
Kılıçdaroğlu açıklamasında, geçmişteki dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinin yanlış yorumlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında gerçekleri halkımızla paylaşmak zorunluluk hâline gelmiştir.”
Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir ayrıcalığı doğru bulmadığını vurguladı. Açıklamasında milletvekili dokunulmazlığına yaklaşımını da şu sözlerle dile getirdi:
“Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.”
Kılıçdaroğlu, 2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine ilişkin de konuşarak, o dönemde alınan kararın “siyasi bir tuzağı bozmak” amacı taşıdığını savundu.
Sürecin anayasal çerçevede tartışıldığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın daha sonra yargı süreçlerini farklı bir şekilde işleterek hukuk ilkelerini ihlal ettiğini iddia etti.
Kılıçdaroğlu, açıklamasında yargı süreçlerine de sert eleştiriler yöneltti. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından bazı siyasetçilerin hızlı şekilde gözaltına alınmasını eleştirerek bunun “hukukun araçsallaştırılması” olduğunu savundu.
Açıklamasında Selahattin Demirtaş ve diğer tutuklu siyasetçilere de değinen Kılıçdaroğlu, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini ifade etti.
Selahattin Demirtaş hakkında yapılan yargı süreçlerine değinen Kılıçdaroğlu, geçmişte bu konularda demokratik mücadele yürüttüklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında hukuk devleti vurgusu yaparak tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.
“Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek adalet mücadelesine devam edeceğiz.”
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, dokunulmazlıklar ve yargı süreçleri üzerinden yürütülen siyasi tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı.