HABERMAX. Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu; olası erken seçim tartışmaları, Borsa İstanbul’da yaşanan sert hareketler, yatırımcıların durumu, terörsüz Türkiye süreci, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve yeni anayasa tartışmaları hakkında partisinin görüşlerini açıkladı.
gorselKaramahmutoğlu, hükümet çevrelerinde seçim tarihine ilişkin tartışmaların başladığını öne sürerek, bu durumun Türkiye’nin seçim sürecine girdiğini gösterdiğini savundu.
“Seçim konuşulmaya başlandıysa macun tüpten çıkmış demektir”
Seçimin 2027 yılının sonbaharında mı yoksa ilkbaharında mı yapılacağına ilişkin tartışmaların iktidar çevrelerinde gündeme geldiğini belirten Karamahmutoğlu, seçim tarihinin erkene alınıp alınmayacağına yönelik tartışmaların başladığını söyledi.
Karamahmutoğlu, “Seçim konuşulmaya başlandıysa macun tüpten çıkmış demektir. Ülke seçim sürecinin içine girmiş demektir.” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi yöneticisi, Cumhur İttifakı içerisinde seçimin zamanlamasına ilişkin bir tartışmanın bulunduğunu ileri sürerek, seçim atmosferinin siyasi gündemin önemli başlıklarından biri haline geldiğini savundu.
İktidar içindeki güç mücadelesi iddiası
Karamahmutoğlu, iktidar partisinin kendi içerisinde güç mücadelesi yaşandığını da ileri sürdü.
Bu mücadelenin seçim süreciyle bağlantılı olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bürokrasiden medya ve sanat dünyasına, şirketlerden sermaye piyasalarına kadar farklı alanlarda iktidar grupları arasında rekabet yaşandığını iddia etti.
Karamahmutoğlu, Türkiye’nin her gün yeni bir krizle karşı karşıya kaldığını öne sürerek, açıklamalarının devamında sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Borsa İstanbul’daki düşüş üzerinden hükümete eleştiri
15 ve 16 Eylül tarihlerinde Borsa İstanbul’da yaşanan düşüşü gündemine alan Karamahmutoğlu, BIST 100 Endeksi’nin iki günlük süreçte yüzde 7,82 gerilediğini belirtti.
Karamahmutoğlu, söz konusu düşüşün şirketlerin piyasa değerlerinde ve yatırımcıların portföylerinde önemli kayıplara yol açtığını ifade ederek hükümetin piyasaların işleyişine ilişkin sorumluluğu bulunduğunu savundu.
Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarındaki gelişmeler üzerinden hükümete yönelik eleştirilerde bulunan Karamahmutoğlu, yaşanan kayıpların vatandaşların ekonomik durumunu daha da zorlaştırdığını ileri sürdü.
Mehmet Şimşek’e “Neden tedbir almadınız?” sorusu
Karamahmutoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha önce sermaye piyasalarında manipülasyonla mücadele konusunda yaptığı açıklamaları hatırlattı.
4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde yapılan değerlendirmelere atıfta bulunan Karamahmutoğlu, piyasalarda şeffaflık ve kurallara dayalı yatırım anlayışının önemine dikkat çekildiğini belirtti.
Karamahmutoğlu, bu açıklamalara rağmen 15-16 Eylül tarihlerinde yaşanan piyasa hareketleri nedeniyle Mehmet Şimşek’e ve hükümete yönelik sorular yöneltti.
Zafer Partisi adına hükümetten sermaye piyasalarındaki gelişmeler konusunda kamuoyuna açıklama yapılmasını isteyen Karamahmutoğlu, yatırımcıların uğradığı zararların ve alınan tedbirlerin ayrıntılı şekilde açıklanması gerektiğini savundu.
Fon yatırımcılarıyla ilgili açıklama
Karamahmutoğlu, konuşmasında bazı fonlara ilişkin tasfiye süreçlerine de değindi.
517 bin yatırımcının söz konusu süreçlerden etkilendiğini ve yaklaşık 850 milyar liralık fon büyüklüğünün gündeme geldiğini ileri süren Karamahmutoğlu, tasfiye sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yatırımcıların zararlarının daha net ortaya çıkacağını söyledi.
Karamahmutoğlu ayrıca Terra Grup, Pusula Portföy, Pusula Finans Holding ve Katılımevim ile ilgili kamuoyunda dile getirilen iddiaların araştırılması gerektiğini savundu.
Bu şirket ve kuruluşlarla ilgili “kayırma”, “şaibeli ilişkiler” ve “usulsüz yetkiler” şeklindeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Karamahmutoğlu, hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
PKK ve “Terörsüz Türkiye” süreci eleştirisi
Basın toplantısında terör örgütü PKK'nın tasfiyesine yönelik yürütülen sürece de değinen Karamahmutoğlu, Zafer Partisi olarak süreci yakından takip ettiklerini belirtti.
Karamahmutoğlu, örgütün silah bırakıp bırakmadığına ilişkin kamuoyunun düzenli şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini savunarak, süreç kapsamında oluşturulan mekanizmaların nasıl işlediğine ilişkin açıklama talep etti.
Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarına ilişkin de iddialarda bulunan Karamahmutoğlu, devlet tarafından bu konuda yapılan uygulamaların kamuoyuna açıklanması gerektiğini öne sürdü.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması gündeminde
Karamahmutoğlu'nun gündeme getirdiği bir diğer başlık ise Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın katılımıyla imzalanan anlaşma, üç ülkenin ortak güvenlik ve savunma iş birliğini geliştirmesini öngörüyor. Anlaşmaya göre üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik kabul edilmesi hükmü bulunuyor.
Karamahmutoğlu ise anlaşmanın Türkiye'nin olası askeri yükümlülükleri açısından TBMM'de ele alınması gerektiğini savundu.
Konuşmasında Yemen'deki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, Türkiye'nin bölgedeki çatışmalara askeri olarak dahil olmasına karşı olduklarını ifade etti.
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye'nin NATO dahil mevcut uluslararası ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını, bunların tamamlayıcısı olduğunu açıklamıştı.
Mehmet Uçum’un yeni anayasa açıklaması
Karamahmutoğlu'nun basın toplantısında üzerinde durduğu başlıklardan biri de yeni anayasa tartışmaları oldu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'un yeni anayasa konusunda yaptığı açıklamalara dikkat çeken Karamahmutoğlu, özellikle 29. Yasama Dönemi vurgusunu gündeme taşıdı.
Uçum, 27 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında Türkiye'nin muhtemelen bir sonraki yasama döneminde, yani 29. Dönem TBMM eliyle yeni anayasasını yapacağını belirtmişti. Uçum ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yetkililerinin yaklaşımının referandumlu yeni anayasa yapımı yönünde olduğunu ifade etmişti.
Karamahmutoğlu ise bu açıklamaların önümüzdeki genel seçimin önemini artırdığını savundu.
“Önümüzdeki seçim Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bir seçim olacaktır”
Karamahmutoğlu, yapılacak ilk genel seçimin yalnızca yeni bir hükümetin belirlenmesi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, yeni anayasa tartışmaları nedeniyle seçimin Türkiye'nin geleceği bakımından daha geniş sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Karamahmutoğlu, söz konusu açıklamalar üzerinden seçmenlere çağrıda bulunarak, yaklaşan seçim döneminde anayasa tartışmalarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Zafer Partisi'nin seçimlere ilişkin tutumunu açıklayan Karamahmutoğlu, partisinin Türk seçmeninden oy talep ettiğini ifade etti.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.