
Çelik, millet iradesine yönelik her türlü müdahalenin doğrudan millete karşı yapılmış bir saldırı anlamı taşıdığını vurguladı. Darbelerin yalnızca siyasi sistemi değil, aynı zamanda toplumun değerlerini ve geleceğini de hedef aldığını ifade etti.
28 Şubat sürecini “millet düşmanı bir girişim” olarak nitelendiren Çelik, bu dönemin dış destekli bir proje olduğunu savundu. Süreçte binlerce gencin hayatının karartıldığını, eğitim ve çalışma haklarının ellerinden alındığını dile getirdi.
Çelik, vesayet odaklarının ülkenin temel değerlerine düşmanca yaklaştığını ve saldırgan bir anlayış sergilediğini ifade etti.
Açıklamada, 28 Şubat sürecine ilişkin “bin yıl sürecek” söylemine de gönderme yapıldı. Çelik, bu anlayışın milletin vicdanında mahkum edildiğini ve milli iradenin sarsılmaz gücünün tüm hesapları bozduğunu belirtti.
Çelik, açıklamasında ’ın liderliğine özel bir parantez açtı. Erdoğan’ın milletin değerlerine yönelik tehditlere karşı dünya siyaset tarihine geçmiş bir mücadele verdiğini savundu.
Bu mücadelenin, bedel ödemeyi göze alan bir demokrasi ve milli egemenlik mücadelesi olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde milli iradeye karşı uygulamaların ortadan kaldırıldığını söyledi.
Açıklamanın sonunda Çelik, Türkiye’nin temel değerlerine, Cumhuriyet’e, demokrasiye ve meşru siyasete karşı girişimlerin tarih önünde gerekli cevabı aldığını belirterek sözlerini şu ifadeyle tamamladı:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”