
İddiaya göre Gamze Yıldız, 29 Mart tarihinde Ümraniye’de bulunan özel bir tıp merkezine yüksek ateş ve grip belirtileri nedeniyle başvurdu. Kayıt sırasında ilaçlara, özellikle de penisiline karşı alerjisi olduğunu sağlık personeline bildirdiği öne sürüldü.
Ancak aileye göre buna rağmen genç kadına çeşitli ilaçların karıştırıldığı bir serum uygulandı. Serumun, doktor yerine laboratuvar teknikeri olduğu iddia edilen bir kişi tarafından hazırlandığı ileri sürüldü.
Serum uygulandıktan kısa süre sonra Gamze Yıldız’ın nefes almakta zorlandığı ve aniden fenalaştığı belirtildi. Yaşanan kriz sırasında genç kadının kalbinin durduğu, ilk müdahalenin ardından 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Ümraniye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi.
Yoğun bakım ünitesinde yaklaşık bir ay boyunca tedavi altında tutulan Yıldız, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Olay sonrası ortaya atılan iddialar ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Aile, olay sırasında merkezde görevli nöbetçi doktorun Gamze Yıldız’ı hiç muayene etmediğini, ilk müdahaleyi ise tesadüfen orada bulunan başka bir doktorun yaptığını öne sürdü.
Ayrıca yapılan entübasyon işleminin yanlış ve eksik gerçekleştirildiği, durumun ancak sevk edildiği devlet hastanesinde fark edildiği iddia edildi.
Gamze Yıldız’ın yakınları, olay saatlerine ilişkin belgelerde tutarsızlık bulunduğunu ve bazı kayıtların sonradan değiştirilmiş olabileceğini iddia etti. Aile ayrıca aynı sağlık merkezinde daha önce de benzer olayların yaşandığını savundu.
Gamze Yıldız’ın babası Neytullah Yıldız, bilgi almak için sağlık merkezine gittiklerinde tehdit edildiklerini öne sürdü.
Acılı baba, “Buraya defalarca geldik. Ancak bazı kişiler bize silah gösterip tehditlerde bulundu. Kızım basit bir grip şikâyetiyle geldiği yerde hayatını kaybetti. Buna rağmen merkez hâlâ faaliyet göstermeye devam ediyor” diyerek tepkisini dile getirdi.
Baba Yıldız, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak gerekli denetimlerin artırılmasını istedi.
Anne Suna Doğantekin ise kızının hayvanları çok seven, yaşam dolu biri olduğunu belirterek sorumluların cezalandırılmasını talep etti.
Doğantekin, kızının ilaç alerjisini her ortamda dile getiren son derece dikkatli biri olduğunu ifade ederek, “Kızım yürüyerek girdiği hastaneden bir daha çıkamadı. Serumun içeriğinde ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.
Aile, sağlık merkezinde yeterli denetim olmadığını ve olay sırasında ciddi organizasyon eksikliği yaşandığını savundu. Anne Doğantekin, merkezde nöbetçi doktor bulunmaması ve müdahalelerin yetersiz kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, “Burada sağlık hizmetinden çok farklı şeyler dönüyor gibi hissediyoruz” şeklinde konuştu.
Genç kadının kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme başlatıldığı öğrenildi. Hazırlanacak raporun ardından olayla ilgili hukuki sürecin netleşmesi bekleniyor.