HABERMAX. İstanbul’un ulaşım geleceğine yön verecek kritik bir buluşma hayata geçirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen İstanbul Ulaşım Çalıştayı ile kentin plansız büyümesinin yol açtığı trafik yoğunluğundan ulaşımda afet dayanıklılığına, toplu ulaşım entegrasyonundan hizmet kalitesi ve verimliliğine kadar birçok başlık altında hazırlanan 6 ana temalı stratejik eylem planı kamuoyuna sunuldu.

Toplam 210 paydaşın “ortak akıl” ve “bilimsel yöntemler” doğrultusunda katkı sunduğu çalıştay, İstanbul’u daha sürdürülebilir, erişilebilir ve dirençli bir ulaşım sistemine kavuşturma hedefiyle önemli bir dönüm noktası oldu. Bu buluşma, İBB’nin 2019 yılında gerçekleştirdiği İstanbul Sürdürülebilir Ulaşım Kongresi ile başlattığı katılımcı yönetim sürecinin, İstanbulluların önerileriyle şekillenmeye devam eden en güncel halkalarından biri olarak kayda geçti.
İBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Florya Kampüsünde düzenlenen İstanbul Ulaşım Çalıştayı; ulaşımın tüm bileşenlerine bütüncül ve çok yönlü çözümler üretmek amacıyla gerçekleştirildi. Çalıştay, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir’in açılış konuşmalarıyla başladı.
Etkinlikte; İstanbul’daki 61 üniversiteden akademisyenler, 39 ilçe belediyesinden teknik bürokratlar, ulaşım sektöründe görev yapan uzmanlar ve ulaşım esnafı bir araya geldi. Farklı disiplinlerden oluşan bu geniş katılımlı heyet, İstanbul’un ulaşım sorunlarını ve çözüm önerilerini masaya yatırdı. Çalıştay sonucunda ortaya çıkan hedefler, Bilim Kurulu’nun değerlendirmesinin ardından uygulama projelerine yön verecek.
Çalıştayda ele alınan 6 ana tema, İstanbul’un yalnızca bugünkü trafik sorunlarına değil; gelecekteki nüfus hareketliliği, kentsel gelişim ve afet risklerine karşı da güçlü bir savunma hattı oluşturmayı hedefliyor. Fiziksel yatırımların teknolojik çözümlerle desteklendiği bu vizyon, “akıllı şehir” yaklaşımını ulaşımın merkezine yerleştiriyor.
Raylı sistemlerin ana omurga olarak kabul edildiği bu temada, ulaşım modlarının fiziksel ve dijital entegrasyonu hedefleniyor. Bekleme sürelerinin azaltılması, mikromobilite erişimi, minibüslerin İstanbulkart sistemine dahil edilmesi ve yapay zekâ destekli yönlendirme sistemleri öncelikler arasında yer alıyor.
Özel araç kullanımının azaltılması amacıyla esnek mesai saatleri, bölgesel otopark ücretlendirmeleri, düşük emisyon bölgeleri ve “Park Et Devam Et” sistemlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor.
Akıllı trafik sistemleri, gerçek zamanlı yönetim uygulamaları, toplu ulaşım öncelikli şeritler ve trafik denetim yetkilerinin yerel yönetimlerle paylaşılması bu temanın ana başlıklarını oluşturuyor.
Arazi kullanımı ile ulaşım planlamasının eş zamanlı yürütülmesi hedefleniyor. Yeni çekim merkezleriyle yolculuk sürelerinin azaltılması ve kentsel hareketliliğin dengelenmesi amaçlanıyor.
Afet anlarında ulaşım ağının kesintisiz çalışmasını sağlamak için köprü ve viyadüklerin güçlendirilmesi, tahliye koridorlarının açık tutulması ve kurumlar arası veri paylaşımının artırılması öngörülüyor.
Şoför eğitimlerinin standartlaştırılması, Elektronik Ulaşım Yönetimi Lisansı’nın hayata geçirilmesi ve esnafın gelir çeşitliliğinin desteklenmesiyle hem hizmet kalitesinin hem de sektörel sürdürülebilirliğin artırılması hedefleniyor.
İBB’nin 2019 yılında başlattığı ortak akıl süreci, son 5 yılda önemli sonuçlar verdi. Bu süreçte 65,1 km uzunluğunda 6 yeni metro hattı ve 62 istasyon hizmete alındı. Raylı sistemlerin toplu ulaşımdaki payı yüzde 35,5’ten 43’e, günlük yolculuk sayısı ise 2,7 milyondan 4 milyona yükseldi.
İETT filosuna 785 yeni araç ve 250 elektrikli otobüs kazandırılırken, gece seferleri başlatıldı. Bisiklet yolu ağı 569 km’ye, yeni otopark kapasitesi ise 21 binin üzerine çıkarıldı. “Park Et Devam Et” alanlarıyla kent merkezine araç girişi azaltıldı.
Taksi sorununa yönelik olarak araç sayısı artırılırken, Uygulama Bazlı Taksi modeliyle dijital dönüşüm süreci başlatıldı. Bu sistemle hem vatandaşın taksiye erişiminin kolaylaştırılması hem de ulaşım esnafının verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden İBB, ulaşıma erişimi bir hak olarak ele alarak 861 binden fazla anneye Anne Kart, iş arayan vatandaşlara ise destek kartları sundu. Böylece ulaşım, yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda sosyal destek mekanizması haline getirildi.
İstanbul Ulaşım Çalıştayı ile ortaya konan bu yol haritası, kentin ulaşım geleceğini bilimsel veriler, katılımcı yönetim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor.