
Depremin hemen ardından kurulan geçici barınma ve yardım alanlarından, tam donanımlı ve kalıcı hizmet binalarına geçiş dönemi başladı. Bu yeni yatırım, Kızılay’ın Hatay’daki faaliyetlerini geçici birer lojistik noktası olmaktan çıkarıp, şehrin yeniden imarında kilit rol oynayan “daimi bir merkez” konumuna taşıyor.
Antakya’nın kalbinde yer alan yeni hizmet merkezi, sadece idari bir bina değil, çok fonksiyonlu bir iyileştirme üssü olarak tasarlandı:
Afet Yönetimi: Olası acil durumlara karşı hızlı müdahale kapasitesi artırıldı.
Sosyal Koordinasyon: Yardımların ihtiyaç sahiplerine en doğru ve hızlı şekilde ulaşması için merkezi bir lojistik ağı kuruldu.
Modern Aşevi: Bölge halkının beslenme ihtiyaçlarına modern standartlarda yanıt verecek geniş kapasiteli bir aşevi altyapısı devreye alındı.
Tapu teslim töreninde konuşan Türk Kızılay İstanbul Merkez Şube Başkanı Yılmaz Sezgin, projenin duygusal ve stratejik önemine vurgu yaptı. Türkiye Mücevher İhracatçıları Birliği ile birlikte atılan bu adımın, sadece betonarme bir yapı inşa etmekten öte olduğunu belirten Sezgin, şunları söyledi:
“Bu bina, Antakya’nın yeniden ayağa kalkışının ve Kızılay’ın bu kadim topraklardaki ebedi varlığının bir mührüdür. Dayanışmanın en güzel örneğini sergileyerek Hatay’ımıza kalıcı bir eser bırakmanın gururunu yaşıyoruz.”
İstanbul Merkez Şube Başkanı Yılmaz Sezgin, binanın tapusunu Hatay İl Merkezi Başkanı Hüseyin Kimyonoğlu’na teslim ederek merkezin resmi açılışını gerçekleştirdi. Bu gelişmeyle birlikte Türk Kızılay, Hatay’daki kurumsal kapasitesini en üst düzeye çıkararak, hem deprem sonrası rehabilitasyon sürecinde hem de gelecekteki olası ihtiyaçlarda bölge halkının en güçlü dayanağı olmaya devam edeceğini bir kez daha kanıtladı.