HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan ile gazeteci-yazar Barış Terkoğlu, Ankara’da düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğinde okurlarla bir araya geldi. Terkoğlu’nun hazırladığı, Okuyan’ın sorulara verdiği yanıtlardan oluşan “Kemal Okuyan ile Söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” kitabı kapsamında gerçekleştirilen buluşmanın adresi Çankaya Sahne oldu. Etkinlik, kitabın İstanbul’un ardından Ankara’daki ikinci okur buluşması olarak gerçekleşti.
gorselSöyleşide Türkiye’nin güncel siyaseti, ekonomi, yoksulluk, kamu yönetimi, Cumhuriyet değerleri, muhalefetin izlediği siyaset, Türkiye solu, emperyalizm, NATO ve sosyalizm gibi çok sayıda başlık ele alındı. Okuyan, TKP’nin siyasi yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerini aktarırken Terkoğlu da kitabın ortaya çıkış sürecini ve Okuyan’a yönelttiği soruların arka planını anlattı.
Kitap İlk Haftasında Üçüncü Baskıya Ulaştı
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Barış Terkoğlu, kitabın yayımlanmasının ardından kısa sürede üçüncü baskıya ulaştığını belirterek okurlardan gördüğü ilgiyi dile getirdi. Kitabın, daha önce Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan “Cumhuriyet ve Komünistler” çalışmasıyla da bağlantılı olduğunu anlatan Terkoğlu, yeni kitabın hazırlanma sürecinden söz etti.
“Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” başlığının ortaya çıkışını da anlatan Terkoğlu, eski Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’a atfedilen “Komünistlik lazımsa onu da biz getiririz” sözünden hareketle kitabın adını belirlediklerini ifade etti.
Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan kitap 88 sayfadan oluşuyor ve Eylül 2026’da yayımlandı.
Okuyan: “Komünizm Hava Kadar Su Kadar Gereklidir”
Söyleşinin ana başlıklarından biri, komünizmin günümüzdeki anlamı ve TKP’nin siyasi yaklaşımı oldu.
Kemal Okuyan, Türkiye’de toplumsal sistemin tıkandığını savunarak komünizmin bu sisteme alternatif olduğunu söyledi.
Okuyan, borsa, yatırım fonları, adalet yönetimi ve seçim tartışmaları gibi güncel gelişmelerin dahi mevcut sistemin sorunlarını ortaya koyduğunu ifade ederek, “Bugün tıkanmış bir toplumsal sistem var ve bu sistemin biricik alternatifi komünizmdir” dedi.
Okuyan konuşmasında, “Bu sistem çürüyor ve çöküyor. Bu çöküşün altında kalmamak, yeni bir hayat kurmak için mücadele ediyoruz. O yüzden komünizm hava kadar su kadar gerekli” ifadelerini kullandı.
“İyi İnsan Kazanamazsa Kötülerin Kazandığı Dünya Normalleşiyor”
Barış Terkoğlu’nun, insanların gündelik yaşamlarında yaşanan sorunlara rağmen neden farklı siyasi seçeneklere yeterince ilgi göstermediğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Okuyan, bunun toplumsal ve tarihsel nedenleri bulunduğunu savundu.
Türkiye’de geniş bir kesimin mevcut ekonomik koşulları sürdüremeyecek noktaya geldiğini ileri süren Okuyan, toplumun önemli bir bölümünün ise gelecekte yaşanabilecek gelişmeleri henüz yeterince fark etmediğini söyledi.
Terkoğlu’nun “İnsanlar size oy vermiyor ama ikinci seçenek TKP diyor, bu neden böyle?” sorusuna da yanıt veren Okuyan, bazı vatandaşların TKP’ye ilişkin olumlu değerlendirmelerinin “iyi insanlar” ve “çalıp çırmazlar” ifadeleri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Okuyan, toplumda “iyilerin kazanacağına” ilişkin inancın zayıfladığını savunarak, “İyi insan kazanamazsa kötülerin kazandığı bir dünya normalleşiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Erdoğan Gitsin Demek Büyük Bir Kolaycılık”
Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidardan ayrılması halinde Türkiye’de sorunların kendiliğinden çözüleceği yönündeki yaklaşım oldu.
Barış Terkoğlu’nun bu konudaki sorusunu yanıtlayan Okuyan, yalnızca bir siyasi liderin değişmesinin sistemdeki sorunları çözmeyeceğini savundu.
Okuyan, “Erdoğan bugün gitse sokağa çıkıp bunu kutlayacak insanların parçası oluruz. Ama ertesi sabah bu yalancı bahara karşı mücadele ederiz” dedi.
Mevcut yapının yerine alternatif bir siyasal ve toplumsal düzen oluşturulmadığı takdirde sorunların devam edeceğini öne süren Okuyan, “Erdoğan gitsin, Türkiye’nin sorunları çözülür” yaklaşımını “büyük bir kolaycılık” olarak nitelendirdi.
CHP ve Muhalefet Eleştirisi
Kemal Okuyan, Türkiye’de muhalefet siyasetinin yöntemlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Muhalefetin zaman zaman iktidara alternatif oluştururken aynı ekonomik ve siyasal yapı içerisinde çözüm aradığını savunan Okuyan, özellikle holdingler ve tarikatlar üzerinden yürüttüğü değerlendirmelerde CHP’ye yönelik eleştiriler dile getirdi.
Okuyan’a göre AKP iktidarından çıkış için sermaye gruplarına ve tarikatlara alternatif oluşturmak yerine, bunların karşısında bulunan yoksul kesimlere ve Cumhuriyetçi toplumsal kesimlere dayanılması gerektiğini savundu.
Okuyan, AKP döneminde iş yapan şirketlerin CHP’li belediyelerde de iş yapabildiğini ileri sürerek, muhalefetin bu tür ilişkiler üzerinden siyaset üretmesinin kendi açısından sorun oluşturduğunu iddia etti.
“Muhalefet ABD ve NATO Konusunda ‘Biz Daha İyisini Yaparız’ Diyor”
Söyleşide dış politika da gündeme geldi.
Barış Terkoğlu, muhalefet liderlerinin Avrupa basınında yayımlanan bazı yazılarında NATO, ABD ve Rusya politikaları konusunda iktidardan farklı bir yaklaşım sergilediklerini belirterek bu tutumun Avrupa’da nasıl karşılandığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kemal Okuyan ise bu başlık üzerinden muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Okuyan, bazı Batılı çevrelerin AKP iktidarından ziyade muhalefetin olası politikalarından daha fazla endişe duyduğunu savundu ve muhalefetin ABD ve NATO konusunda “biz daha iyisini yaparız” yaklaşımı sergilediğini ileri sürdü.
“CHP ve DEM Gölgesinde Siyasetin Türkiye Soluna Zararını Görmek Gerekiyor”
Barış Terkoğlu’nun, sosyalistlerin bazı tarihsel kırılma dönemlerinde CHP veya DEM Parti arkasında siyaset izlemesini sorması üzerine Okuyan, bunun temelinde sistemin değişebileceğine ilişkin inancın zayıflamasının bulunduğunu savundu.
Okuyan, sosyalistlerin kendi bağımsız siyasal çizgilerini koruması gerektiğini belirterek, CHP ve DEM Parti çizgisinin arkasında siyaset yürütmenin Türkiye soluna zarar verdiğini ileri sürdü.
Okuyan ayrıca solun yalnızca seçim dönemlerine sıkıştırılmış bir siyaset anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini ifade etti.
“Konu Sayılar Değil, Program Doğrultusu”
Türkiye solunun neden daha geniş bir birliktelik oluşturamadığı sorusuna da yanıt veren Okuyan, meselenin yalnızca partilerin yan yana gelmesi olmadığını savundu.
Okuyan, “Konu sayılar değil, program doğrultusu” ifadelerini kullanarak siyasi birlikteliklerin ortak bir program ve hedef doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi.
Özgür Özel’in mitinglerine de atıfta bulunan Okuyan, yalnızca mitinglerde bayrak sallamanın yeterli olmadığını, siyasi bir program ve devrim hedefi bulunması gerektiğini ifade etti.
“Cumhuriyet Değerlerini Savunmak Bize Kaldı”
Söyleşide TKP’nin Cumhuriyetçi çizgisi de ele alındı.
Okuyan, TKP’nin kuruluş ve siyasal çizgisinde “kökü dışarıda” şeklindeki eleştirilere karşı Türkiye’ye ait bir sosyalist hareket oldukları vurgusunu yaptıklarını söyledi.
Cumhuriyet değerlerinin son yıllarda tahrip edildiğini savunan Okuyan, bu değerleri savunma görevinin kendilerine kaldığını ileri sürdü.
Okuyan, laiklik ve Cumhuriyet değerleri üzerinden de ana muhalefete yönelik eleştirilerde bulundu.
“Bu Ülkeyi Yönetebilir misiniz?” Sorusu
Söyleşinin dikkat çeken bölümlerinden biri de TKP’nin Türkiye’yi yönetme kapasitesi üzerine yapılan değerlendirmeler oldu.
Barış Terkoğlu’nun “Bu ülkeyi yönetebilir misiniz?” sorusuna Okuyan, “Evet diyerek başlayayım; ama hep birlikte yönetiriz” yanıtını verdi.
Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların eşitsizlik ve adaletsizlik nedeniyle toplumun tamamının yararına kullanılamadığını savunan Okuyan, TKP’nin tek başına ülkeyi yöneteceği iddiasında bulunmadığını belirtti.
Okuyan, yurtsever ve Cumhuriyetçi kesimlerle birlikte ülkenin kaynaklarını halkın yararına kullanabilecekleri bir düzen kurulabileceğini ifade etti.
Yoksulluk, Süt Tartışması ve Emperyalizm
Söyleşide ekonomik sorunlar ve yoksulluk konusu da geniş yer tuttu.
Barış Terkoğlu, piyasada satılan bazı market markalı sütlere ilişkin gündeme gelen tartışmalardan hareketle Türkiye’de yoksulluğun tüketici tercihleri üzerindeki etkisini anlattı.
Terkoğlu, düşük gelirli vatandaşların daha ucuz ürünlere yönelmek zorunda kaldığını belirtirken, bu durumun yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal sonuçları da bulunduğunu savundu.
Okuyan ise bu örnek üzerinden yoksulluk ile emperyalizm arasındaki ilişkiye dikkat çektiğini belirtti.
“Siyaset Yapan İşçilere, Emekçilere İhtiyacı Var Bu Ülkenin”
Söyleşinin sonunda Kemal Okuyan, Türkiye’de siyasetin yalnızca profesyonel siyasetçiler tarafından yürütülmemesi gerektiğini savundu.
Yoksulluk koşullarının insanların yaşam biçimlerini etkilediğini belirten Okuyan, ekonomik olarak zor durumda olan insanların siyasi tercihlerinin de bu koşullar tarafından belirlenmemesi gerektiğini ifade etti.
Okuyan, muhalefet partilerinin sermaye çevreleriyle kurduğu ilişkilere yönelik eleştirilerini sürdürerek, yoksulluğun sona erdirilmesi için sermaye yapısının değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Konuşmasının sonunda ise “Siyaseti siyasetçilere bırakmayacağız. Siyaset yapan işçilere, emekçilere ihtiyacı var bu ülkenin” ifadelerini kullandı.
Ankara’daki Buluşmada Çok Sayıda Başlık Masaya Yatırıldı
Çankaya Sahne’de gerçekleştirilen etkinlikte Kemal Okuyan ve Barış Terkoğlu, yeni kitapları üzerinden Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemini değerlendirdi.
Söyleşide TKP’nin sosyalizm ve komünizm anlayışından Türkiye solunun mevcut durumuna, CHP ve DEM Parti ile ilişkilerden Cumhuriyet değerlerine, yoksulluktan emperyalizme, dış politikadan Türkiye’nin geleceğine kadar çok sayıda konu başlığı ele alındı.
“Kemal Okuyan ile Söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” kitabının Ankara’daki buluşması, söyleşinin ardından imza etkinliğiyle devam etti.
Habermax.net
#KemalOkuyan, #BarışTerkoğlu, #TKP, #TürkiyeKomünistPartisi, #KomünistliğinNeLüzumuVar, #Ankara, #Çankaya, #Siyaset, #TürkiyeSolu, #Sosyalizm, #Komünizm, #Habermax, #Habermaxnet


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.