HABERMAX. ANKARA – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde hükümetin dış politika hamlelerini sert bir dille eleştirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden tarihsel göndermelerle yüklü bir analiz paylaşan Baş, dış politikada kameralar önündeki “zafer fotoğraflarının” gerçeği yansıtmadığını savundu.
Hükümetin, ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılımı üzerinden diplomatik bir başarı algısı yaratmaya çalışacağını ileri süren BTP lideri, ağırlama yapmanın tek başına bir güç göstergesi olmadığını belirtti. Baş, şu ifadeleri kullandı:
“Hükümet muhtemelen Trump’ın gelişi üzerinden bir diplomatik zafer fotoğrafı vermeye çalışacak. Oysa dış politikada asıl mesele, kameraların önündeki tokalaşma değil, kameraların arkasında Türkiye adına alınan kararlardır. Türkiye ev sahibi olabilir. Ama Türkiye masanın sahibi mi? Ülkemizin ihtiyacı, başkalarının kurduğu masalarda yer kapmaya çalışan bir dış politika değildir.”
Açıklamasında 1833 yılında imzalanan Hünkar İskelesi Antlaşması’nın yıl dönümüne dikkat çeken Hüseyin Baş, Osmanlı Devleti’nin iç tehditleri savuşturmak amacıyla Rusya ile yaptığı bu anlaşmanın boğazlar üzerindeki egemenliği nasıl zedelediğini hatırlattı. Günü kurtarmak adına verilen tavizlerin bağımsızlığı tehlikeye attığını söyleyen Baş, Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki diplomatik kazanımları örnek gösterdi:
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde cephede kazanılan Kurtuluş Savaşı, Lozan’da tüm kapitülasyonları tarihe gömdü ve boğazlar konusundaki egemenliğimiz Montrö ile de taçlandırıldı. Yani tarih bize sadece zayıflığın bedelini değil, bağımsızlık iradesinin neleri geri alabileceğini de gösteriyor.”
Türkiye’nin çok eksenli veya bağımlı bir dış politika yerine, tamamen kendi iradesiyle hareket eden bir vizyona ihtiyaç duyduğunu vurgulayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ülkemizin ihtiyacı, bir gün Washington’dan, bir gün Moskova’dan gelecek işarete göre pozisyon alan bir dış politika değildir. Türkiye’nin ihtiyacı, kendi masasını kurabilen, kendi kararını alabilen ve bağımsızlığından ödün vermeyen bir dış politika anlayışıdır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin ortaya koyduğu irade de tam olarak budur.”