HABERMAX. Günlük yaşamda hareketsizliğin ve beslenme alışkanlıklarının değişmesinin karaciğer sağlığını doğrudan etkilediği uyarısı geldi. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Karademir, karaciğer yağlanmasının fazla kilo, insülin direnci, tip 2 diyabet ve yüksek kolesterol gibi faktörleri olan kişilerde daha sık görüldüğünü belirtti.

Karademir, “Karaciğer hücrelerinin içinde normalden fazla yağ birikmesi anlamına gelen karaciğer yağlanması, ilerleyerek iltihaplanma, hücre hasarı ve daha ileri aşamalarda siroz ile karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor” ifadelerini kullandı.
Özellikle ileri evre yağlanma ve siroz gelişen hastalarda karaciğer kanseri riskinin arttığını vurgulayan Karademir, “Son yıllarda, sirozu olmayan kişilerde bile yağlanmaya bağlı olarak karaciğer kanseri geliştiğini gözlemliyoruz. Diyabeti olan, hızlı kilo alan veya karaciğer testleri yüksek seyreden kişilerin daha yakından takip edilmesi çok kıymetli. Kan testleri, ultrasonografi, MR ve bazı durumlarda düzenli kanser taramaları büyük önem taşıyor” dedi.
Kilo Kaybı ve Sağlıklı Yaşam Tarzı Önemli
Karademir, var olan kilonun %7-10 oranında kaybedilmesi, düzenli yürüyüş yapılması ve Akdeniz tipi beslenmenin karaciğer sağlığını olumlu etkilediğini söyledi. “Bu değişiklikler karaciğer yağlanmasının gerilemesine yardımcı olabilir ve kanser riskini azaltabilir. Günlük hayata entegre edilecek küçük ama sürdürülebilir adımlar çok fark yaratır” uyarısında bulundu.
Özetle: Karaciğer yağlanması ihmal edilmemeli, risk grubundaki kişiler düzenli olarak takip edilmeli ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ilerlemesi önlenmeli.