HABERMAX. Günlük hayatta yaşanan unutkanlıklar her zaman ciddi bir hastalığa işaret etmese de bazı belirtiler demansın habercisi olabiliyor. Yakın geçmişte yaşananları tamamen unutmak, aynı soruları kısa aralıklarla tekrar tekrar sormak ve günlük işleri bağımsız şekilde yapamamak, dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, günlük unutkanlık ile demans belirtileri arasındaki farklara dikkat çekerek, özellikle kişinin günlük yaşamını etkileyen hafıza sorunlarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Şalçini, ilerleyen yaşla birlikte hatırlama hızının yavaşlamasının doğal olabileceğini ancak alışılmadık davranışların ve belirgin hafıza kayıplarının nörolojik değerlendirme gerektirdiğini ifade etti.
Yakın Geçmişi Hatırlayamamak Önemli Bir Uyarı Olabilir
Anahtarın nereye konulduğunu unutmak, bir kişinin adını hatırlamakta kısa süreli güçlük çekmek ya da evden çıkarken ocağı kontrol etme ihtiyacı hissetmek, çoğu zaman yorgunluk ve dikkat dağınıklığıyla ilişkili olabiliyor. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşması, daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir durum olarak öne çıkıyor.
Dr. Celal Şalçini, az önce yapılan bir konuşmayı tamamen unutmak, aynı soruyu kısa süre içinde defalarca sormak veya yıllardır bilinen bir güzergâhta yolunu bulamamak gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini belirtti.
Unutkanlığın yalnızca eşyaların yerini hatırlayamamakla sınırlı kalmadığını vurgulayan Şalçini, yakın geçmişte yaşanan olayların zihne kaydedilememesinin ciddi hafıza sorunlarının işareti olabileceğini ifade etti. Bu tür belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini kaydetti.
Ütüyü Buzdolabına Koymak Gibi Davranışlar İhmal Edilmemeli
Yaş ilerledikçe isimleri daha geç hatırlamak veya yeni bilgileri öğrenmek için daha fazla zamana ihtiyaç duymak her zaman bir hastalık anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, unutkanlığın kişinin günlük işlerini yapmasını engellemesi veya alışılmadık davranışlarla birlikte görülmesi önemli bir uyarı kabul ediliyor.
Dr. Şalçini, kişinin faturalarını ödeyememesi, yemek hazırlamakta zorlanması, ocak kullanırken güvenlik sorunları yaşaması ya da kişisel bakımını bağımsız şekilde sürdürememesi gibi durumların doğal yaşlanmayla açıklanmaması gerektiğini belirtti.
Eşyaları ilgisiz yerlere koymak, örneğin ütüyü buzdolabına yerleştirmek gibi alışılmadık davranışların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Şalçini, bu belirtilerin tek başına kesin bir demans tanısı koydurmayacağını ancak nörolojik inceleme için önemli bir neden oluşturabileceğini vurguladı.
Kronik Stres ve Uykusuzluk Hafızayı Olumsuz Etkiliyor
Unutkanlığın her zaman demans kaynaklı olmadığını belirten Dr. Şalçini, kronik stres ve yetersiz uykunun da hafıza üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.
Uzun süreli stres sırasında salgılanan kortizol hormonunun, beynin hafızayla ilişkili bölgelerinden hipokampüsün işleyişini etkileyebildiğini belirten Şalçini, bu durumun yeni bilgilerin öğrenilmesini ve hafızaya kaydedilmesini zorlaştırabileceğini ifade etti.
Uyku sırasında beyin, gün boyunca edinilen bilgilerin işlenmesi ve hafızanın pekiştirilmesi gibi önemli işlevleri yerine getiriyor. Yeterli ve kaliteli uyku alınmadığında dikkat, konsantrasyon ve kelimeleri hatırlama becerileri olumsuz etkilenebiliyor.
Bu nedenle unutkanlık yaşayan kişilerin uyku düzenlerini ve stres düzeylerini de göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Ancak belirtilerin uzun sürmesi, giderek artması veya günlük yaşamı etkilemesi halinde sorunun yalnızca yorgunluğa bağlanmaması önem taşıyor.
Beyin Sisi ile Demans Arasındaki Fark Nasıl Anlaşılır?
Dr. Celal Şalçini, beyin sisi olarak tanımlanan zihinsel bulanıklık ile demansa bağlı hafıza sorunlarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Beyin sisi yaşayan kişilerde odaklanma güçlüğü, zihinsel yavaşlama ve bilgileri hatırlamakta zorlanma görülebiliyor. Bazı durumlarda kişi, aradığı bilgiyi bir ipucu verildiğinde veya biraz zaman geçtikten sonra yeniden hatırlayabiliyor.
Demansla ilişkili hafıza sorunlarında ise yeni bilgileri öğrenme, yakın geçmişte yaşanan olayları hatırlama ve edinilen bilgileri günlük yaşamda kullanma becerileri giderek bozulabiliyor.
Şalçini, beyin sisi ile demans arasındaki farkın değerlendirilmesinde bilginin ipucuyla hatırlanıp hatırlanamamasının yardımcı olabileceğini belirtti. Örneğin kişi gözlüğünün yerini bulmakta zorlanabilir ancak gözlüğü gördüğünde onu nereye koyduğunu hatırlayabilir. Daha ciddi hafıza sorunlarında ise kişi olayın kendisini hatırlamayabilir.
Bununla birlikte, bir bilginin ipucuyla hatırlanması veya hatırlanamaması tek başına tanı koymak için yeterli değil. Demansın değerlendirilmesinde belirtilerin seyri, kişinin günlük yaşam becerileri, nörolojik muayene ve gerekli görülen diğer incelemeler birlikte ele alınıyor.
Hangi Durumlarda Uzman Desteği Alınmalı?
Unutkanlık giderek artıyorsa, yakın geçmişte yaşanan olaylar sık sık unutuluyorsa, aynı sorular tekrarlanıyorsa veya kişi günlük işlerini eskisi gibi yerine getiremiyorsa nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.
Özellikle para yönetimi, yemek hazırlama, yön bulma ve kişisel bakım gibi daha önce rahatlıkla yapılan işlerde belirgin güçlük yaşanması önem taşıyor. Erken değerlendirme, unutkanlığın olası nedenlerinin belirlenmesine ve uygun yaklaşımın planlanmasına yardımcı olabiliyor.
Unutkanlığın farklı nedenlerden kaynaklanabileceği unutulmamalı. Uyku bozuklukları, stres, bazı ilaçlar ve çeşitli sağlık sorunları da hafıza üzerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle belirtilerin kendi kendine değerlendirilmesi yerine uzman görüşüne başvurulması önem taşıyor.
Uzmanların uyarısı açık: Her unutkanlık demans anlamına gelmiyor. Ancak hafıza sorunları günlük yaşamı etkilemeye başladıysa, giderek artıyorsa veya alışılmadık davranışlarla birlikte görülüyorsa yaşlılığın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemeli.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.