
Ramazan ayının empati ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayan Önder, oruç ibadetinin açlığı soyut bir kavram olmaktan çıkararak vicdanlarda somut bir duyguya dönüştürdüğünü ifade etti. Ancak Türkiye’de birçok vatandaşın ibadet amacıyla değil, ekonomik koşullar nedeniyle aç kaldığını savunan Önder, mevcut gelir seviyelerinin yetersizliğine dikkat çekti.
Önder, açlık sınırının 31 bin liranın üzerinde olduğunu belirterek, asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli maaşının ise 20 bin lira seviyesinde bulunduğunu söyledi. Emeklilerin büyük bölümünün 30 bin liranın altında gelir elde ettiğini ifade eden Önder, çalışan nüfusun önemli bir kısmının asgari ücretle geçinmeye çalıştığını dile getirdi.
Bu tablonun sağlıklı ve dengeli beslenmeyi zorlaştırdığını kaydeden Önder, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek emekli ve dar gelirli kesimlere yeterli destek sağlanmadığını savundu.
Türkiye’nin yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından zengin bir ülke olduğunu belirten Önder, doğru ekonomik politikalar uygulanmadığı için bu potansiyelin değerlendirilemediğini öne sürdü. Devlet gelirlerinin büyük bölümünün vergi ve cezalardan oluştuğunu iddia eden Önder, mevcut bütçe yapısını eleştirdi.
BTP’nin çözüm önerisinin parti programında yer alan “Milli Ekonomi Modeli” olduğunu ifade eden Önder, bu modelin uluslararası kongrelerde liberal ve kapitalist ekonomik anlayışa alternatif olarak ele alındığını söyledi. Modelin uygulanması halinde atıl durumdaki kaynakların ekonomiye kazandırılacağını savunan Önder, herkesin refah içinde yaşayabileceği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu dile getirdi.
Önder, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve adalet duygularını güçlendirmesi temennisinde bulunarak açıklamasını tamamladı.