HABERMAX. Konuk gazeteci ve yazar Etem Şevik, tropik ülkelerde Hindistan cevizi hasadı için maymunların zorla çalıştırıldığı sistemin perde arkasını anlattı. “Cennetin gölgesinde kölelik” olarak tanımladığı bu yöntem, hem etik hem çevresel açıdan büyük tartışma yaratıyor.

Doğayla İşbirliği Masalı: Verimlilik Görünümlü Sömürü
Tayland, Filipinler ve Endonezya gibi tropik ülkelerde Hindistan cevizi toplamak için makak maymunları kullanılıyor. Yüzyıllardır süren bu uygulama, doğa ile insanın işbirliği gibi lanse ediliyor.
Ancak Şevik’e göre bu yöntem, “verimlilik maskesi altında hayvan sömürüsünü normalleştiren bir gelenek.”
Bir makak maymunu, eğitimle günde 200 ila 300 ceviz toplayabiliyor. İnsan emeğiyle yapılan hasada göre 5 ila 10 kat daha verimli olan bu sistem, yerel üreticilere düşük maliyet avantajı sunuyor.
Fakat bu verimliliğin bedelini, zincirlenmiş maymunlar ödüyor.
Eğitim Değil, Zorbalık: Hayvan Hakları Örgütleri Alarmda
Uluslararası kuruluşlar PETA ve World Animal Protection tarafından 2020-2024 yılları arasında hazırlanan raporlar, bu sistemin karanlık yönünü gözler önüne seriyor.
Raporlara göre:
- Yavru maymunlar 6-12 aylıkken ormandan koparılıyor ve zincirleniyor.
- “Eğitim” sürecinde sopalarla dövülüyor, itaatsiz bireylerin dişleri penseyle çekiliyor.
- Hayatlarının geri kalanını 1 metrekarelik kafeslerde geçiriyorlar.
- Ortalama ömürleri, doğal yaşamlarındaki sürenin yarısına bile ulaşmıyor.
Etem Şevik, bu tabloyu “hayvan köleliği” olarak nitelendiriyor ve ekliyor:
“Bu sistem, insanın kendi açgözlülüğünü ‘gelenek’ kılıfıyla gizlemesinden başka bir şey değil.”
Batı’da Boykot, Türkiye’de Sessizlik
Avrupa ve ABD’de tüketici baskısı sonucu bazı büyük zincirler bu ürünleri raflardan kaldırdı.
- İngiltere’de Tesco, Waitrose ve Boots, 2020’den bu yana “maymun emeği içermeyen” sertifikalı Hindistan cevizi ürünleri satıyor.
- Whole Foods ve Costco da ABD’de benzer boykot uyguluyor.
- AB’nin 2023/2419 sayılı yönetmeliği ise hayvan refahı etiketini zorunlu hale getirdi.
Ancak Türkiye’de durum farklı.
Market raflarında hâlâ Tayland menşeli ürünler yer alıyor ve hiçbirinde “maymunsuz hasat” ibaresi bulunmuyor.
Alternatifler Mevcut: Teknoloji ve İnsan Emeği
Uzmanlara göre bu sömürü zincirine mahkûm değiliz.
Yeni teknolojiler ve etik üretim modelleri, aynı verimi hayvan kullanmadan sağlayabiliyor:
| Yöntem | Verim (günlük ceviz) | Etik Değeri |
|---|---|---|
| İnsan tırmanıcı + ip sistemi | 50–80 | Yüksek |
| Drone + mekanik kol (Malezya örneği) | 150+ | En yüksek |
| Dwarf palmiye türleri | 100+ | Yüksek |
Şevik, Hindistan’da kullanılan teleskopik hasat direği örneğini anımsatarak “Hayvan yerine teknolojiyi kullanmak hem insan onurunu hem doğayı korur” diyor.
Tüketiciye Çağrı: Vicdanla Alışveriş Zamanı
Etem Şevik, yazısını çarpıcı bir benzetmeyle noktalıyor:
“Maymunun avucundaki yem tuzağı gibi, ucuz Hindistan cevizi de bizi kandırıyor. Ucuzluk uğruna vicdanımızı kaybetmeyelim.”
Gazeteciye göre etik tüketim artık bir tercih değil, zorunluluk:
- Etiketleri kontrol et: “Monkey-free” veya “PETA-approved” ibarelerini ara.
- Yerel alternatifleri tercih et: Brezilya ve Sri Lanka gibi insan emeğiyle üretim yapan ülkelerden al.
- Ses çıkar: Marketlere yaz, sosyal medyada #MaymunsuzCeviz etiketiyle farkındalık yarat.
“Zaman, patileri değil, elleri ödüllendirme zamanı”
Şevik’in çağrısı net:
“Tropik cennetlerin gölgesinde kölelik yaşanmasın. Elimizi değil, vicdanımızı uzatalım.”


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.