HABERMAX. İstanbul – Gazeteci, TV yorumcusu ve eski milletvekili Barış Yarkadaş, Türkiye’nin su kaynakları ve kuraklık tehdidi konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Yarkadaş, dün İstanbul’da gün boyu etkili olan yağmurun baraj doluluk oranlarını sadece yüzde 2 artırdığını, doluluk oranının 20’den 22’ye yükseldiğini belirterek, “Bu artış, susuzluk krizine çözüm olmayacak kadar yetersizdir” dedi.
Türkiye’nin başta İstanbul olmak üzere birçok büyük kentinde su yönetimi ve kuraklık konusunun ihmal edildiğine dikkat çeken Yarkadaş, özellikle Ege bölgesinde maden şirketlerinin yeraltı su kaynaklarını hızla tükettiğini söyledi. Ayrıca suyun ticarileştirilmesinin, halkın suya erişimini daha da zorlaştırdığını ifade etti.
Kuraklığın Nedenleri Çok Katmanlı
Yarkadaş, Türkiye’de su kaynaklarının yönetiminde yaşanan sorunları ayrıntılı bir şekilde şöyle özetledi:
Yetkililer Nerede?
Bu tabloya bakıldığında Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda ciddi bir su krizine sürüklendiğini vurgulayan Yarkadaş, “Peki bu sorunları düşünen bir yetkili ya da kurum var mı?” sorusunu sorarak, “Tabii ki yok…” dedi. Yarkadaş, devletin ve ilgili kurumların su kaynaklarının korunması, kuraklığın etkilerini azaltacak politikalar geliştirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi konusunda yeterince adım atmadığını belirtti.
Susuzluk Türkiye’nin En Önemli Sorunu Haline Geliyor
Uzmanlar da Yarkadaş’ın uyarılarını destekler nitelikte veriler paylaşıyor. İstanbul’un baraj doluluk oranlarının son yıllarda sürekli olarak kritik seviyelerde seyrettiği, yeraltı su seviyelerinin düştüğü ve tarımsal üretimde su kaynaklarının giderek daha fazla tükendiği biliniyor. Kuraklık ve susuzluk, Türkiye’nin sadece tarım sektörünü değil, sanayi ve şehirleşme dinamiklerini de doğrudan etkiliyor.
Barış Yarkadaş, yetkililere seslenerek, “Su yönetimi ve kuraklık Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri. Bugünden önlem alınmazsa, önümüzdeki yıllarda suya erişim ve tarımsal üretim ciddi şekilde tehlikeye girecek” uyarısında bulundu.
Türkiye, iklim değişikliği, kentleşme ve yanlış su politikaları nedeniyle küresel ölçekte artan kuraklık tehdidiyle mücadele etmek zorunda kalırken, uzmanlar ve çevre aktivistleri, acil önlemler alınmadığı takdirde önümüzdeki yıllarda su kıtlığının hem ekonomik hem de sosyal sonuçlarının dramatik olacağını belirtiyor.