HABERMAX. Çekmeköy Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ÇEKSİAD) düzenlediği kahvaltılı üye buluşmasının konuğu olan ekonomist ve finans eğitmeni Bora Tokgöz, iş dünyasına yönelik kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Yatırım kararlarından risk alma davranışına, şirketlerin temel hedeflerinden enflasyonla mücadele sürecine kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaşan Tokgöz, sanayici ve girişimcilerin ekonomik gelişmeleri değerlendirirken risk, getiri ve enflasyon arasındaki ilişkiye dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
gorselÇEKSİAD Kahvaltısında Bora Tokgöz’den Ekonomi ve Yatırım Mesajları
ÇEKSİAD üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Tokgöz, özellikle iş insanlarının günlük ticari faaliyetlerinde zaten önemli ölçüde risk aldıklarına dikkat çekerek, yatırım kararlarının da bu gerçeklikten bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti.
Tokgöz’den İş Dünyasına Yatırım Perspektifi
Konuşmasının başında modern finans teorisi ve yatırım kararlarının temel mantığı üzerine değerlendirmelerde bulunan Bora Tokgöz, şirketlerin varlık nedenlerinden birinin kâr elde etmek olduğunu belirtti.
Şirketlerin temel amaçlarından birinin kârı maksimize etmek olduğunu ifade eden Tokgöz, daha yüksek kazanç beklentisinin beraberinde daha yüksek risk alma ihtiyacını getirdiğine dikkat çekti.
Finans dünyasında getiri ile risk arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirten Tokgöz, yatırımcıların karar verirken yalnızca elde edilecek kazanca değil, bu kazancı elde etmek için üstlenilecek riskin boyutuna da bakması gerektiğini anlattı.
Tokgöz, yatırım kararlarının yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, yatırımcının psikolojisinin ve risk karşısındaki davranışlarının da önemli olduğunu vurguladı.
“Daha Fazla Kazanç İçin Risk Almak Gerekiyor”
Bora Tokgöz, konuşmasında daha fazla kazanç elde etmenin temel unsurlarından birinin risk almak olduğunu belirtti.
Ancak risk almanın kontrolsüz biçimde hareket etmek anlamına gelmediğine dikkat çeken Tokgöz, yatırımcıların karşılaşabilecekleri riskleri önceden değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
Özellikle iş insanlarının ticari hayatlarında her gün farklı kararlar almak zorunda kaldığını belirten Tokgöz, girişimciliğin doğasında belirsizlik ve risk bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle sanayici ve girişimcilerin yatırım dünyasındaki risk kavramına yabancı olmadığını belirten Tokgöz, işletme kurmanın, üretim yapmanın, yeni pazarlara açılmanın ve yatırım gerçekleştirmenin zaten başlı başına çeşitli riskleri beraberinde getirdiğini anlattı.
“Girişimcinin Doğasında Risk Almak Var”
Tokgöz, konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde girişimcilerin risk alma davranışını ele aldı.
Katılımcılara çeşitli varsayımsal yatırım örnekleri yönelten Tokgöz, insanların aynı miktardaki kazanç veya kayıp ihtimali karşısında nasıl farklı kararlar verebildiğini anlattı.
Televizyon yarışmalarındaki seçenekler üzerinden yaptığı benzetmelerle yatırım kararlarının psikolojik boyutuna dikkat çeken Tokgöz, insanların risk karşısındaki davranışlarının her zaman matematiksel beklentilerle aynı doğrultuda olmayabileceğini ifade etti.
Girişimcilerin ise iş hayatlarının gereği olarak risk almaya daha alışkın olduğunu belirten Tokgöz, yeni bir işletme kurmanın veya mevcut bir işletmeye yatırım yapmanın zaten belirli ölçüde risk üstlenmek anlamına geldiğini söyledi.
Yatırım Kararlarında Risk ve Getiri Dengesi
Bora Tokgöz, yatırım konusunda karar verirken yalnızca “ne kadar kazanırım?” sorusunun sorulmaması gerektiğini belirtti.
Bunun yanında “ne kadar risk alıyorum?”, “yatırımın geri dönüşü ne kadar sürede gerçekleşebilir?” ve “ekonomik koşullar değiştiğinde ne olur?” gibi soruların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Finansal kararların kişiden kişiye değişebileceğini belirten Tokgöz, bir yatırımcının yüksek risk olarak gördüğü bir yatırımın başka bir yatırımcı tarafından farklı değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Bu noktada yatırımcının kendi risk iştahını doğru belirlemesinin önemine değinen Tokgöz, yatırım kararlarının kişisel finansal durum, beklenti ve ekonomik şartlarla birlikte ele alınması gerektiğini anlattı.
Mevduat ve Devlet Güvencesi Üzerinden Yatırım Örneği
Tokgöz konuşmasında mevduat hesaplarını da yatırım araçları açısından değerlendirdi.
Mevduatın, devlet güvencesi kapsamında belirli şartlar ve limitler çerçevesinde en güvenli yatırım araçlarından biri olarak değerlendirilebileceğini belirten Tokgöz, yatırımcıların güvenlik ile getiri arasında tercih yapmak durumunda kalabileceğini söyledi.
Daha yüksek getiri beklentisinin genellikle daha yüksek risk anlamına geldiğini ifade eden Tokgöz, yatırım araçlarının değerlendirilmesinde güvenlik, getiri ve likidite gibi farklı unsurların birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
“Enflasyon Gerçeğini Göz Ardı Etmemeliyiz”
Bora Tokgöz’ün konuşmasında en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri ise enflasyon oldu.
Yatırım kararlarının değerlendirilmesinde yalnızca nominal getirinin dikkate alınmasının yeterli olmadığını belirten Tokgöz, enflasyonun yatırımın gerçek değerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Bir yatırımın belirli bir oranda kazanç sağlamasının tek başına yeterli olmadığını belirten Tokgöz, söz konusu getirinin aynı dönemde gerçekleşen enflasyonla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Bu nedenle yatırımcıların karar verirken paralarının satın alma gücündeki değişimi de hesaba katmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin Yüksek Enflasyon Geçmişine Dikkat Çekti
Türkiye’nin yüksek enflasyonla ilk kez karşılaşmadığını belirten Bora Tokgöz, konuşmasında özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda yaşanan ekonomik süreçlere dikkat çekti.
Son 40 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin farklı dönemlerde yüksek enflasyonla mücadele ettiğini ifade eden Tokgöz, geçmişte yaşanan deneyimlerin bugün alınan ekonomik kararların değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Tokgöz, yüksek enflasyonun yalnızca fiyatların yükselmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda yatırım kararlarından tüketici davranışlarına, şirketlerin maliyetlerinden tasarruf tercihlerine kadar ekonominin birçok alanını etkilediğini ifade etti.
Dezenflasyon Sürecine İlişkin Değerlendirme
Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin mevcut dezenflasyon sürecine ayıran Tokgöz, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesine yönelik politikaların uygulandığını belirtti.
Tokgöz, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dezenflasyon sürecindeyiz, yani enflasyon kademeli olarak düşmeye başladı. Yeni politikalarla beraber 2026 sonu için açıklanan Orta Vadeli Plan'da enflasyon hedefi %28.4, 2027 için %21, 2028 için %13.5... Tek haneli enflasyonları ancak 2029'da görmeyi bekliyoruz. Türkiye maalesef yüksek enflasyon gerçeğiyle ilk kez karşılaşmıyor; 80'leri ve 90'ları hatırlayanlar bilir. Dolayısıyla enflasyona çok dikkat etmemiz gereken bir dönemdeyiz.”
Tokgöz, bu değerlendirmesiyle iş insanlarının önümüzdeki dönemde yatırım ve finansal planlamalarını yaparken enflasyon beklentilerini de dikkate almaları gerektiğine işaret etti.
Orta Vadeli Plan Hedeflerine Dikkat Çekti
Bora Tokgöz, konuşmasında Orta Vadeli Plan kapsamında açıklanan enflasyon hedeflerini de gündeme getirdi.
2026, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin hedeflerin yatırım ve ekonomi açısından önemli göstergeler arasında bulunduğunu belirten Tokgöz, dezenflasyon sürecinin zamana yayılan bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Tokgöz’ün aktardığı hedeflere göre 2026 yılı sonunda yüzde 28,4, 2027 yılında yüzde 21 ve 2028 yılında yüzde 13,5 enflasyon oranının hedeflendiğini ifade etti.
Tek haneli enflasyon beklentisinin ise 2029 yılına işaret ettiğini belirten Tokgöz, iş dünyasının bu süreçte ekonomik göstergeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
İş İnsanlarına Uzun Vadeli Bakış Mesajı
Tokgöz’ün değerlendirmelerinde kısa vadeli ekonomik hareketlerin yanı sıra uzun vadeli bakış açısı da öne çıktı.
İş insanlarının yatırım kararlarında günlük piyasa hareketlerinden ziyade daha geniş ekonomik çerçeveyi değerlendirmesinin önemine dikkat çeken Tokgöz, ekonomik göstergelerin birlikte okunması gerektiğini belirtti.
Enflasyon, faiz, yatırım getirisi ve risk gibi unsurların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tokgöz, finansal kararların bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini anlattı.
Finansal Kararlarda Bilgi ve Analiz Vurgusu
Bora Tokgöz, iş insanlarının finansal kararlarında bilgiye dayalı hareket etmesinin önemine de değindi.
Ekonomik koşulların sürekli değişebildiğini belirten Tokgöz, yatırım kararlarının yalnızca çevreden duyulan bilgiler veya kısa vadeli beklentiler üzerinden verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Risk ve getiri arasındaki dengenin doğru kurulmasının yatırım sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Tokgöz, ekonomik gelişmelerin takip edilmesinin ve yatırım araçlarının özelliklerinin bilinmesinin önemini vurguladı.
ÇEKSİAD Üyelerinden Tokgöz’e Sorular
Bora Tokgöz’ün sunumunun ardından toplantıda soru-cevap bölümüne geçildi.
ÇEKSİAD üyeleri, ekonomi ve finans gündemine ilişkin merak ettikleri konuları Tokgöz’e yöneltti.
İş dünyasının farklı sektörlerinden gelen sorular üzerinden ekonomik gelişmeler değerlendirilirken, yatırım kararlarında karşılaşılabilecek riskler ve mevcut ekonomik ortamın iş dünyasına yansımaları üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Soru-cevap bölümüyle birlikte ÇEKSİAD’ın kahvaltılı üye buluşmasındaki ekonomi ve finans gündemi tamamlandı.
Bora Tokgöz’ün konuşmasında özellikle risk-getiri dengesi, girişimcilik, yatırım psikolojisi, mevduat, enflasyon ve Türkiye’nin dezenflasyon süreci öne çıkan başlıklar oldu.
Habermax.net
#ÇEKSİAD, #BoraTokgöz, #Çekmeköy, #Ekonomi, #Finans, #Enflasyon, #Dezenflasyon, #Yatırım, #Risk, #Girişimcilik, #İşDünyası, #Sanayici, #FinansEğitimi, #Habermax


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.