HABERMAX. Bağımsız Türkiye Partisi Başkanlık Divanı, Genel Başkan Hüseyin Baş başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Toplantının ana gündemini, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışma ve Türkiye’nin bu süreçteki konumu oluşturdu.
Toplantı sonrası Parti Sözcüsü Lütfullah Önder tarafından kamuoyuna kapsamlı bir basın açıklaması yapıldı.
Savaşın sebepleri: Ekonomi, enerji ve jeopolitik rekabet
Açıklamada, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın arka planında ekonomik ve jeopolitik nedenlerin bulunduğu ifade edildi.
BTP’ye göre savaşın temel sebepleri arasında doların küresel hakimiyetinin zayıflaması, enerji ve ticaret yolları üzerindeki rekabet, Çin’e yönelik ekonomik baskılar ve bölgedeki mezhep gerilimlerinin körüklenmesi yer aldı. Ayrıca İran’ın nükleer programının da çatışmayı tetikleyen unsurlardan biri olduğu belirtildi.
“Sınırlı operasyon, yıpratma savaşına dönüştü”
Açıklamada, başlangıçta sınırlı bir askeri müdahale olarak görülen sürecin, İran’ın beklenenden güçlü karşılık vermesiyle yıpratma savaşına dönüştüğü vurgulandı.
İsrail’in Lübnan sahasına yönelik hamleleri ve Hizbullah’a karşı operasyonlarının, savaşın bölgesel ölçekte yayılma riskini artırdığı ifade edildi. İran’ın İHA ve füze kapasitesinin ise sahadaki dengeleri değiştirdiği kaydedildi.
Muhtemel senaryolar
BTP değerlendirmesinde, savaşın bu şekilde sürmesi halinde:
İran’ın ayakta kalacağı ancak zayıflayacağı
İsrail’in caydırıcılığının zarar göreceği
ABD’nin bölgedeki etkisinin tartışmaya açılacağı
Türkiye, Mısır, İran ve Pakistan gibi ülkelerin yeni bir güvenlik iş birliği arayışına girebileceği öngörüleri paylaşıldı.
Türkiye için kritik başlıklar
Ekonomi ve enerji uyarısı
Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığına dikkat çekilen açıklamada, uzun sürecek bir savaşın petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden ekonomiye ciddi baskı oluşturabileceği ifade edildi.
“Milli Ekonomi Modeli” vurgusu
Parti, kurucu lider Haydar Baş tarafından ortaya konan “Milli Ekonomi Modeli”nin mevcut küresel gelişmelerle daha da önem kazandığını savundu.
Diplomasi: “Denge politikası şart”
Türkiye’nin doğrudan askeri bir taraf olmaması gerektiği belirtilen açıklamada, diplomatik denge ve arabuluculuk rolünün ön plana çıkarılması gerektiği ifade edildi.
Askeri ve teknolojik çıkarımlar
Açıklamada modern savaşların doğasına ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler de yer aldı. Özellikle;
İHA ve füze sistemlerinin belirleyici hale geldiği
Hava savunma ve erken uyarı sistemlerinin kritik önemde olduğu
Siber güvenlik ve elektronik harp kapasitesinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Bölgesel işbirliği çağrısı
Türkiye’nin dış politikada çok yönlü bir strateji izlemesi gerektiği ifade edilerek;
Mısır
Pakistan
Rusya
Çin
gibi aktörlerle ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Sonuç: “Uluslararası hukuk ihlali”
Açıklamanın sonuç bölümünde, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğu savunuldu.
İran’ın direncinin dikkat çektiği belirtilirken, bu sürecin ABD’nin küresel etkisine zarar verdiği ve yeni bloklaşmaların önünü açabileceği ifade edildi.
BTP ayrıca, bölgedeki mezhep gerilimlerine karşı birlik çağrısı yaparak, Türkiye’nin bu tür çatışmalarda taraf olmadan stratejik akıl ve çok yönlü diplomasi ile hareket etmesi gerektiğini vurguladı.