
Yavaş açıklamasında, Tanju Özcan’ın çağrıldığında adliyeye gidip ifadesini verebilecek bir belediye başkanı olduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi:
“Kaçma şüphesi olmayan, delil karartma ihtimali bulunmayan ve görevini kamuoyu önünde sürdüren bir belediye başkanının sabahın erken saatlerinde evinden alınması hangi hukuki zorunluluğa dayanmaktadır?
Davet edilince farklı, evinden alınınca farklı bir ifade vermeyecek bir kamu görevlisinin evinden alınmasının hukuki karşılığı nedir?”
Yavaş, ceza muhakemesinde esas olanın davet usulü olduğunu hatırlatarak, gözaltının istisnai bir koruma tedbiri olduğunu ve ancak somut ve kaçınılmaz bir zorunluluk halinde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasını hukuk devleti ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde sürdüren Yavaş, uygulamanın kamu vicdanında soru işaretleri doğurduğunu ve yargı süreçlerini güçlendirmediğini belirtti:
“Hukuk devletinde tedbirler ölçülü olmak zorundadır. Ölçülülük ilkesinden uzaklaşan uygulamalar, yargı süreçlerini güçlendirmez; tam tersine kamu vicdanında soru işaretleri doğurur.”