldu. Bazı yorumcular, Çiçek’in sözlerinin kimlik ve aidiyet konusunda daha derin bir sorgulamaya işaret ettiğini savunurken; bazı hemşehrileri ise ifadelerin haksız ve incitici olduğunu dile getirdi.
Açıklamaların ardından sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapıldı. Yozgatlı vatandaşlar, kültürel değerlerin küçümsendiğini savunarak tepki gösterdi. Özellikle “arabaşı” ve “Sürmeli” gibi yerel sembollerin Yozgat kimliğinin önemli parçaları olduğuna vurgu yapıldı.
Öte yandan bazı kullanıcılar ise Çiçek’in sözlerinin doğrudan bir hakaret değil, toplumsal bir öz eleştiri çağrısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Cemil Çiçek’in açıklamaları, yalnızca yerel bir polemik olarak değil, aynı zamanda “yerel kimlik” ve “aidiyet” kavramları üzerinden daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Kültürel sembollerle kimlik inşasının yeterli olup olmadığı, şehirlerin kendilerini nasıl tanımladığı ve geleceğe dair nasıl bir vizyon ortaya koyduğu gibi konular yeniden gündeme taşındı.
Tepkilerin ardından Cemil Çiçek’ten yeni bir açıklama gelip gelmeyeceği merak konusu oldu. Yerel kamuoyunda tartışmalar sürerken, söz konusu ifadelerin uzun süre gündemde kalması bekleniyor.
Yozgatlı vatandaşlar açısından ise mesele yalnızca bir benzetme değil; kültürel değerler ve memleket aidiyeti üzerinden hassas bir konu olarak değerlendiriliyor.