HABERMAX. BURSA – Mustafa Bozbey hakkında yürütülen soruşturma ve gözaltı sürecine ilişkin Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı’ndan dikkat çeken bir açıklama geldi. İl Başkanı Hanza Gürsel imzasıyla yayımlanan metinde, sürecin yalnızca bir yargı meselesi değil; hukukun işleyişi, kamu yönetimi ve toplum vicdanı açısından değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Kişi Değil, İlke ve Sistem Üzerinden Değerlendiriyoruz”
Açıklamada, meselenin kişisel bir tartışma olarak değil, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ele alındığı ifade edildi. Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, mevcut haliyle sürecin “ciddi soru işaretleri barındırdığını” belirterek, hukukun zamanlaması ve uygulanma biçimine dikkat çekti.
Zamanlama Tartışması: “Geciken Adalet, Soru İşaretleri Doğurur”
Bozbey’in 1999–2019 yılları arasında Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı hatırlatılan açıklamada, 2019 sonrası 5 yıllık süreçte herhangi bir belediye görevi bulunmadığına dikkat çekildi. Buna rağmen, 2019 öncesine ait iddialarla bugün gözaltı uygulanmasının “hukukun doğal işleyişiyle bağdaşmadığı” ifade edildi.
Saadet Partisi’ne göre bu tablo, geciktirilmiş ve seçici biçimde devreye sokulan bir yargı anlayışını akla getiriyor.
İmar İddiaları ve “Şehir Hakkı” Vurgusu
Açıklamada, suçlamaların imar uygulamalarıyla ilgili olduğu belirtilerek, bu konunun yalnızca teknik değil, doğrudan “şehir hakkı” ile ilgili olduğu vurgulandı. Nilüfer Belediyesi dönemine ilişkin iddialarda, dönemin Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminin sürecin dışında bırakılmasının, soruşturmanın bütünlüğü açısından sorun yarattığı ifade edildi.
Ayrıca, imar süreçlerinin yalnızca belediyelerle sınırlı olmadığı; bakanlıklar, denetim mekanizmaları ve yargı gibi birçok kurumu kapsadığı hatırlatıldı.
“Gözaltı Tedbiri Ölçülü Değil”
Saadet Partisi açıklamasında, Bozbey’in ifadeye çağrılmak yerine doğrudan gözaltına alınmasının hukuki ölçülülük ilkesine uygun olmadığına dikkat çekildi. Mevcut şartlarda davet veya ifade yöntemiyle sürecin yürütülebileceği savunuldu.
Seçici Hukuk Eleştirisi: “Adalet Değil, Güven Erozyonu Üretir”
Açıklamanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise “seçici hukuk” eleştirisi oldu. Benzer iddiaların geçmişte farklı yönetimler için soruşturulmamış olmasının, bugün yürütülen sürecin tarafsızlığına gölge düşürdüğü ifade edildi.
Saadet Partisi, hukukun geciktirilmesi ya da seçici uygulanmasının yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamında güven kaybına yol açacağını belirtti.
Çağrı: “Herkes İçin Eşit ve Zamanında Hukuk”
Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, açıklamasının sonunda net bir çağrıda bulundu:
Hukuk, zamanında ve eşit şekilde işletilmeli
Soruşturmalar siyasi takvimlere göre değil, hukuki gerekliliklere göre yürütülmeli
Kim olursa olsun benzer iddialar aynı ciddiyetle ele alınmalı
Açıklamada, “Geçiktirilen yargılama da, seçtirilen yargılama da adalete değil, siyasetin güç kullanımına işaret eder” ifadeleriyle sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi boyutuna da dikkat çekildi.
Kamu Vicdanı Vurgusu
Son olarak, kamuoyunun beklentisinin “kişilere yönelik operasyonlar” değil; şeffaf, adil ve kapsayıcı bir hukuk sistemi olduğu vurgulandı. Saadet Partisi’ne göre, Bursa’daki bu süreç, Türkiye’de hukukun eşit uygulanıp uygulanmadığının önemli bir testi niteliğinde.