HABERMAX. Sel felaketinin ardından evlere ve iş yerlerine dönülmesiyle birlikte gıda güvenliği yeniden gündeme geldi. Sel suyuyla temas eden yiyecekler, zarar gören ambalajlar ve elektrik kesintileri nedeniyle bozulan soğuk zincir, insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabiliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel sonrasında tüketilmemesi gereken gıdalar ve mutfak hijyeni konusunda vatandaşları uyardı.

SUYUN ÇEKİLMESİ TEHLİKENİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR
Sel felaketinin ardından suyun çekilmesi, yaşamın normale dönmesi için önemli bir adım olsa da gıda güvenliği açısından tehlikelerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kanalizasyon atıkları, toprak ve farklı kirleticilerle karışabilen sel suları, temas ettikleri yiyecekleri tüketilemez hâle getirebiliyor.
Özellikle evlerde, iş yerlerinde, depolarda ve mutfaklarda bulunan gıdaların sel suyuyla temas edip etmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Uzmanlar, yiyeceklerin yalnızca görüntüsüne veya kokusuna bakılarak güvenli kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel suyuyla temas etmiş gıdaların normal görünseler bile sağlık açısından risk taşıyabileceğini belirtti.
“GÖRÜNÜŞÜ VE KOKUSU NORMAL OLSA BİLE TÜKETİLMEMELİ”
Sel sularının beraberinde taşıdığı mikroorganizmalar ve kirleticilerin gıdaları tehlikeli hâle getirebileceğini ifade eden Yenipınar, şüpheli yiyeceklerin tadına bakılarak kontrol edilmesinin de doğru olmadığını vurguladı.
Yenipınar, sel suyuyla temas ettiğinden şüphelenilen gıdaların tüketilmemesi gerektiğini belirterek vatandaşların özellikle açıkta bulunan yiyecekler konusunda dikkatli davranmasını istedi.
Uzman uyarısına göre, gıdanın kokusunda veya renginde belirgin bir değişiklik bulunmaması, ürünün güvenli olduğunu göstermiyor. Bu nedenle riskli olduğu düşünülen yiyeceklerin tüketilmesi yerine atılması gerekiyor.
AMBALAJI SAĞLAM GÖRÜNEN ÜRÜNLERE DE DİKKAT!
Sel sonrasında yalnızca yiyeceklerin kendisi değil, ambalajları da değerlendirilmesi gereken önemli unsurlar arasında yer alıyor. Kâğıt, karton ve kumaş gibi su geçirebilen malzemelerle paketlenmiş ürünler, sel suyuyla temas ettiklerinde kirlenebiliyor.
Süt ve meyve suyu gibi ürünlerin karton kutuları da sel suyuyla temas etmişse güvenli kabul edilmemeli. Dışarıdan sağlam görünen paketlerin bile suya ve kirleticilere maruz kalmış olabileceği unutulmamalı.
Yenipınar, ambalajlı olmanın tek başına güvence sağlamadığını belirterek özellikle kapağı veya gövdesi zarar görmüş konservelere dikkat çekti.
Şişmiş, sızıntı yapan, açılmış ya da ambalaj bütünlüğü bozulmuş ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Yenipınar, gıda ambalajının malzemesi ve fiziksel durumu kadar sel suyuyla temas ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ELEKTRİK KESİNTİSİ SOĞUK ZİNCİRİ BOZABİLİR
Sel felaketleri sırasında yaşanan elektrik kesintileri, buzdolabı ve derin dondurucularda saklanan yiyeceklerin güvenliğini de etkileyebiliyor.
Et, balık, süt, yumurta ve önceden hazırlanmış yemekler gibi kolay bozulabilen ürünlerin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor. Elektrik kesintisinin ne kadar sürdüğü, buzdolabının ne ölçüde ısındığı ve gıdaların hangi koşullarda saklandığı değerlendirilmesi gereken başlıca noktalar arasında bulunuyor.
Yenipınar, soğuk zincirin bozulması durumunda gıdaların yalnızca görünüşlerine bakılarak tüketim kararı verilmemesi gerektiğini belirtti.
Özellikle uygun sıcaklıkta saklanıp saklanmadığı bilinmeyen et, süt, yumurta ve balık gibi ürünlerde risk alınmaması gerektiğini ifade eden Yenipınar, şüpheli gıdaların tüketilmemesi konusunda uyarıda bulundu.
MUTFAKTA HİJYEN VE DEZENFEKSİYON İHMAL EDİLMEMELİ
Sel sonrasında gıda güvenliğinin sağlanması için yalnızca riskli yiyeceklerin ayıklanması yeterli değil. Gıdaların hazırlandığı alanların, mutfak tezgâhlarının ve yemek hazırlama araçlarının da uygun şekilde temizlenmesi gerekiyor.
Sel suyuyla temas etmiş yüzeyler ve mutfak gereçleri, güvenli su ve uygun temizlik yöntemleriyle temizlenip gerektiğinde dezenfekte edilmeden yeniden kullanılmamalı. Temizlikte kullanılan suyun güvenli olması da büyük önem taşıyor.
Özellikle yiyeceklerin doğrudan temas ettiği yüzeylerde hijyen kurallarına uyulması, kirleticilerin başka gıdalara taşınmasını önlemek açısından önem taşıyor.
ŞÜPHELİ GIDALARDA RİSK ALMAYIN
Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel sonrasında günlük yaşama dönüşte gıda güvenliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Yenipınar, gıdaların sel suyuyla temas edip etmediğinin, ambalajlarının durumunun ve uygun sıcaklıkta saklanıp saklanmadıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlara göre sel sonrasında alınacak basit ancak etkili önlemler, gıda kaynaklı sağlık sorunlarının önlenmesine katkı sağlayabilir. Şüpheli ürünlerin tüketilmemesi, mutfak hijyeninin sağlanması ve güvenli saklama koşullarına dikkat edilmesi, selin ardından sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor.




Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.