HABERMAX. Bebeklerde ağız ve diş sağlığının temelleri, ilk süt dişlerinin çıkmasıyla değil, doğumdan itibaren oluşturulan doğru beslenme ve bakım alışkanlıklarıyla atılıyor. Şeker tüketimi, beslenme sıklığı, gece beslenmeleri, ağız hijyeni, biberon ve emzik kullanımı gibi birçok faktör, erken çocukluk döneminde diş çürüğü riskini etkileyebiliyor.
gorselÇocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, bebeklik döneminden itibaren ağız ve diş sağlığının korunması için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 10 temel noktaya dikkat çekti.
İlk iki yıl şekerden uzak durulması öneriliyor
Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, çocuklarda diş çürüğü açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Özellikle küçük yaşlarda şekerli yiyecek ve içeceklerle tanışılması, ağız ve diş sağlığı açısından risk oluşturabiliyor.
Bu nedenle 2 yaşın altındaki çocukların beslenmesinde şeker bulunmamasına dikkat edilmesi, ilerleyen dönemlerde de şeker içeren yiyecek ve içeceklerin mümkün olduğunca sınırlandırılması öneriliyor.
Anne sütü tek başına çürüğün nedeni değil
Anne sütü, bebeğin büyüme ve gelişimi açısından önemli bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak uzun süren gece beslenmeleri, sık gece emzirme, şeker içeren ek gıdalar ve yetersiz ağız hijyeni gibi faktörlerin bir araya gelmesi erken çocukluk çağı çürüğü riskini artırabiliyor.
Bu nedenle anne sütünün tek başına diş çürüğünün nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Beslenmenin şekli, süresi ve sıklığının yanı sıra gece beslenmeleri, şeker tüketimi ve ağız hijyeni de birlikte değerlendirilmeli.
İlk dişlerin çıkmasıyla birlikte ağız bakımına başlanması ve düzenli fırçalama alışkanlığının oluşturulması önem taşıyor.
“Doğal şeker” de çürük riskini ortadan kaldırmıyor
Ek gıdaya geçiş döneminde beyaz veya esmer şeker yerine bal, pekmez ya da keçiboynuzu özü gibi ürünlerin tercih edilmesi, bu ürünlerin dişler açısından tamamen risksiz olduğu anlamına gelmiyor.
Bal ve pekmez de doğal şeker içeriyor. Bu nedenle tüketim şekli ve sıklığına bağlı olarak diş çürüğü açısından risk oluşturabiliyor.
Özellikle bebeğin uyumasını kolaylaştırmak amacıyla biberon veya emziğin şekerli ürünlerle tatlandırılması önerilmiyor. Gece saatlerinde tükürük akışının azalması, şekerli gıdaların dişlerle daha uzun süre temas etmesi ve ağız temizliğinin yapılamaması çürük riskini artırabiliyor.
Süt tatlandırılmadan tüketilmeli
Süt doğal bir kalsiyum kaynağı olması nedeniyle çocuk beslenmesinde önemli bir yere sahip. Ancak uzmanlar, sütün şeker veya başka tatlandırıcılarla verilmemesine dikkat edilmesini öneriyor.
Diş sağlığı açısından yalnızca tüketilen şeker miktarı değil, şekerin ne sıklıkta tüketildiği ve diş yüzeyleriyle ne kadar süre temas ettiği de önem taşıyor.
Bu nedenle bebeklik döneminden itibaren tatlandırılmış süt ve şekerli içecek alışkanlığının oluşturulmaması gerekiyor.
Kaşık ve biberon ortak kullanılmamalı
Çürükle ilişkili bakterilerin bakım veren kişilerden bebeğe tükürük yoluyla aktarılabileceğine dikkat çekiliyor.
Bu nedenle yetişkinlerle bebekler arasında kaşık, biberon veya ağızla temas eden diğer beslenme araçlarının ortak kullanılmaması öneriliyor.
Bebeğin ağız çevresinden öpülerek sevilmesinin de bakteri aktarımı açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Biberondan bardağa geçiş geciktirilmemeli
Biberon kullanımının uzun süre devam etmesi, özellikle bebeğin biberonla uyuması veya biberonu uzun süre ağzında tutması diş çürüğü açısından risk oluşturabiliyor.
Bu nedenle yaklaşık 12. aydan itibaren çocuğun bardaktan içme becerisinin desteklenmesi ve biberondan kademeli olarak uzaklaşılması öneriliyor.
Düzenli ilaç kullanan bebeklerde bireysel risk değerlendirilmeli
Tanısı konulmuş bir hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanması gereken bebeklerde ağız ve diş bakımının çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanması önem taşıyor.
Ağız bakım ürünlerinin seçimi, beslenme düzeni ve diş hekimi kontrol sıklığının çocuğun çürük riskine göre belirlenmesi gerekiyor.
Düzenli kontroller sayesinde çürük oluşmadan önce koruyucu önlemler alınabileceği gibi, başlangıç aşamasındaki sorunların da erken dönemde tespit edilmesi mümkün olabiliyor.
İlk diş çıkar çıkmaz fırçalama alışkanlığı başlatılmalı
Bebeğin ilk süt dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren ağız ve diş bakımına başlanması gerekiyor.
Yaşa uygun, yumuşak kıllı diş fırçası kullanılmalı. Diş macunu seçimi ve özellikle florür içeriği konusunda çocuğun çürük riski değerlendirilerek çocuk diş hekiminin önerileri dikkate alınmalı.
Dişlerin günde iki kez, özellikle sabah ilk öğünün ardından ve gece yatmadan önce fırçalanması önem taşıyor.
Emzik kullanım süresine dikkat edilmeli
Emzik, özellikle bebeklik döneminde çocuğun sakinleşmesine yardımcı olabiliyor. Ancak emme alışkanlığının uzun süre devam etmesi, gelişmekte olan çene ve diş yapısı üzerinde istenmeyen etkilere yol açabiliyor.
18 aydan sonra devam eden emzik kullanımının ağız ve yüz yapısını, çenelerin kapanış ilişkisini ve dişlerin dizilimini etkileyebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle emziği bırakma sürecinde çocuğun gelişim özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor.
İlk diş hekimi kontrolü geciktirilmemeli
Bebeğin ilk diş hekimi muayenesinin, ilk dişin sürmesinden sonraki 6 ay içerisinde yapılması öneriliyor.
İlk kontrol sayesinde çocuğun çürük riski değerlendirilebiliyor. Aynı zamanda aileye ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları, diş fırçalama ve çocuğun bireysel ihtiyaçlarına yönelik bakım konusunda öneriler verilebiliyor.
Erken yaşta başlayan diş hekimi kontrolleri, ilerleyen dönemlerde oluşabilecek sorunların erken fark edilmesine ve koruyucu uygulamaların zamanında planlanmasına katkı sağlayabiliyor.
“Erken dönemde alınan küçük önlemler önemli”
Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, bebeklerde ağız ve diş sağlığının yalnızca dişlerin çıkmasından sonra başlayan bir süreç olmadığını belirtti.
Demir, “Bebeklerde ağız ve diş sağlığı, yalnızca dişler çıktıktan sonra başlayan bir bakım süreci değildir. Beslenme alışkanlıklarından ağız hijyenine, biberon ve emzik kullanımından ilk diş hekimi kontrolüne kadar birçok faktör çocuğun ilerleyen yıllardaki ağız sağlığını etkiler” dedi.
Ebeveynlerin ilk dişlerin çıkmasıyla birlikte düzenli bakım ve kontrolleri günlük yaşamın bir parçası haline getirmesinin önemine dikkat çeken Demir, sağlıklı bir ağız yapısının korunmasında erken dönemde alınan önlemlerin önemli rol oynadığını ifade etti.
Demir, “Ebeveynlerin ilk dişler çıktığı andan itibaren düzenli bakım ve kontrolleri bir rutin haline getirmesi, sağlıklı bir ağız yapısının korunmasına önemli katkı sağlar. Erken dönemde alınan küçük önlemler, ileride oluşabilecek ciddi ağız hastalıklarının ve diş sorunlarının önüne geçebilir” diye konuştu.
Bebeklik dönemindeki alışkanlıklar gelecekteki ağız sağlığını etkiliyor
Bebeklik döneminde oluşturulan beslenme ve ağız bakım alışkanlıkları, çocuğun ilerleyen yıllardaki diş sağlığı açısından önemli bir temel oluşturuyor.
Şekerli gıdaların sınırlandırılması, gece beslenmelerine ve biberon kullanımına dikkat edilmesi, ağız hijyeninin ilk dişlerden itibaren sağlanması, emzik kullanım süresinin kontrol edilmesi ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılması, erken çocukluk döneminde ağız sağlığının korunmasına yönelik temel adımlar arasında yer alıyor.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.