HABERMAX. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Özdağ; Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen okul yakınındaki silahlı saldırı, “Terörsüz Türkiye” süreci ve Türkiye’nin Orta Doğu politikası hakkında değerlendirmelerde bulundu.
gorselOkul saldırıları için erken uyarı sistemi çağrısı
Turgutlu’da okul yakınında meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin konuşan Özdağ, Türkiye’de okul saldırılarının arttığını savunarak mevcut tedbirlerin yeterli olmadığını ileri sürdü.
Özdağ, saldırının önceden bazı işaretler taşıdığını belirterek, okulun riskli olarak değerlendirildiği bir durumda saldırının gerçekleşmesinin tedbirlerin yeniden ele alınmasını gerektirdiğini söyledi.
Özdağ, okullarda yalnızca güvenlik görevlisi veya fiziksel güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını ifade ederek erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Öğrencilerin durumlarının daha etkin şekilde takip edilmesi gerektiğini belirten Özdağ, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında ortak bir çalışma yürütülmesi gerektiğini savundu.
Özdağ ayrıca, bazı öğrencilerin risk altında olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin onları “potansiyel suçlu” olarak görme anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.
Turgutlu’daki saldırının ardından TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu da ilçede incelemelerde bulunmuştu. Komisyonun çalışmaları kapsamında öğretmen ve okul yöneticileriyle görüşmeler gerçekleştirildi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise saldırının okul binasının içerisinde değil, okul yakınındaki sokakta gerçekleştiğini ve saldırganın silahı evden aldığını açıklamıştı.
Özdağ Turgutlu’da yaralı öğrenciyi ziyaret etti
Özdağ, açıklamasının ardından Turgutlu’ya geçerek saldırıda yaralanan öğrencilerden birini ve ailesini ziyaret etti.
Ziyarette öğrenci ve ailesine geçmiş olsun dileklerini ileten Özdağ, saldırıda yaralanan diğer öğrencilerin durumları hakkında da bilgi aldı.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise saldırının ardından iki Cumhuriyet savcısının görevlendirildiği, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen çocuğun gözaltına alındığı, anne, baba ve silahın kullanımında bulunduğu belirtilen dedenin de gözaltına alındığı bildirilmişti. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü açıklandı.
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin sert eleştiri
Basın mensuplarının “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, sürecin yalnızca PKK mensuplarının durumuyla sınırlı kalmayacağını öne sürdü.
Özdağ, sürecin Abdullah Öcalan’ın siyasi aktör haline getirilmesi ve PKK mensuplarının serbest bırakılması yönünde ilerlediğini iddia ederek, bunun karşılığında anayasa değişikliklerinin gündeme gelebileceğini savundu.
Anayasanın ilk üç maddesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, söz konusu maddelerle bağlantılı değişikliklerin Türkiye’nin devlet yapısı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Özdağ ayrıca, kamuoyunun dikkatinin zaman içerisinde konudan uzaklaştırılmasının daha önceki çözüm süreci dönemine benzer bir yöntem olduğunu savundu.
Bu bölümde dile getirilen değerlendirmeler Özdağ’ın siyasi yorum ve iddiaları olup, ilgili süreçte hükümetin ve diğer siyasi aktörlerin farklı açıklamaları bulunabileceği için ifadelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor.
Mekke Anlaşması ve Suudi Arabistan açıklaması
Özdağ’ın gündemindeki bir diğer başlık ise Türkiye’nin Suudi Arabistan ve bölge ülkeleriyle ilişkileri oldu.
“Mekke Anlaşması”nın henüz yürürlüğe girmediğini savunan Özdağ, anlaşmanın TBMM tarafından onaylanmadığını ve Birleşmiş Milletler’e bildirilmediğini ileri sürdü.
Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü korumak amacıyla Türk askerini riske atmasına karşı olduğunu belirten Özdağ, Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleriyle öncelikle ekonomik iş birliğini geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“Türk askerinin kanını riske atmasına hayır diyoruz”
Özdağ, Türkiye’nin Husilerle yaşanan gerilim nedeniyle askeri bir operasyonun parçası olmasına da karşı çıktı.
Türkiye’nin askeri kapasitesinin farklı coğrafyalarda kullanılmasının ülkenin mevcut güvenlik dengeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Özdağ, özellikle Ege, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki gelişmelere dikkat çekti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Yemen ve Kızıldeniz bölgesinde kullanılmasının Türkiye açısından gerekli olmadığını ifade eden Özdağ, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Özdağ’ın açıklamaları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Husiler ve bölgesel güvenlik başlıklarındaki açıklamalarına yönelik eleştirilerinin de devamı niteliğinde oldu.
Türkiye’nin Orta Doğu politikasına ilişkin önerisi
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’nin Orta Doğu politikasında askeri anlaşmalar yerine ekonomik iş birliğinin ön plana çıkarılması gerektiğini savundu.
Özdağ, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle ticaret ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin Türkiye’nin çıkarları açısından önemli olduğunu ifade ederken, Türk askerinin başka ülkelerin güvenliği için savaşmasının doğru olmadığını dile getirdi.
Özdağ’ın açıklamalarında üç temel başlık öne çıktı: Türkiye’de okul saldırılarına karşı daha kapsamlı erken uyarı ve takip mekanizmalarının oluşturulması, “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik anayasa ve güvenlik eksenli itirazlar ve Türkiye’nin Orta Doğu’da askeri angajman yerine ekonomik iş birliğine ağırlık vermesi gerektiği yönündeki yaklaşım.
Habermax.net
#ÜmitÖzdağ #ZaferPartisi #Turgutlu #OkulSaldırısı #TerörsüzTürkiye #MekkeAnlaşması #SuudiArabistan #Husiler #Türkiye #Siyaset #Gündem #Habermax


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.