
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, yaklaşık bir hafta kaldıkları Küba’da 24. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı’na katıldıklarını belirtti. Fidel Castro’nun doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen toplantılarda da yer aldıklarını aktaran Okuyan, Küba’nın karşı karşıya olduğu ekonomik ve siyasi koşullara rağmen buluşmanın önemli olduğunu söyledi.
Küba’ya ulaşımın zorlaşması ve ülkede yaşanan elektrik kesintilerine dikkat çeken Okuyan, 49 partinin katıldığı toplantının Küba ile dayanışma açısından başarılı geçtiğini ifade etti.
Okuyan, TKP’nin toplantılar sırasında çeşitli komünist ve işçi partileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, Çin Komünist Partisi’nin toplantılara uzman bir ekiple katıldığını, Rusya’dan ise partilerin toplantıda yer almadığını söyledi.
Okuyan, Havana’daki konuşmasında dile getirdiği “tarihsel bir kırılma” değerlendirmesine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Kapitalizmin dünya genelinde savaş, yoksulluk, göç, salgın hastalıklar, açlık, ırkçılık ve toplumsal adaletsizlik gibi çok sayıda sorunu aynı anda ortaya çıkardığını savunan Okuyan, mevcut düzenin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini ileri sürdü.
Okuyan, “Kapitalizm çürüyor, çürütüyor ve insanlığın varoluşunu tehdit ediyor. Çözüm de belli: Bu barbar ve akılsız düzen yıkılmalı” ifadelerini kullandı.
İnsanlığın bir noktada mevcut sistemle hesaplaşmak zorunda kalacağını belirten Okuyan, dünyada yaşanan gelişmelerin böyle bir kırılmaya doğru ilerlediğini savundu.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ile yapılan görüşmeye de değinen Okuyan, TKP ile Küba Komünist Partisi arasındaki ilişkilerde hükümetler arası ilişkilerin gündem yapılmadığını belirtti.
Kübalıların TKP’nin görüşlerini ve çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyen Okuyan, bölgesel gelişmelerin yanı sıra Filistin, İsrail’in saldırıları ve dünya komünist hareketinin durumu hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.
Okuyan ayrıca gençlik çalışmaları ve yayıncılık alanlarında işbirliğinin geliştirilmesinin de gündemde olduğunu aktardı.
Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumunu da değerlendiren Okuyan, AK Parti hükümetinin savaşın başlangıcında Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmamasını ve “bir tür tarafsızlık politikası” izlemesini olumlu bulduklarını söyledi.
Rusya ile ekonomik, kültürel ve siyasi ilişkilerin korunmasının Türkiye açısından olumlu olduğunu savunan Okuyan, ancak bu politikanın zaman içerisinde değiştiğini ileri sürdü.
2023 sonrasında Türkiye’nin ABD ile ilişkilerindeki sorunları azaltmaya yönelik adımlar attığını söyleyen Okuyan; Suriye’deki gelişmeler, İran’ın bölgesel etkisini sınırlandırmaya yönelik girişimler, ekonomi ve savunma alanındaki işbirlikleri, yeni çözüm süreci ve Mekke Anlaşması gibi başlıkların bu değişimin parçaları olduğunu savundu.
Okuyan, Türkiye’nin artık Ukrayna-Rusya geriliminde daha fazla taraf haline geldiğini öne sürerek, “Biz herkesle dostuz” anlayışının emperyalist-kapitalist dünyadaki rekabet koşullarında sürdürülemeyeceğini ifade etti.
TBMM’den geçen “çerçeve yasa” sonrasında yaptığı değerlendirmelere de açıklık getiren Okuyan, Türkiye’de yaşanan dönüşümü “Yeni Osmanlıcılık” kavramı üzerinden değerlendirdi.
AK Parti iktidarının “eski Türkiye”yi ortadan kaldırdığını ancak yerine yeni ve bütünlüklü bir yapı koyamadığını savunan Okuyan, yaklaşık 15 yıldır gündemde olan Yeni Osmanlıcılık anlayışının değişen bölgesel koşullara uyarlanarak yeniden hayata geçirilmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Okuyan, yeni çözüm sürecinin de bu stratejinin bir parçası olduğunu savunarak, “NATO ve ABD himayesinde yeni bir imparatorluk vizyonu. Burada Kürt unsuruna ihtiyaç vardı” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’deki tartışmaların “terörle pazarlık olmaz” ve “Türk-Kürt ittifakı” gibi sloganlara sıkıştırıldığını belirten Okuyan, tartışmanın içeriği ve yönünün yeterince ele alınmadığını söyledi.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
CHP’de yaşanan parçalanmayı TKP açısından bir fırsat olarak görmediklerini belirten Okuyan, sosyal demokrasinin sosyalizm mücadelesinin önünde bir engel olduğu düşüncesiyle hareket etmediklerini söyledi.
YENİ Parti’nin mevcut siyasi misyonun devamı olduğunu savunan Okuyan, “piyasacı ve NATO’cu bir çizginin” yenilenerek yurttaşların karşısına çıkarılmasına karşı olduklarını ifade etti.
Okuyan, “Yeni aslında yeni değil” diyerek, AK Parti karşıtlığının nedenlerinin de ayrıca sorgulanması gerektiğini söyledi.
Türkiye’de son dönemde artan işçi ve madenci eylemlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Okuyan, işçi sınıfı açısından temel sorunun mücadelelerin parçalı biçimde yürütülmesi olduğunu belirtti.
Maden ve metal sektörlerinin Türkiye işçi sınıfının en mücadeleci alanları arasında bulunduğunu söyleyen Okuyan, direnen madencilerin önemli bir mücadele yürüttüğünü savundu.
TKP’nin farklı işçi mücadelelerinde dayanışma gösterdiğini, bazı mücadelelerin içerisinde doğrudan yer aldığını ve bazılarını ise örgütleyici olarak desteklediğini belirten Okuyan, parçalı direnişlerin zaman içerisinde daha bütünlüklü bir sınıf hareketine dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürdü.
Okuyan, bu dönüşümün hızlandırılması için TKP olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti.