HABERMAX. Aralarında eski milletvekilleri, akademisyenler, araştırmacı-yazarlar, sanatçılar ve Alevi kurumlarının eski yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda Alevi aydın, Türkiye’de yürütülen barış ve demokratikleşme tartışmalarına ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Bildirgede, Kürt sorunundan kaynaklanan çatışma döneminin sona ermesine yönelik adımlar olumlu karşılanırken, Aleviler açısından kaygı yaratacağı belirtilen bazı tarihsel referanslara sert tepki gösterildi.
gorsel“Silahlardan arınmış bir sürecin başlaması sevindirici”
“Alevi Aydınlar Bildirgesi” başlığıyla kamuoyuna duyurulan açıklamada, Kürt sorunundan kaynaklanan yaklaşık 40 yıllık çatışma ve şiddet döneminin sona ermesine yönelik taraflar arasındaki uzlaşmanın, silahlardan arınmış yeni bir sürecin önünü açmasının memnuniyet verici olduğu belirtildi.
Barışı temel bir değer olarak gördüklerini ifade eden imzacılar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yürütülen yasal çalışmaları da yakından takip ettiklerini açıkladı.
Bildiride, “Demokrasiyi güçlendirecek yasal adımların atılması en samimi temennimizdir” denildi.
İmralı merkezli açıklamalara tepki
Alevi aydınlar, TBMM’de barış ve kardeşlik vurgusu yapılırken, tarihin kanlı dönemlerine referans veren İmralı merkezli açıklamaların toplumdaki güven duygusunu zedelediğini savundu.
Açıklamada, söz konusu açıklamalara sürecin paydaşları ve uzlaşı bileşenlerinden yeterli tepki gösterilmemesinin de kaygı verici olduğu ifade edildi.
“Yavuz Selim–İdris-i Bitlisi ittifakını kabul etmiyoruz”
Bildirgenin en dikkat çeken bölümlerinden birini, 16. yüzyıla ilişkin tarihsel değerlendirmeler oluşturdu.
İmzacı Alevi aydınlar, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki ilişkiyi Aleviler açısından ağır sonuçları bulunduğunu savundukları tarihsel bir dönem üzerinden değerlendirdi.
Bildiride, Abdullah Öcalan’ın siyasi yol haritası kapsamında bu tarihsel ilişkiye referans verdiği yönündeki değerlendirmeye tepki gösterilerek, bunun insan hakları, evrensel değerler ve barış açısından kabul edilemez olduğu savunuldu.
Açıklamada, “Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Suriye’deki gelişmeler de bildiride yer aldı
Alevi Aydınlar Bildirgesi’nde Suriye’deki gelişmelere de geniş yer ayrıldı.
Suriye’de eski rejimin ardından ortaya çıkan siyasi ittifakların Alevilerin temel hakları açısından ciddi riskler oluşturduğu ileri sürülürken, geçmişte IŞİD ile başlayan Alevilere yönelik saldırıların farklı biçimlerde devam etme ihtimalinin kaygı yarattığı belirtildi.
Bildiride, Türkiye ve Suriye’de yaşayan Alevileri endişelendirecek herhangi bir dil ve söylemin kabul edilmeyeceği vurgulandı.
Alevi kurumlarına ve demokratik çevrelere çağrı
İmzacı aydınlar, süreç kapsamında Alevi kurumları ve aydınlarının yanı sıra sol, sosyalist ve demokrat çevrelere de çağrıda bulundu.
Açıklamada, demokratik yasal hakların güvence altına alınacağı bir barış ve kardeşlik sürecinin oluşturulması için daha duyarlı olunması istendi.
Kürt sorununun çözümüne yönelik TBMM’de yürütülen yasal çalışmaların önemsendiği belirtilirken, çözümün 16. yüzyıldan kalma tarihsel referanslar yerine evrensel demokratik değerler temelinde şekillenmesi gerektiği savunuldu.
“Demokratik ve seküler bir gelecek tüm toplumların yararına”
Bildiride, Türkiye ve Ortadoğu’nun geleceğine ilişkin de önemli bir mesaj verildi.
Alevi aydınlar, evrensel değerler temelinde oluşturulacak demokratik ve seküler bir geleceğin, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’daki tüm toplumların yararına olacağı görüşünü dile getirdi.
Açıklamanın sonunda ise barış vurgusu öne çıkarıldı.
“Dün şiarımız barıştı, bugün de öyle, yarın da öyle olacak” denildi.
Bildirgeyi çok sayıda isim imzaladı
Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne eski milletvekilleri, akademisyenler, tarihçiler, araştırmacı-yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve Alevi kurumlarının eski yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda isim imza attı.
Bildirgenin imzacıları arasında Şerafettin Halis, Müslüm Doğan, Necati Yılmaz, Ali Balkız, Fevzi Gümüş, Prof. Dr. Ayfer Karakaya-Stump, Doç. Dr. Daimi Cengiz, Musa Ağacık, Turgut Yüksel, Zafer Taşkın ve çok sayıda Alevi aydın ve araştırmacı yer aldı.
İmzacılar, bildirgeyle birlikte bir yandan çatışmasızlık ve demokratik çözüm arayışlarına destek verirken, diğer yandan Aleviler açısından tarihsel ve güncel kaygı oluşturduğunu düşündükleri söylemlere karşı kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.